Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu sigorta şirketinin ödediği tazminatın ağır kusur nedeniyle araç işleteninden rücuan tahsiline ilişkin kararı.
Özet: Bir sigorta şirketinin, trafik kazasında mağdur olan üçüncü şahsa ödediği tazminat bedelinin, kazaya karışan ve davalının işleteni olduğu aracın sürücüsünün kasti hareket ve ağır kusuru sebebiyle davalıdan rücuen tahsilini talep ettiği bu davada, sigorta şirketinin halefiyet ilkesine dayanarak gerçekleştirdiği ödemeyi geri alma hakkını savunduğu, davalının ise zamanaşımı ve sigorta poliçesi kapsamını öne sürerek davanın reddini istediği ve mahkemenin, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile Türk Ticaret Kanunu ilgili maddeleri doğrultusunda toplanan delilleri değerlendirdiği bir hukuki süreç ele alınmaktadır.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/455 Esas - 2025/875

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2023/455 Esas
KARAR NO : 2025/875
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 19/06/2023
KARAR TARİHİ : 26/11/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ... poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın 26.02.2013 tarihinde yaya kaldırımında yürüyen yayalara çarparak yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, dava dışı yaralanan üçüncü kişi ... ... tarafından .... Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirketi ve davalı aleyhine açılan tazminat davasının kısmen kabulüne ve 56.444,54 TL'nin tahsiline karar verildiğini ve kesinleştiğini, müvekkili sigorta şirketinin dava dışı kişi ile Sulh Protokolü imzalanarak toplamda 121.930,30 TL ödeme yapıldığını, kazaya davalının işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsünün kasti hareketi ve ağır kusuru sebebiyet verdiğinden müvekkili şirketin dava dışı kişiye ödediği bedeli rücu hakkı doğduğunu ileri sürüp 121.930,30 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zaman aşımı itirazlarının olduğunu, .... Esas sayılı dosyası ile dava dışı ... ...'a 12.975,34 TL tutarında ödeme yapıldığını, müvekkili kurum aracının ... ile üçüncü şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığından 28.02.2013 tarihli kaza nedeniyle dava dışı ... ...'a ödenen tüm bedellerden davacı Sigorta Şirketi'nin sorumlu olduğunu, kesinleşmiş bir mahkeme ilamı varken bir davanın açılamayacağını ileri sürüp davanın reddini savunup, kazanın işletenini ya da sürücünün kasti hareketi ve ağır kusuru ile meydana geldiğinin tespit edilemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının zarar gören 3. kişiye yapmış olduğu ödemenin halefiyet ilkesinden kaynaklı olarak sigortalısı olan işletenden tahsili istemine ilişkindir.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır; .... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden gelmiş, dava konusu ... plakalı araca ait poliçe ve hasar dosyası getirtilmiş, .... sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden getirtilmiş, .... Mahkemesi'nin .... Esas sayıl dosyasının UYAP sureti dosyaya kazandırılmış ve gerekli bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
... poliçesinin incelenmesinde; "... plakalı otobüs davalı ... adına kayıtlı iken kaza tarihini de kapsayacak şekilde 31.12.2012-31.12.2013 tarihleri arasında davacı Sigorta Şirketi nezdinde ...'li olduğu, poliçe limitinin 225.000,00 TL olduğu, dava konusu kazanın 26.02.2013 tarihinde meydana geldiği görülmüştür.
Poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı düzenlenmiş “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: b)(....)(1) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Sigorta sözleşmeleri ile ilgili düzenleme 6102 sayılı TTK 1401 vd maddelerinde yapılmıştır. Sigorta sözleşmeleri; sigortacının bir prim karşılığında, kişinin parayla ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya bir kaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir (TTK m. 1401/1). Başlıca sigorta türleri, zarar sigortaları (TTK m. 1453 vd) ve can sigortalarıdır(TTK m, 1487 vd). Zarar sigortaları, mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları şeklinde yapılır. Can sigortaları, hayat sigortası, kaza sigortası, hastalık ve sağlık sigortası şeklinde yapılır. Bazı sigortaların yapılması mevzuatları gereği zorunludur. Bazı sigorta türleri devlet tarafından önemli ölçüde desteklenmektedir. TTK m. 1472 hükmünde; sigortacının halefiyet ilkesi ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca; sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmış olması halinde sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek dava veya takibe kaldığı yerden devam edebilir. Sigortalının, sigortacıya geçen hakları ihlal edecek şekilde davranış göstermesi durumunda sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin ettiği takdirde, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını kullanabilir.
