İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesindeki, hizmet sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili için itirazın iptali, icra inkar tazminatı ve ihtiyati tedbir talepli dava.
Özet: Davacı şirket, davalıya sağladığı metal kaplama ve elektrostatik toz boya hizmetleri karşılığında düzenlenen ve davalı tarafından itiraz edilmeyen faturaların ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini, takibin devamını, borcun kötü niyetli inkarı sebebiyle %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmekte olup, arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kaldığı ve bilirkişi raporunun davacının defterlerini delil niteliğinde kabul ettiği belirtilmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/460 Esas
KARAR NO : 2026/587
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/05/2025
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yurt içi ve yurt dışında metal kaplama ve elektrostatik toz boya hizmetleri yapmakta olan kurumsal şirket olduğunu, müvekkilinin, davalı bünyesinde yer alan çelik kapı, yangın tüpü gibi eşyaların boyamasını ve işçilik işlemlerini yaptığını, bu hizmet karşılığında müvekkili tarafından fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmet sonucunda davalıya ait malların boyamasını ve gerekli işçilikleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bu hizmet sebebiyle müvekkili şirketin davalıya; 07.01.2025 tarihli 110.784,00 Türk Lirası bedelli ----------- Fatura numarası ile yapılan hizmetlerin detaylı açıklamasının yapıldığını, 13.01.2025 tarihli 106.200,00 Türk Lirası bedelli ---------- Fatura numarası ile yapılan hizmetlerin detaylı açıklamasının yapıldığını, iki adet ticari fatura düzenlendiğini ve bunların karşı tarafa tebliğ edildiğini, davalı şirketin işbu faturalara bir itirazda bulunmadığını, herhangi bir iade faturasının gönderiminin de söz konusu olmadığını, gelinen aşamada şirket yetkileri ile mail ve ---------- üzerinden bir çok yazışma yapıldığını, müvekkili şirkete ödeme planları sunulmuşsa da gelinen aşamada kalan bakiye ödemesinin gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin ödeme yapılacağı vaadiyle bu güne dek sürekli oyalandığını, fatura bedelini ödememesi üzerine de taraflarınca 24.03.2025 tarihinde ----------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının 27.03.2025 tarihinde ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- esaslı dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde maktu olarak işbu borç ilişkisini inkar ettiğini, müvekkili şirkete herhangi bir borcunun olmadığını iddia ederek takibi durdurduğunu, icra dosyasınında ve dilekçe ekinde sundukları faturalar, müvekkili şirket-davalıya ait ticari kayıtlar ve sair deliller incelendiğinde davalının işbu haksız ve hukuka aykırı itirazlarının mesnetsiz kötüniyetli olduğunun, günümüz ekonomik ve ticari hayat dinamikleri düşünüldüğünde davalının güncel enflasyon karşılığında paranın nominal değerinin kaybolması düşüncesi ile hareket ettiğini, süreci uzatma gayesinde olduğunu, yapılan bu itiraza rağmen Mahkemece yapılacak yargılama neticesinde de açık ve net olarak müvekkili şirketin davalıdan alacağı olduğunun görüleceğini, davalının icra takibine karşı hukuken geçerli bir gerekçe göstermeden ve hiçbir belgeye de dayanmadan itirazda bulunduğunu, buna rağmen taraflarınca düzenlenen faturalar ve sair belgeler sunulduğunu, davalının borca yönelik itirazlarının tamamen haksız, yersiz ve kötü niyetli olduğunu, işbu durumun müvekkili şirketin mağduriyetine yol açtığını, davalının borcunu inkâr etmesi nedeniyle kötü niyetli olduğundan şüphe olmadığını, bu nedenlerle, İİK.’nun ilgili hükümleri gereği davalı borçlu aleyhine ayrıca alacağın % 20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına da hükmedilmesini, hukuken korunması gereken haklarının varlığı sabit olup hak kaybına uğramamak adına, davalının mal varlığı değerleri üzerine dosyadaki delil durumu da gözetilerek teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, sonuç itibariyle, davalı taraf ile dava şartı arabuluculuk çerçevesinde görüşmeler ve toplantıların da yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı yanın anılan itirazının haksız, dayanaksız ve gayrı varit olduğunu, izah edilen nedenlerle takip konusu yaptıkları müvekkilinin alacağı bakımından davalı yanın itirazının iptali ile duran takibe devam edilebilmesi için bu davayı açmak ve haksız itiraza dayalı olarak davalının %20’den az olmayacak oranda icra tazminatına mahkum edilmesini ve teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, yapmış olduğumuz açıklamalar ve Mahkemece re'sen nazara alınacak diğer hukuki sebepler muvacehesinde, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının malvarlığı değerleri üzerine dosyadaki delil durumu da gözetilerek teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı yanın---------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı dosyası üzerinden yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile icra takibinin devamını, davalı yanın bu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takip konusu alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere takdir edilecek oranda davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıdan tahsili yönünde karar verilmesini talep etmiştir. 10/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının incelenen 2025 yılı ticari defterlerinin kendi adına delil niteliğine haiz olduğunu, davalının inceleme günü gelmediğini ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığını, dosya içerisinde taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşmenin olmadığını, davacının takdiri mahkemeye olmak üzere 25.03 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 216.984 TL alacaklı olduğunu, davacının takip öncesi faiz talep ettiğini, dosya içerisinde taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhinin bulunduğu ihtarnamenin mevcut olmadığının görüldüğünü, bu nedenle takip öncesinde alacağın muaccel olmadığından takdiri Mahkemenin olmak üzere faiz talebinin yerinde olmadığının değerlendirildiğini, davacının takip sonrası faiz talep ettiğini, Mahkeme tarafından kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde tarafların tacir olmasını, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması sebebiyle takip sonrasında asıl alacak için 3095 sayılı kanunun 2. maddesi kapsamında takdir Mahkemenin olmak üzere faiz talebinin yerinde olduğunun değerlendirildiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin Mahkemenin takdirinde bir husus olduğunu, nihai takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından fatura alacağına dayalı ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Dava dosyasının içinde bir sureti bulunan--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde, ---------- Şti. aleyhine ------------- Şti. vekili tarafından 236.033,24 TL toplam alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı ve davalı şirketin itirazı nedeniyle yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi raporu ile; Davacının incelenen 2025 yılı ticari defterlerinin kendi adına delil niteliğine haiz olduğu; davalının inceleme günü gelmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı; Dosya içerisinde taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşmenin olmadığı; Davacının 24.03.2025 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 216.984 TL alacaklı olduğu; Davacının takip öncesi faiz talep ettiği, dosya içerisinde taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığı; davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhinin bulunduğu ihtarnamenin mevcut olmadığının görüldüğü; bu nedenle takip öncesinde alacağın muaccel olmadığı anlaşılmakla işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığının belirtildiği anlaşılmakla sunulan raporun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacının davalıdan 216.984 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 216.984,00 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına; Davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz isteminin reddine; Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 43.396,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H.Ü.K.Ü.M: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 216.984,00 TL asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA,
2-Davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz isteminin reddine,
3-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 43.396,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 14.822,17 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 4.030,86 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 10.791,31TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 4.030,86 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.646,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 977,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.977,50 TL'nin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 8.252,96 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 19.049,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davanın red-kabul oranına göre hesaplanan 4.228,75 TL'sinin davalıdan tahsili ile bakiye kalan 371,25 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
11-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2026