İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kasko sigortacısının başıboş köpeğe çarpma sonucu oluşan maddi hasarı sigortalıya ödeyerek halefiyet prensibiyle yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşa rücu etme talepli itirazın iptali davası.
Özet: Davacı sigorta şirketi, sigortalısı aracın başıboş köpeğe çarpmasıyla meydana gelen ve yolun yapım ile bakımından sorumlu kuruluşun ihmalinden kaynaklandığını iddia ettiği trafik kazası sonrası ödediği hasar bedelini, rücu hakkını kullanarak davalıdan tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptali ile takibin devamını ve %20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep ederken; davalı taraf ise dava dilekçesinin kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve bu nedenle savunma haklarının kısıtlandığını beyan etmektedir.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2024/289 EsasKARAR NO : 2026/556DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 06/05/2024KARAR TARİHİ : 23/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA/Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... Sigorta A.Ş. müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayan otomobil, konut ve ferdi kaza sigortalarının yanı sıra nakliyat, mühendislik, tarım, iş yeri sigortaları gibi çok çeşitli ürün ve hizmetler sunan bir sigorta şirketi olduğu, dava dışı .... Şti. İle müvekkili şirket arasında "..." plakalı, ... marka, ... tipi, 2016 model otomobilin sigortalanması adına 15.11.2022 başlangıç, 15.11.2023 bitiş tarihli Hızlı Destek Servisleri Genişletilmiş Kasko Poliçesi imzalanmış olduğu, 31.05.2023 tarihinde saat 23.10 sıralarında Beykoz ilçesinde, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... istikametinden ... ili istikametine yolun ikinci şeridinde seyir halinde iken belirtilen mevkiye geldiğinde yol üzerinden karşı tarafa geçmekte olan başıboş köpeğe çarpması sonucunda tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğu, kaza sonucunda ... plakalı aracın ön kısmında maddi hasar meydana geldiği, hava yastıklarının açılmadığı, herhangi bir yaralanma olmadığı, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'in kusurunun bulunmadığı, yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşun ( ...) 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 13. Madde (ilgili bütün kuruluşlar, yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında kara) 1 ve trafik işaretlerini trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yi ürler) maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu kanaatine varılmış olduğu, dava dışı sigortalının talebi üzerine müvekkil şirket tarafından "..." plakalı araçta meydana gelen hasarın tespiti için ekspertiz işlemi yaptırılmış ve düzenlenen kesin ekspertiz raporu uyarınca kaza sonrası sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı toplamda 40.262,68-TL olarak belirlenmiş olduğu, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından hasar ile ilgili dava dışı oto tamir firmalarına gerekli ödeme yaptığı, müvekkili şirket, dava dışı sigortalının kaza sonucu ortaya çıkan maddi hasarını gidermekle ve hasara ilişkin olarak zararını tazmin etmekle, 6102 sayılı ttk'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının halefi konumuna gelmiş olduğu, kazanın gerçekleşmesinde sorumluluğu bulunan davalının, hasar tazminatı miktarını müvekkili şirkete ödemesi gerektiği, bu nedenlerle müvekkili şirket tarafından rücu hakkına ilişkin olarak ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasıyla davalı aleyhine icra takibine geçilmiş davalı tarafça takibe, borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz edilmiş olduğu, davalının itirazı üzerine tarafımızca Ticari Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk yoluna başvurulmuş, 20.03.2024 tarihinde düzenlenen ve ekte sayın Mahkemeye sunulan arabuluculuk son tutanağından da görüleceği üzere taraflarca uyuşmazlık konusunda anlaşılamamış olduğu, müvekkili Şirketin yapmış olduğu ödeme nedeniyle, davalının bu tarihten itibaren işleyecek faiz ile birlikte söz konusu tutarı ödemesi gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu, müvekkili şirketin alacağı likit olduğundan davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, takip konusu alacağın varlığı ve miktarı itibariyle taraflar arasında kesin ve belirli olduğunun açık olduğu, tamamen alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazların reddedilerek, davalı aleyhine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere İİK 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, yukarıda arz ve izah olunan nedenler ve Sayın Mahkemece re'sen dikkate alınacak sair hususlar ışığında; haklı davalarının kabulü ile ... icra dairesi...e. