Uyuşturucu ticareti suçundan sanık mahkûmiyetine ilişkin, bozmaya eylemli uyularak kurulan yeni hükmün 10. Ceza Dairesince temyizen onanması kararı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan önceki bir bozma kararı sonrası yeniden mahkûmiyetine karar verilen sanığın, yetersiz delil, eksik inceleme ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerekçeleriyle hükmü temyiz etmesi üzerine, Yargıtay ilgili dairesi, ilk derece mahkemesinin bozma kararına uyarak yaptığı yeni değerlendirme sonucunda suçun vasfı, sübutu ve delil takdirinde herhangi bir hukuka aykırılık tespit etmeyerek, sanık ve müdafiinin tüm temyiz istemlerini esastan reddetmiş ve mahkûmiyet hükmünü onamıştır.
10. Ceza Dairesi         2026/1276 E.  ,  2026/2997 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/684 E., 2025/697 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Dairemizin bozma kararı üzerine, İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Eksik inceleme yapıldığına,
4. Şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2013 tarihli ve 2013/50 Esas, 2013/525 Karar sayılı kararına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve Daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür.
Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.
Dairemizin bozma ilamı üzerine, duruşma açarak yapılan inceleme ve değerlendirmede; bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, bozma ilamının gerekçesine atıfta bulunularak, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, Mahkemenin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede;
Bozmaya uyulduğu İlk Derece Mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2026 tarihinde karar verildi.