.... Mahkemesinin .... sayılı dosyanın incelenmesinde; ... ... ve ...'nin müştekisi olup sürücü ...'ın taksirle birden fazla kişinin yaralanması suçundan sanık olarak yer aldığı dosyanın yapılan yargılaması sonucunda ... hakkında verilen mahkumiyet kararının .... Dairesince 08/10/2015 tarihinde Onanarak kesinleştiği, ceza yargılamasında sanığın asli ve tam kusurlu kabul edildiği görülmüştür.
.... Mahkemesi'nin .... sayılı dosyasının incelenmesinde; "Davacı ... ... tarafından davalılar ..., ... A.Ş., aleyhine trafik kazası nedeniyle maddi tazminat isteğiyle açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın ..... Hukuk Dairesinin .... sayılı ilamı ile "yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne" karar verilerek, kesinleşmesi üzerine ....Esas sayılı dosyasında takibe konulduğu, anılan icra takibi sonucunda davacı sigorta şirketinin kazada zarar gören dava dışı kişiye 121.930.30.-TL ödeme yaptığı, davacı tarafın yaptığı ödemeyi davalı işletenden sürücünün kasti ve ağır kusuru ile kazaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle rücuen tahsilinin istendiği görülmüştür
Sigorta Bilirkişi ...'den aldırılan 26.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tüm dosya içeriği, belgelerin incelenmesi ve sunulan nedenlerle, tarafımıza verilen görev çerçevesinde, hukuki durum belirlemesi ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
*Kaza tarihinde ilgili poliçelerin aktif ve teminat kapsamı içerisinde olduğu;
*Somut olayın sürücünün kasti bir hareketi sonucunda oluşmadığı, bu husustaki nihai kararın Sayın Mahkemenize bırakıldığı;
*Davacı ... sigortanın, sigortalısı ...'ne ödemiş olduğu hasar tazminatını rücu etmesi için gerekli şartların oluşmadığı;" şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi raporu usulüne uygun taraflara tebliğ edilmiş ve tarafların itiraz ve beyanları doğrultusunda dosyaya kusur bilirkişisi de eklenmiş ve yeniden rapora tevdi edilmiştir.
Sigortacı bilirkişi ... ve Trafikçi/ Kusur Bilirkişisi ...'den aldırılan 03.01.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Yukarıda yapılan inceleme tespit ve değerlendirme sonuçlarına göre;
1-Davacı ... tarafından ...(Trafik) kapsamında sigortalanan Davalı ...’ nin maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü ... yukarıda açıklanan 2918 sayılı K.T.K nın asli kusurlardan 84/f diğer kusurlardan 67/1a md. kurallarını ihlalen % 100 TAM KUSURLU olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
2-... plakalı araç sürücüsü ...’ ın kazaya etken kural ihlali olan sağa manevra hareketinin (kamera görüntüleri incelemesi sonucu) KASITLI olduğu kanaatine varılmıştır.
3-... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ ın kazaya etken kural ihlali görülmediğinden KUSURSUZ olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
4-Kazaya etken başkaca unsur olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde heyet raporu sunulmuştur.