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine karşı davalı tarafından yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, takipteki tüm alacaklar yönünden takibin devamına, davalı aleyhine, alacağın *620'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.SAVUNMA/Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Mahkemeniz huzurunda görülmekte olan dosyaya ilişkin olarak dava dilekçesi müvekkili şirkete tebliğ edilmemiş ve durum fark edilmeksizin ön inceleme duruşması yapılarak dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olduğu, bilirkişi raporunun müvekkil şirkete tebliğ edilmesi ile durum taraflarınca fark edilmiş olup beyanda bulunma zorunluluğu hasıl olduğu, bilirkişi raporuna itiraz hakkı saklı kalmak kaydıyla; dosyada henüz dava dilekçesi tebliğ edilmeden dolayısıyla da davaya cevaplarımız alınmadan ön inceleme duruşması yapılıp dosyanın bilirkişiye verilmesi ve bu şekilde rapor hazırlanmasının taraflarınca kabulü mümkün olmadığı, bu nedenle; öncelikle dava dilekçesinin taraflarına tebliğini ve 08.07.2025 tarihli gelecek celsede usulüne uygun olarak ön inceleme yapılmasını ve gerekli görülmesi halinde dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından, müvekkili şirketin sorumluluğunda bulunduğu iddia edilen otoyol içerisinde meydana gelen trafik kazası neticesinde doğan zarara karşı müvekkili şirketin sorumlu olduğundan bahisle sayın mahkemeniz huzurunda işbu dava açılmış olup, davacı tarafından tamamen varsayımsal olarak müvekkili şirketten zararın tazminini talep etmesi kabul edilemez nitelikte olup işbu davanın reddi gerektiği, davaya konuda kazada müvekkilinin kusurlu olmadığına dair ekte sunulan benzer olaylarda alınan | ad adli tıp raporu ile ilaveten 11 ayrı bilirkişi raporu ve karar aşamasındaki dosyalar hariç tam 4 mahkeme kararı bulunmakta olup, müvekkiline doğrudan sorumluluk yüklenmesinin kabul edilemeyeceği, nitekim kaza tespit tutanağında kazanın gerçekleştiği bölgede yer alan tel-çitlerde herhangi bir yırtılma ya da hasar bulunduğuna dair bir tespit bulunmadığı gibi davaya konu kazada illiyet bağının kesildiği dikkate alındığında işbu davada müvekkilin kusuru olmadığının ortada olduğu, sırf müvekkilinin sorumluluğu olan otoyol nezdinde değil, ülkemizde bulunan her türlü yolda araç sürücülerinin önüne her an sahipsiz bir canlı çıkabileceği tüm vatandaşların malumu olup ülkemizin bir gerçeği olduğu, bu sebeple araç sürücülerin gerek kaza yapmamak gerekse de sahipsiz bir canlının hayatını elinden almamak amacıyla ülkemizde araç kullanırken ekstra dikkat etmeleri ve kurallara uymaları gerektiği, çevrede fazla sayıda bırakılan sahipsiz köpek ve yabani hayvan bulunduğu ormanlık alanda yer alan otoyolda müvekkili her türlü önlemi almış olmasına rağmen yola hayvan çıkması sonucu müvekkiline hizmet kusuru yükletilmesinin mümkün olmadığı, benzer olaylarda alınan raporlar da haklılıklarını ispatladığı, trafik kazası neticesinde uğranılan zarardan müvekkili şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı tarafından işbu dava ikame edilmiş olup, varsayımsal olarak yüklenen kusurun özellikle müvekkil açısından "illiyet bağının" da kesildiği dikkate alınarak kabulü mümkün olmadığı, davacı tarafından sunulan talep edilen tazminat miktarı kabul edilebilir nitelikte olmayıp, uzman bilirkişilerce yeniden hesaplanması gerektiği, yukarıda kısaca arz ve izah edilen nedenler neticesinde; sahipsiz köpek sebebiyle meydana geldiği iddia edilen trafik kazasının, araç sürücüsünün kendi kusurundan kaynaklı meydana gelmiş olduğu açık olduğundan ve ek olarak sunmuş olduğumuz bilirkişi raporları da göz önüne alınarak araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı ihtimalinde bile müvekkilin alınabilecek her türlü önlemi aldığı gerekçesiyle kusursuz olduğunun tespiti ile davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE/Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan dava dışı 3. Kişiye ait ... plakalı aracın davalının işlettiği otoyolda seyir halinde iken karışmış olduğu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası sonucu aracında oluştuğu iddia olunan hasar nedeniyle dava dışı firmaya yapmış olduğu hasar bedelinin davalı şirketten rücuen tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı takip borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları ve ödeme dekontları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.Mahkememizin 25/03/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 makine mühendisi ve 1 sigorta uzmanı bilirkişiye tevdi ile dava dışı aracın karışmış olduğu iddia edilen tek taraflı kaza nedeniyle davalı otoyol işletmesinin kusurunun bulunup bulunmadığı, kusurunun bulunması halinde hasar miktarının