Kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ile ortaklık tespiti talepli davada, usulsüz üyelik sonlandırma iddiaları ve ödeme kayıtları üzerinden Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, 2006 yılında davalı kooperatife üye olduğunu, çeşitli ödemeler yaptığını, karmaşık bir üyelik devir süreci sonrası tekrar ortaklık anlaşması yaptığını, ancak aidat ödemediği gerekçesiyle 2010 yılında haksız ve usulsüz bir şekilde, kendisine tebliğ edilmeden ortaklıktan ihraç edildiğini iddia ederek ihraç kararının iptalini, üyeliğinin tespitini ve ödemelerinin karşılığını talep ederken; davalı, davacının hiçbir zaman yasal bir ortaklığının bulunmadığını, kayıtlarında davacının ortak olduğuna dair bir delil olmadığını ve iddia edilen ihraç kararının üzerinden uzun zaman geçtiğini savunmaktadır.

T.C. .......... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
..........
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/444 Esas
KARAR NO : 2025/827
........x.......
..........x..........x.
.....x.......x...........x
DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 16/08/2021
KARAR TARİHİ : 23/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir taradığı vasıtasıyla 2006 yılında davalı kooperatife ortak olarak girdiğini, kooperatif tarafından kendisine ortaklığa kabul anlamında yönetim kurulu kararı verilmediğini, ancak 05.04.2006 tarihli banka dekontu ile davalı kooperatife 2.500,00 TL üye kayıt ücreti yatırdığını, müvekkilinin ortaklık tesis edildiği kooperatif yönetiminin kabulünde olduğunu, müvekkilinin banka kayıtlanna göre aynca aidat olarak 05.05.2006 tarihinde 1.500,00 TL, 15.06.2006 tarihinde 2.000,00 TL, 28.08.2006 tarihinde 2.000,00 TL, 22.09.2006 tarihinde 1.500,00 TL, 24.11.2006 tarihinde 1.500,00 TL, 28.01.2008 tarihinde 2.000,00 TL olmak üzere toplamda 13.000,00 TL ödediğini, kooperatif kayıtlarında 13.700,00 TL olarak görünen ve ödeme yapılan ödemeler yönünden banka makbuzları dışında başka ödeme makbuzlarına ulaşılamadığını, daha sonra müvekkilimin dava dışı S.S. ......... Konut Yapı Kooperatifine üyeliğinin devredildiğinden bahisle kooperatif hesabına 18.05.2010 tarihinde 20.000,00 TL havale yapıldığı, ancak kooperatifin bu ödeme karşılığı müvekkilini üye kaydetmediği, müvekkilinin .......... isimli üyeden bedel karşılığı üyelik devir alarak ve bu kooperatife daha önce ödetilen 20.000,00 TL ile kooperatif eski başkanı ......’e elden ödenen tutarlar mahsup yapılmak suretiyle uzlaşma sağlandığı ve 06.03.2021 tarihli yönetim kurulu kararı, 08.03.2021 tarihli tutanak, ortaklık kabul formu, anlaşma belgesi ve ihtiyari arabuluculuk son tutanağının mevcut olduğunu, davalı kooperatifin sözde üye devri yapıldıktan sonra 2010 yılı Temmuz ayında müvekkili de olmak üzere 18 ortağın aidatlarım tam ve zamanında ödememeleri gerekçesiyle üyelikten çıkarılmasına karar verildiğinin haricen öğrenildiğini, ihraç kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, ortaklıktan çıkarılan diğer ortakların akıbetinin taraflarınca bilinemediğini, davalı kooperatifin dava dışı S.S. ......... Konut Yapı Kooperatifine 25.02.2015 tarihli 2015/5 sayılı yazısı kapsamında, verilen cevabi yazıda “belirtilen Üye devirleri yapılmış olup, yazınız ekinde bildirilen cari hesap pusulaları da İncelendiğinde mutabık kaldığımız görülmüştür. Ancak, yazınızda belirtilen ... üyemiz değildir. Diğerleri üyemizdir.” denildiğini, müvekkilinin 2006 yılından itibaren genel kurullara katıldığı ve oy kullandığını, daha sonraki süreçlerde genel kurullara davet edilmediği ve genel kurullar hakkında bilgİlendirilmediğini, kendisine üyeliğinin devam ettiğini belirttikleri ve yöneticilerin aidat borcu olduğunu söylemelerine rağmen miktarını bildirmedikleri ve resmi bildirimde bulunmadıklarını, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin muallakta olduğunu öğrenmesi üzerine işlem evraklarının ve üyeliğinin usulsüz sonlandınlmış ise devamı yönünden 18.09.2020 tarihli dilekçe verdiğini ancak bu dilekçeye cevap verilmediğini, görüşmelerde davalı kooperatif 2012 yılı öncesine dair yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul tutanaklarına ulaşılamadığını müvekkiline sözlü olarak ifade edildiğini, müvekkilinin 1163 sayılı Kanun gereği ne kooperatif ortaklığından varsa ihracına dair karar, ne de ihraca dayanak herhangi bir ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, kooperatifin elinde boş üyelik bulunmadığı için müvekkilinin konutsuz kalan ortak durumuna düştüğünü, ortaklarına konut tahsis etmediği gibi kur’a da çekilmediğini, inşaata başlanılmamış ise de imar planları yapılıp arsa olarak teslim aşamasına gelindiğini belirtilerek, öncelikle müvekkilinin aleyhine haksız ve usulsüz varsa verilen ihraç karannın iptali ile müvekkilimin kooperatif ortaklığının tespitine, şimdiye kadar yapılan ödemelere dava tarihi itibariyle karşılık gelen menfaat bedelinin tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi İle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hiçbir yasal ortaklığının bulunmadığını, davacının yönetim kuruluna başvurarak yönetim kurulu kararı ile ortak olması gerektiğini, sözlü müracaatla ortak olunamayacağını, eğer ortaklığı varsa da genel kurul yapıldığını, bu genel kurula ait tutanaklar ve hazirun cetvellerine göre ortak olup olmadığının belli olacağını, kooperatif kayıtlarında davacının ortak olduğu dair bir delile rastlanılmadığından ortaklığını kabul etmediklerini, davacının, 2009 veya 2010 yılında ihraç kararı verildiğini, beyanına göre aradan 10 yılı aşkın zaman geçmiş olmasına rağmen kooperatife uğramadığını, arayıp sormadığını, 11 yıl içinde bu hakkını hiç aramamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca TMK.'nın 2. maddesine de aykırı olduğunu, 10 yıl boyunca da bir kuruş para ödememiş olması, en az bugünkü tarih itibariyle diğer ortakların en az pay başına 500.000,00 TL ödeme yapacağını, davacının iddiasına göre ise 13.000,00 TL ödeme yaparak üye olmaya çalışmasının dürüstçe bir davranış olmadığı gibi K.K. 23. Maddesine de aykırı olduğunu, Kooperatiflerde eşitlik ilkesi esas olduğundan, davalı kooperatifin üzerinde konut yaparak üyelere konut tahsis edeceği arsayı almış olduğunu, ancak diğer ortaklara herhangi bir konut tahsisi yapılmadığı gibi ferdileşmenin de yapılmadığını, kooperatif üzerinde kayıtlı arsa olmadığı halde ve mimari projeleri olmadığı halde yapı ruhsatı almadığı halde, kat irtifakı kurmadığı halde, davacının tapu istemesi, kendisine diğer ortaklara eş değerde konut tahsis istemesi, eğer mümkün değilse para istemesinin hukuka uygun olmadığını, 1163 sayılı Kanunim 23. Maddesine göre eğer borcu varsa bu borçlanın tamamlamadan tapu iptal ve tescil istenmesi de mümkün olmadığını, Kooperatifin zaman zaman ortaklarına genel kurullarda alınan kararlara göre borçlarını ödemeleri için ihtarlar gönderdiğini, ama davacının bu ihtar gönderilenlerin içinde olmadığını, çünkü üye olmadığını belirtilerek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesi talep ve beyan edilmiştir.
Davacı vekili 10/11/2025 tarihli dilekçesi ile, ıslah taleplerinin kabulüne, müvekkillerinin miras bırakanı aleyhine verilen ihraç kararı var ise iptali ile davalı kooperatif ortağı olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.......... BAM 23. H. D.'nin 2023/1267 esas, 2025/439 karar, 07/05/2025 tarihli ilamı ile Mahkememizin 2021/524 esas, 2023/164 karar sayılı kararının kaldırıldığı görüldü.
Mahkememizce evvelce verilen hüküm, sonuç talepteki muğlaklık sebebiyle kaldırılmıştır. İşbu kararda davacının dava dilekçesinde iki talebi varken safahatta sunduğu bir kısım dilekçe ile sonuç taleplerinden birinden vazgeçip vazgeçmediği, terditli hale getirip getirmediği hususlarının açıklığa kavuşturularak uyuşmazlığın çözümü cihetine gidilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Mahkememizce yargılamaya devamla davacıdan açıklama istenmiştir.
Davacı sunduğu ıslah dilekçesi ile talebini özetle müvekkillerinin murisinin kooperatif üyesi olduğunun tespiti ile ihraç edilmiş ise o ihracın iptaline hasretmiştir. Oysa dava dilekçesinde işbu talep yanında kooperatife murisçe ödenmiş olan paranın iadesi de talep edilmişti. Özetle talebin daraltılması söz konusudur.
Davanın kısmen ıslahında davada yapılmış olan belli bir usul işlemi ıslah edilir (HMK m. 181) (düzeltilir) ve bundan sonraki usul işlemlerinin (ıslah edilen usul işlemi ile ilgili oldukları ölçüde) yapılmamış sayılması sağlanır. Davacının talep sonucunu (müddeabihi) arttırması, talep sonucunu terditli dava hâline dönüştürmesi ve talep sonucunun daraltılması gibi işlemler kısmen ıslaha örnek olarak sayılabilecek usule müteallik işlemledir.
Bu minvalde Mahkememizce eldeki uyuşmazlık artık ıslah dilekçesindeki talep nazara alınarak çözülecektir.
Esasa gelince:
Olaya, mevzuata ve denetime uygun bilirkişi raporu nazara alınarak, 2006 yılında anılan kooperatife giren davacının giriş aidatını ve diğer ödemeleri ifa ettiği görülmüştür. Eş deyişle davacının kooperatifin üyeliğine girdiği izahtan varestedir.
Bir kooperatif üyesinin Kanun'a uygun şekilde o kooperatiften çıkartıldığının ispatına dair ispat külfeti kooperatifin üzerindedir.
Kooperatif 2015 yılından önceki defter, belge ve ilgili kayıtları sunmamıştır. Bu sebeple denetime açık bir bilirkişi raporu da aldırılamamıştır.
Açıklanan sebeplerle ispat edilen davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ İLE, davacı ...'in davalı SS ......... Turz. San. Konaklama ve Eğlence Yerleri Konut Yapı Kooperatifi ortağı olduğunun tespitine,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 674,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 59,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 674,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 2.768,90 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
7-Davanın kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin olduğu, TTK'nın 5. Maddesine göre davanın zorunlu arabulucuya tabi olmadığı anlaşılmakla; davacı tarafından arabulucu yoluna başvurulmuş olması nedeniyle; toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