Bilirkişi heyet raporu taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, tarafların itiraz ve beyanları doğrultusunda dosya aktüer bilirkişisine tevdi edilmiştir,
Aktüer bilirkişisi ...'ten aldırılan 09.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Hukuki takdir ve delillerin değerlendirilmesi Sayın Mahkeme Hakimliği'nde olmak üzere, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerle yasa ve güncel içtihat hükümleri ile yapılan inceleme, tespit ve hesaplamalar neticesinde;
1) Huzurdaki davada “rücuen tazminat” iddia ve talebine konu ihtilafta Davacı ve Davalı tarafın birlikte “davalı sıfatıyla” taraf olduğu ve Dava Dışı 3. Kişi ...(...)'nun 26.02.2013 tarihli olay neticesinde maddi tazminat ve tedavi giderleri iddia ve talebiyle ikame ettiği dava yargılaması neticesinde ....Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli .... sayılı gerekçeli kararının ..... Hukuk Dairesinin 11.09.2020 tarihli ....sayılı ilamı ile ortadan kaldırıldığı ve 56.444,54.-TL sürekli iş göremezlik iddia ve talebinin kabul gördüğü ve diğer davacı taleplerinin reddedildiği, iş bu kararın kesin karar niteliğinde olduğunun; yürürlükteki temyiz edilebilirlik miktarı, ayrıca, ... temyiz kanun yolu başvurusu neticesinde .... Dairesinin 21.01.2021 tarihli, .... sayılı ilam gerekçesinde “davada kabul edilen futarın 56.444,54.-TL olduğu ve temyize konu edilen kararın kesin nitelikte olduğu tespiti” ile anlaşıldığı, dava dosyasında kesinleşme şerhine tesadüf edilmediği, ancak taraflarca ilamın kesinleşmiş olduğu hakkında beyanlarının tespit edildiği ve ihtilafa konu ilamın 11.09.2020 tarihinde kesinleşmiş olduğunun tespit edilebildiği,
2) Huzurdaki davada Davacı Sigorta Şirketi ve Davalı ... “davalı sıfatıyla” birlikte yer aldığı .... Dairesinin 11.09.2020 tarihli .... sayılı ilamının “kesinleşmiş” olması, iş bu ilamda yargılamada düzenlenen 31.05.2017 tarihli aktüeryal bilirkişi raporuna dayanak yönde dava dışı 3. Kişi daimi maluliyet zararının tespit edildiğinin anlaşılması, 11.09.2020 tarihli kesinleşmiş iş bu ilam akabinde 13.11.2020 tarihli “İbraname, Feragat Beyanı ve Sulh Anlaşması” belgesi ile 20.11.2020 tarihli Davacı Sigorta Şirketi ödeme varlığı kapsamında, “rücuen tazminat” iddia ve talebine bağlı olarak 20.11.2020 Ödeme Zamanı Verileriyle dava dışı 3. Kişi ... (...)'ın daimi maluliyet gerçek zararının hesaplanması ve bu kapsamda Davacı ödemeleri denetimi olanaklı olamadığı,
3) Davacı Sigorta Şirketi tarafından 13.11.2020 tarihli “İbraname, Feragat Beyanı ve Sulh
Anlaşması” belgesi ile “.... Dairesinin 11.09.2020 tarihli .... sayılı dosyada hükmedilen maddi tazminat ve ferileri, ayrıca ....E sayılı dosyası” kapsamında düzenlemeyle; kesinleşmiş ilam ile hüküm altına alınan alacaklar ve işlemiş faiz tutarları, ayrıca 10. İcra vekâlet ücreti tutarı doğrultusunda toplamda 121.930.30.-TL tutarlı tazminatın dava dışı 3. Kişiye ödendiği, ödemede Davacı Sigorta Şirketi ödeme sorumluluğuna konu ilam ve icra vekalet ücreti yasal stopaj kesintisinin mahsubuna yer verildiği ve 20.11.2020 tarihinde 118.975,37.-TL ödemenin yapıldığı, Davacı tarafından yasal olarak kuruma yapılan stopaj ödemesine itibar edilebildiği ve toplamda 121.930.30.-TL ödemenin gerçekleştiğinin anlaşıldığı,
4) Davalı ... taraf gösterildiği .... E sayılı icra takip dosyasında .... Dairesinin 11.09.2020 tarihli .... sayılı ilamı gereğince hüküm altına alınan ve kesinleşmiş ilama bağlı 56.444,54.-TL asıl alacak (dava dışı 3. Kişi daimi maluliyet zararı) için 26.02.2013 kaza tarihinden 10.09.2014 tarihine kadar olan Davalı sorumluluğuna esas aşıl alacağa işlemiş avans faizi talebinin bildirildiği ve davalı yanca takibe konu ve kesinleşmiş ilam ile hüküm altına alınmış, Davalı ... sorumluluğu kapsamındaki “26.02.2013-10.09.2014 dönemi asıl alacağa işlemiş avans faiz” borcunun tasfiye edildiğinin anlaşıldığı, Davalı tarafından başkaca 3. Kişi zarar ödemesine dosyada tesadüf edilmediği,
5) Dava dosyası kapsamında Davacı Sigorta Şirketinin 13.11.2020 tarihli “İbraname, Feragat Beyanı ve Sulh Anlaşması” belgesinde yer alan .... E sayılı dosyası, 10.875,18.-TL icra vekâlet ücreti ödemesine (işlemiş faiz tutarı olmaksızın ödeme) konu bilgi ve belgelere tesadüf edilmediği,
6) Davacı Sigorta Şirketi tarafından 3. Kişi ... (...)'na yapılan ödemeler denetimi doğrultusunda hukuki takdire sunulmak üzere iki ayrı terdiden hesaplamaya yer verildiği, bu kapsamda;
a) kesinleşmiş .... Dairesinin 11.09.2020 tarihli .... sayılı ilamı hükümlerine “tek başına” bağlı yönde tespit ve kabul halinde rücuen tazminat iddia ve talebi kapsamında 108,594.15-TL hesaplandığı, 10.875.18.-TL icra vekalet ücreti ödemesine ilişkin bilgi ve belgeye dosyada tesadüf edilmediğinden hesaplamaya esas alınmadığı,
b) kesinleşmiş ..... Hukuk Dairesinin 11.09.2020 tarihli .... sayılı ilamı ile birlikte Davacı Sigorta Şirketinin 13.11.2020 tarihli “İbraname, Feragat Beyanı ve Sulh Anlaşması” belgesinde yer alan 10.875,18.-TL icra vekâlet ücreti ödemesine itibar ile tespit ve kabul halinde rücuen tazminat iddia ve talebi kapsamında 119,469.33-TL hesaplandığı," şeklinde bilirkişi raporu sunulmuştur.
Bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişlidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Halefiyet başlıklı 1472. maddesinde "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir" düzenlemesi bulunmaktadır.
Deliller değerlendirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde; mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 09/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... Müessesesine ait ... plakalı aracın 31.12.2012-31.12.2013 tarihleri arasında davacı sigorta Şirketi'nde sigortalı olup, araç sürücüsünün kazada %100 oranında ve ağır kusurlu olduğu, kazada zarar gören dava dışı yaya ... ...'ın ve kazaya karışan dava dışı ... plaka sayılı aracın kusursuz olduğu, yapılan yargılamalar sonucunda davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı yaya ... ...'a 121.930,30-TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı, davalı şirkete ait araç sürücüsü ...'ın olaya kasti hareketi ile neden olarak ağır kusurlu davrandığı, sürücünün ağır kusuru nedeniyle davacı sigorta şirketinin davalı işletene rücu hakkı bulunduğu, buna göre yapılan hesaplamaya göre davacının gerçek zararının 119.469,33 TL alacak olduğu anlaşılmış olup, davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
119.469,33 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
2-Alınması gereken 8.160,95 TL harçtan peşin alınan 2,082,27 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.078,68 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre belirlenen 3.057,00 TL'sinin davalıdan, 63,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 179,90 TL başvuru harcı, 2.082,27 TL peşin harcı, olmak üzere toplam 2.262,17 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 6.500,00 TL bilirkişi ücreti, 293,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 6.793,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 6.655,89 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.460,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair taraf vekillerinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/11/2025
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı