Zorunlu trafik sigortacısının alkollü sürücünün karıştığı ölümlü kaza tazminatını rücuen tahsil amacıyla açtığı icra takibine sürücünün itirazının iptali davası.
Özet: Trafik sigortası şirketi, aşırı alkollü sürücünün karıştığı ölümlü kazada üçüncü şahıslara ödediği 1.780.000 TLlik tazminatın rücuen tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı sigortalı, adli tıp ve bilirkişi raporlarıyla kazada kusurunun bulunmadığını, olayın yalnızca alkol etkisiyle gerçekleşmediğini ve sigorta şirketinin rücu hakkının doğmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/642 EsasKARAR NO : 2026/470DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 22/07/2025KARAR TARİHİ : 14/05/2026DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 22/07/2025 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkili şirket nezdinde -------- no'lu Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı ---------Ş. malik ve --------- "2.473 promil alkollü" halde sürücüsü olduğu --------- plakalı aracın 14.01.2024 tarihinde --------- ili -------- ilçesi --------- Mahallesi ---------- karayolu ---------- yol ayrımı yakınlarında ----------- sevk ve idaresindeki ----------- plakalı motorsiklete arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan aktüerya raporuna istinaden meydana gelen kazada ------------ vefatı sonrasında destek alacaklıları tespit edildiğini, Konu kaza sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusuru ile meydana gelmiş olduğu tespit edildiğinde alacaklıların başvurusu üzerine destek alacaklıları tespit edilmiş ve hazırlanan aktüer raporu doğrultusunda taraflarla ihtiyari arabulucukla anlaşma sağlandığını, ödenen tazminat bedeli 1.780.000,00-TL olarak tespit edilmiş ve ---------no'lu hasar dosyası kapsamında hak sahibine ödendiğini, İşbu rücuen tazminat alacağımız olan 1.780.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 31.05.2024 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık değişen oranlı avans faizi ile birlikte tahsili için davalı/borçlu aleyhine --------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup davalı/borçlu yasal süresi içinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu beyan ederek,-----------İcra Müdürlüğü’nün ------------ Esas sayılı dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, Arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Araç sürücüsü ---------, -----------E. Sayılı dosyasında yargılanmaktadır. İşbu dosyada mübrez bulunan 14.05.2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporu, sanık sürücü ----------- kazada kusursuz olduğunu, Sanık sürücü ---------- sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri dışı otoyolda orta şeritte seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, sol şeritte seyir halindeyken sağa manevra ile kısa mesafeden orta şeride girerek seyir istikametini kapatan motosikletin arka kısımlarına çarptığı kazada alabileceği bir önlem olmadığından atfı kabil KUSURU olmadığını, ZMSS poliçesi kapsamında ödemede bulunan sigortacının rücu hakkı, yalnızca kusurlu, sorumluluğu bulunan ve zarar ile illiyet bağı içinde olan sürücülere yöneltebileceğini, ----------- hakkında düzenlenen Adli Tıp Trafik İhtisas Kurulu Genişletilmiş Uzmanlar Raporu’nda, olayda hiçbir kusurunun bulunmadığı sabittir. Hal böyleyken, davacı sigorta şirketinin tamamen kusursuz bir sürücüye, yalnızca alkol gerekçesiyle rücu etmesi, ne ZMSS’nin sistematiğine ne de hukukun temel prensiplerine uygun olmadığını, davanın, 1 yıllık hak düşürücü süre dolduğu gerekçesiyle usulden reddine, Esasa girilecekse, müvekkilin kazada kusuru bulunmadığı için haksız ve kötü niyetle ikame edilen edilen davanın reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. 11.02.2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Araç sürücüsünün aracı mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü olarak kullanılmasına bağlı olarak, ödemede bulunan sigortacıya, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda araç işleteni olan sigortalısına rücu edebilme hakkı tanınmış olduğu, ------------ plaka sayılı aracının sürücüsünün kusuru bulunmadığı ve kazanın salt alkol etkisi ile meydana gelmediği yönünde tespitleri üzerinden, davalıların rücu talebi açısından borçlu olmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, takip dosyası, ceza dava dosyası, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava, ZMMS sigortacısının, dava konusu kazanın teminat dışı haller içerisinde gerçekleştiğini belirterek kazada vefat eden 3.kişinin yakınlarına ihtiyari arabuluculuk neticesinde ödenen tazminatın araç işleteni olan sigortalısına rücusu amacıyla başlattığı icra takibine davalı sigortalının yaptığı itirazın iptali davasıdır.Uyuşmazlık kazanın Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Genel Şartları B.4 maddesi kapsamında teminat harici halde gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir .Dosya kapsamından, 14/01/2024 tarihinde davalı şirket adına tescilli, dava dışı sürücü ---------- sevk ve idaresindeki davacı sigorta şirketi nezdinde Zmms ile sigortalı----------- plakalı araç ile seyri esnasında gerçekleşen trafik kazası neticesinde, ----------- plakalı aracın sürücüsü ----------- vefat etmiş olması nedeniyle destek yoksun kalan yakınları tarafından maddi tazminat talep edildiği, trafik kazası tespit tutanağına göre sürücü ---------- 2,47 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu kazanın sürücünün alkollü olması nedeniyle münhasıran alkole bağlı meydana gelip gelmediğinin tespiti açısından Yargıtay'ın yukarıda belirtilen içtihatları doğrultusunda Mahkememizce içerisinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin saptanmış olması, kazanın meydana gelmesinde ---------- plakalı aracın sürücüsü ---------- %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olması,---------- Esas sayılı dosyasında ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunun bulunması, raporun Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile kusur bakımından aynı yönde olması nedeniyle, --------- Esas sayılı dosyasındaki kusur oranı değişse de kazada alkol dışında başka bir faktör de bulunduğundan ve Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda kazanın salt alkolün etkisiyle oluşmadığı kanaatine varıldığı bildirildiğinden anılan ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesine gerek olmadığı kanaatine varılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;1-Davanın Reddine,2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL harcın, davacı tarafça dosyaya yatırılan 22.595,25 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan bakiye 21.863,25 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE,4-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.800,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Dosyada sarf edilen yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,6-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde yazılı şeklide dilekçe verilmek suretiyle İstinaf Yasa Yolu açık olmak üzere karar verildi.14/05/2026