İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde, mirasçının tüketici kredisinden kaynaklanan hayat sigortası vefat tazminatı talebinin reddi üzerine açılan görev ve yetki uyuşmazlığı davası.
Özet: Bu belge, murisinin hayat sigortası poliçesinden doğan vefat tazminatının ödenmemesi üzerine tek mirasçı olan davacının sigorta şirketine karşı açtığı sigorta alacağı davasını incelemektedir. Davacı, 10.000 TL tazminat talep ederken, davalı sigorta şirketi davanın tüketici mahkemelerinde görülmesi gerektiği, arabuluculuk şartının eksikliği ve taraf eksikliği gibi usul itirazlarıyla davanın reddini savunmuştur. Mahkeme, uyuşmazlığın tüketici kredisi kaynaklı hayat sigortasından doğduğunu tespit ederek, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunundaki görev ve yetki hükümlerini karşılaştırmalı olarak değerlendirmeye almıştır.

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/304 Esas
KARAR NO : 2020/488 Karar
DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 30/06/2020
KARAR TARİHİ: 15/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkilinin murisi ...'nin ... no'lu ... A.Ş.vefat sigortası için sigorta sözleşmesi akdettiğini ve davalının sigortalısı olduğunu, muris ...'nin 24.05.2018 tarihinde vefat etmesinden sonra müvekkili tarafından yapılan taleplerin davalı firma yetkililerince cüzi kabullerine rağmen vefat tazminatının ödenmesine gelindiğinde herhangi bir sonuç alınamadığını, müvekkilinin murisinin sözleşmede geçen murise ait kredi ödemelerini de vefattan sonra ödemeye devam ettiğini, davalı sigorta şirketinin, müvekkilinin talebine ilişkin olarak 03.07.2018 tarihli cevabi dilekçelerinde müvekkilinin yanı sıra nüfus bilgisine istinaden müvekkilinin yanı sıra ...'yi de mirasçı olarak gösterdiğini, ancak söz konusu muris İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile mirası reddederek mirasçı sıfatının kalmadığını, tek mirasçı ve hak sahibinin müvekkili olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.000.-TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihi olan 24/05/2020 tarihinden itibaren bankalarca ödenen en yüksek faiz ile davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Kanunla değişik 164/son fıkrası uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Davanın hayat sigortasını ilişkin olduğunu, davalının adresinin ... olduğu, bu nedenle, 6502 Sayılı Tüketici Kanunu gereğince davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemeleri olduğunu,zorunlu arabuluculuk yoluna gidilmeden dava açıldığını, sigortalı murisin tüm mirasçılarının dava açmadığından davanın görev, yetki, arabuluculuk dava şartı ve eksik varis- taraf eksikliği sebebiyle davanın usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; ... nolu bitiş tarihli sigorta poliçesi, Davalı sigorta şirketinin cevabi yazıları, İzmir Arabuculuk Bürosu Dosya Numarası ... sayılı dosyası, Bilirkişi incelemesi, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası, veraset ilamı ve yasal takdiri diğer kanıtlara dayandığı görülmüştür.
Davalılar vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; poliçe, mirasçılık belgesi, grup sigorta sertifikası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi ve sair delillere dayandığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRME :Dava; tüketici kredisinden kaynaklanan hayat sigortası sözleşmesine dayalı sigorta bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, 28/05/2014 tarihi itibarı ile yürürlüğe giren 6502 sayılı yasanın 3/k bendinde "Ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişiler de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı yasanın 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise, taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı yasanın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engellenemeyeceğine değinildiği, 6100 sayılı HMK'nun 1. Maddesinde ise, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği düzenlenmiş olup ve yine 6102 Sayılı Yasanın 4.maddesine göre de; "her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlarda doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanundan... doğan " davaların ticari dava olduğu ve aynı yasanın 5.maddesine göre de, ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görülmesinde, ticaret mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş olup, tüketici işlemi olarak kabul edilen sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğunu benimseyen 6502 sayılı Kanun, 28835 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olup kanunun 87/1. maddesinde "bu Kanun yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra yürürlüğe girer" düzenlemesi yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre; 6502 sayılı Kanun, 28.05.2014 tarihinden sonra açılan davalar bakımından uygulama alanı bulacak ve sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda da Tüketici Mahkemeleri görevli olacaktır.
Somut olayda; davacı, tüketici kredisinden kaynaklanan hayat sigortası sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunmuş olup, Yargıtay ...HD'nin ... Esas ve ... Karar ile ... Esas ve ... Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere davanın açıldığı tarih itibari ile davanın Tüketici Mahkemesi'nin görev alanına girdiği, görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğundan 6100 sayılı yasanın 114/1/c maddesi uyarınca Mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m.115/2. F. Gereği davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesiyle ve talep halinde dosyanın görevli İzmir Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, görevli ve yetkili Mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla; davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
Kararın kesinleşmesiyle ve talep halinde dosyanın görevli İzmir Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
Yargılama giderlerinin HMK m. 331/2 bent gereği davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde bu mahkemede karar verilmesine, aksi halde; (HMK m. 20/1-son cümle’ye göre) davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde Mahkememizce verilecek hükümle; gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükmün kesinleşmesiyle (HMK m. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.15/10/2020
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı