Bayilik ve derin dondurucu kira sözleşmelerinden kaynaklanan haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, bayilik sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edilen ürün bedelleri ile iade edilmeyen derin dondurucuların bedelinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı şirket, derin dondurucuların kendilerinin kullanımı için değil, satış yapılacak diğer satıcılara teslim edilmek üzere emanet bırakıldığını, kendi zilyetliklerinde olmadığını ve bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin icra dairesinin yetkisi konusunda değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle önceki kararı kaldırması üzerine dava yeniden ele alınmaktadır.

T.C. ......... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ......... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/445 EsasKARAR NO : 2025/830D..........x..............x.......................x................x........x.........x.................x Av. ... - DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 13/01/2016KARAR TARİHİ : 23/12/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 27/12/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketle, davalı borçlu arasında 04.03.2013 tarihinde "......." tescilli marka ürünlerin korunması için bayilik sözleşmesinin imzalandığı ve yine, davalı ile 28.11.2013 tarihli derin dondurucu ile ilgili kira sözleşmesinin imzalandığı ve bu sözleşme gereğince davalı şirkete 30 adet derin dondurucunun 28.11.2013 tarihli 107085 seri no’lu sevk irsaliyesi ile teslim edildiği, akabinde ise muhtelif tarihlerde davalı tarafa ürünlerin ve dolayısıyla faturalarının da gönderildiği ve davalı tarafça da hiçbir itirazda bulunulmadığı ancak davalı şirketin borcunu ise ödemediği, bunun üzerine davalı şirkete ......... 10 Noterliğinin 08.06.2015 T.11644 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, davalı şirketin 04.06.2015 tarihi itibarı ile 265.030,63 TL para borcunun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesi, ayrıca 28.11.2018 tarihli kira sözleşmeleri gereğince fer’i ve vasıtasız zilyet sıfatıyla fiili hakimiyet altında bulundurdukları davacı şirkete ait derin dondurucuları ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde aynen ve her türlü ayıptan ari olarak teslim etmesinin istenildiği, davalı şirketçe verilen cevabi ihtarnamede ise, öncelikle alacak miktarında mutabakata varılması gerektiği gibi, derin dondurucu dolapları’nın mal satışı yapılan şirketlere teslim edildiğinin belirtildiği ve dolayısıyla sorumluluklarının olmadığı, dolayısıyla derin dondurucuların müşterilerden talep edilmesi gerektiği, bunun üzerinde davalı şirketle yapılan bayilik sözleşmenin fesh edildiği ve dolayısıyla 28.11.2013 tarihli derin dondurucu ile ilgili kira sözleşmesinin de sona erdiği, davacı şirket tarafından aynen iadenin mümkün olmadığı gözetilerek 16 adet derin dondurucunun toplam bedeli olan alacağın tahsili için ......... 26. İcra Müdürlüğünün 2015/19983 Esas no’lu dosyasında gelen haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı tarafa gönderilen ödeme emrinde 12.000,00 TL’nin takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği. Ancak takibin davalının itirazı üzerine durdurulmuş olunduğu, davalı şirketin, davacı şirketten almış olduğu 30 adet derin dondurucuyu aynen iade etmeyeceğinden bu derin dondurucuların toplam bedeli olan 12.000,00 TL’yi davacı şirkete iade etmesi gerektiği belirtilerek, davanın kabulü ile ......... 26 icra Müdürlüğü’nün 2015/19983 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep edilmiştir.Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davaya konu dondurucu dolapların davacı şirket tarafından davalı şirketin bayilik sözleşmesi çerçevesinde mal satışı yapacağı satıcılara verildiğini, bu nedenle de davalının kullanımında dahi olmayan iş bu dolaplar sebebi ile davalıya yükümlülük tesis edilemeyeceğini, davacı şirketin her ne kadar bu dolapların davalı şirkete teslimine dair sevk irsaliyesi olduğu iddiasında ise de söz konusu irsaliye üzerinde "Emanet olarak teslim edilmiştir.” yazısının iş bu beyanlarında haklılıklarını ortaya koymakta olduğunu, zira iş bu dolapların ilgili ticari teamüller gereği davacı şirket tarafından davalının deposuna getirildiği ve oradan da malların satılacağı tespit edilmiş market, bakkal vs. gibi satıcılara teslim edildiğini, davalı şirketin buradaki rolünün ise dolapların .........’dan İstanbul’daki satıcılara dağıtımındaki ara durak olmasından kaynaklı olduğunu, davalının iş bu dolaplara zilyet dahi olmadığını, davalı şirketin satıcı olmadığı gibi sözleşmeye konu 30 adet dolabı kullanmasının da mümkün olmadığını, davalı şirketin, bayilik sözleşmesinde de açıklanmış olduğu üzere davacıdan gelen ürünleri soğuk hava deposunda muhafaza ederek oradan da ilgili satıcılara dağıtmakta olduğu belirtilerek, açılan haksız davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.......... BAM 22. H.D.'nin 2023/152 esas, 2025/553 karar, 09/05/2025 tarihli ilamı ile, Mahkememizin 2016/28 esas, 2022/580 karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği görüldü. Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.Evvelce verdiğimiz hüküm, istinaf merciince incelenerek icra dairesinin yetkisi hususunda değerlendirme yapılmadığı cihetiyle kaldırılmıştır.Yargılamaya devamla yaptığımız incelemede:Taraflar arasındaki 28/11/2013 tarihli sözleşmenin son sayfasının son bölümündeki klozda “İşbu sözleşmenin yorumundan ve uygulamasından doğabilecek ihtilafların hallinde satıcının adresinin bulunduğu yer mahkeme icra daireleri yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.6100 sayılı HMK’nın 17.maddesine göre “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.”Bu minvalde yetkili icra dairesi satıcı ........... ...........uluk’un bulunduğu ... İcra Müdürlüğüdür. İtirazın iptali davalarının görülebilmesi için öncelikle icra takibinin yetkili yer icra dairesinde açılması gerekmektedir. Bu husus dava şartı niteliğindedir. Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlar olup mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince kural olarak davanın esası hakkında inceleme yapamaz. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracak, taraflar da dava şartı noksanlığını yargılamanın her aşamasında ileri sürebilecektir.Bu kapsamda; davacının davasının yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış usulüne uyğun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak oluşan vicdani kanaatle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.HÜKÜM:1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 204,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 410,47 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 12.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan 87,30 TL ( posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025 Katip ... ¸ Hakim ...¸