takip dosyası alacak ile uyumlu olup olmadığı ve davacının takip talebinde haklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiler ... ve ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından düzenlenen 13/03/2026 tarihli raporunda özetle; "... Tarih, ... kasko ekspertiz raporu ile Jandarma Trafik Ekiplerince düzenlenen, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve hasarlı araç fotoğrafları incelenmesinde, dava konusu aracın ön kısmının hasarlandığı, hasarlı parçaların değişimi ve onarımının kaporta, boya, sökme, takma, mekanik, elektrik, işçilik işlemleri ile onarılabileceği, onarımın ekonomik olacağı belirlenmiş olup söz konusu hasarın kaza tespit tutanağında beyan edilen kazadaki hasarın oluşuna uygun olduğuna, dava konusu araçta oluşan hasarın onarımı ile ilgili, hasarlı parçaların değişimi ve onarımı parça ve işçilik toplam tutarı iskonto dahil, kdv hariç toplam 34.120,92 TL, iskonto ve kdv dahil toplam 40.262,68 TL masrafı olduğu, yapılan piyasa araştırması ve değerlendirme sonucunda sigorta ekspertiz raporunda belirtilen fiyatların kaza tarihindeki piyasa fiyatları ile uyumlu olduğuna, sigorta ekspertiz raporundaki masrafların kadri maruf olduğu, Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde otoyolun fiziki güvenlik sistemlerinde bir eksiklik bulunduğuna dair somut bir tespitin bulunmadığı, Karayoluna sahipsiz bir hayvanın aniden çıkması sürücü açısından olduğu gibi yol işletmecisi açısından da öngörülmesi ve tamamen engellenmesi mümkün olmayan bir durum olduğu, Bu nedenle olayın meydana gelmesinde otoyol işletmecisine atfedilebilecek somut bir bakım veya güvenlik kusurunun bulunduğu teknik olarak ortaya konulamadığı, Bu çerçevede 20.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen otoyol işletmecisinin %75 oranında asli kusurlu olduğu yönündeki değerlendirmenin teknik ve hukuki dayanaklarının yeterli olmadığı, Sonuç olarak, olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında otoyol işletmecisinin kusurlu olduğunun kabul edilebilmesi için gerekli teknik şartların oluşmadığı, Dava konusu 31.05.2023 tarihinde meydana gelen kazanın dava dışı ...Şti. adına kayıtlı... plakalı araç için davacı ... Sigorta tarafından tanzim edilen Genişletilmiş Kasko Sigortası vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, hasar dosyası oluşturularak yapılan tespitler sonucu hasarın teminat kapsamında meydana geldiği tespit edildiği ve ekspertiz raporu uyarınca tespit edilen hasar onarım bedeli davacı sigorta şirketince ödendiği, Oluşan hasarın; TTK 1472 Halefiyet şartlarından olan Davacı sigorta şirketi yönünden Geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın çarpma hasarı şeklinde kasko sigortası teminat kapsamında meydana geldiği, Hasar tazminatı ödendiği, raporumuzda davalı otoyol işletmesinin kusuru/sorumluluğu dolmadığı tespit ve değerlendirmesi yapldığı, — dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde davacı sigorta şirketi yönünden TTK 1472 Halefiyet kuralı gereği rücu şartlarının oluşup oluşmayacağı hususu sayın mahkemenin takdirinde olacağı, Sayın mahkeme tarafından rücu şartlarının oluşacağına hükmedilmesi durumunda 16 NOM 75 Plakalı araçta oluşan ve davacı Kasko Sigorta Şirketi ... Sigorta tarafından sigorta teminat kapsamında ödenen 42.445,64-TL tazminatı rücuen talep edebileceği ve takibi devam ettirebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır." yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.Dava konusu uyuşmazlık, sigortalı araçta meydana gelen zararın giderilmesi amacı ile davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan tazminat ödemesi sonrasında, zarara sebebiyet verdiği iddia edilen işleten konumundaki davalı şirket aleyhine rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamında celp edilen kaza tespit tutanağı, hasar dosyası ve alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında, 31.05.2023 tarihinde saat 23.10 sıralarında Beykoz ilçesimde, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... istikametinden ... ili istikametine yolun ikinci şeridinde seyir halinde iken belirtilen mevkiiye geldiğinde yol üzerinden karşı tarafa geçmekte olan başıboş köpeğe çarpması sonucunda tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, dava dışı sigortalının talebi üzerine davacı şirket tarafından "..." plakalı araçta meydana gelen hasarın tespiti için ekspertiz işlemi yaptırılmış ve düzenlenen ekspertiz raporu uyarınca kaza sonrası sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı toplamda 40.262,68-TL olarak belirlendiği, bu kapsamda davacı sigorta şirketi tarafından dosya kapsamındaki ödeme belgelerine göre dava dışı sigortalısına hasar onarım bedeli olarak 40.262,68-TL ödemede bulunduğu, davacı sigorta şirketince davalı aleyhine ... İcra Dairesi'nin ... E. dosyası ile asıl alacak 42.445,64 TL üzerinden takip başlatıldığı davalının itirazı neticesi takibin durduğu ve işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Sigortacının rücu hakkı, zarar sigortalarında geçerli olan halefiyet ilkesinden kaynaklanır. Halefîyet ilkesine göre sigortacı ödediği tazminat dolayısıyla sigortalının haklarına sahip olur ve üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya dava açabilir (TTK.m.1472; 1481). Bu ilkenin bir sonucu olarak sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kişinin yerine geçer, onun halefi olur. Böylece, zarara neden olan kişilere karşı sigorta ettirenin açabileceği tüm davaları sigortacı açar ve meydana gelen zararın tazminine ilişkin talep haklarını kullanır. Bu şekilde üçüncü kişilere karşı haksız fiilden kaynaklanan tazminat talep yetkisi, zararı tazmin ettiği takdirde sigortacıya intikal eder. İstanbul BAM 17. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında "6102 sayılı TTK‘nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. ‘nci maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür."Türk Ticaret Kanunu m.1472 gereğince, sigortacı, sigortalısına yaptığı ödeme oranında, zarar veren üçüncü kişiye karşı sigortalının haklarına halef olur. Bu hak devri, yasa gereği (kanuni halefiyet) olup, ayrıca bir sözleşmeye gerek yoktur. Aynı zamanda, Türk Borçlar Kanunu m.147 uyarınca da, alacaklının zararı karşılayan üçüncü kişiye karşı sahip olduğu rücu hakkı korunur.Yukarıdaki açıklamalar, mevzuat hükümleri, toplanan deliller ve hükme esas alınan 13/03/2026 tarihli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık 31/05/2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacıya kasko sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı aracın hasara uğraması sebebiyle davacının sigortalısına ödediği bedeli davalıdan tazmin koşullarının bulunup bulunmadığı, davalının söz konusu hasar bedelinin kadri maruf olup olmadığı, davalının işlettiği otoyolda köpek vs yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile davalının dava konusu olayda yasal mevzuatta öngörülen tedbirleri alıp almadığı, kaza tarihindeki güncel yasal mevzuat gözetilerek davalının onaylanmış trafik projelerine uygun olarak trafik işaretlemesi yapıp yapmadığı bu sayede davacının sigortalısının uğradığı zarardan sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Belirlenen uyuşmazlık noktası kapsamında öncelikle çözümlenmesi gereken hususun davalının otoyol hizmetinini vermesinde kusurlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafından ilerisi sürülen iddiaya göre zararın oluşumunda başıboş köpeğin yola çıkmış olması ve dava dışı sürücünün kusuru olmaması sebebiyle hizmet kusuruna dayalı olarak tazmin talep edildiği, KTK m.13/c bendindeki ifadeye göre davalının her ne kadar yol üzerinde meydana gelen arıza, engel vb durumlara en kısa sürede müdahale ederek karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeden ortadan kaldırmak gibi bir yükümlülüğü olsa da davaya konu olan trafik kazasında otoyol işletmecisi davalının tel örgü eksikliği veya bakım kusuru olduğuna dair somut bir delilin bulunmadığı, yola başıboş şekilde ve aniden giriş yapan sahipsiz köpeğin tespit edilerek yoldan çıkartılması için makul bir süre söz konusu olamayacağından ve sorumlu firmanın yabani hayvanlar ya da sahipsiz başıboş hayvanların sürekli olarak karayolundan uzak tutmak gibi bir tedbiri almasının gerçeklikle bağdaşmayacağı bu sebeple davalıya kusur yüklenemeyeceği anılan tüm nedenlerle mahkememizce alınan 01/09/2025 tarihli rapora itibar edilmediği, 13/03/2026 tarihli raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle işbu rapor hükme esas alınmıştır. Bilindiği üzere tazminat hukukunda zarar görenin tazminat talebinde haklı bulunabilmesi için bir zarar meydana gelmiş olması, zarar ile olay arasında nedensellik bağı bulunması ve zarar verenin kusurlu olması gerekir. Somut olayda davalı şirketin meydana gelen zararda 13/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere yolun bakım ve kontrolünden sorumlu davalının otoyolun çevresinde alınması gereken güvenlik önlemlerinde bir eksikliğin veya ihmalinin bulunduğuna dair dosyada tespitte bulunulmadığından davalıya atfedilebilecek bir kusurunun bulunduğu hususunun ispatlanamadığı anlaşılmakla; açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcının peşin yatırılan 517,95-TL harçtan mahsubu ile bakiye 214,05-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-)Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına6-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/06/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır