Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında, icra takibinin durdurulmaması nedeniyle davacının telafisi güç zararlarını önleme amacıyla verilen ihtiyati tedbir kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı tarafından, davalı aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine dayalı icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesince icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen kısmi ihtiyati tedbir kararının, takibin tamamen durdurulmaması sebebiyle mülkiyet haklarının ihlaline ve taşınmaz satış riskine yol açtığı, senedin sahteliği, borcun fahişliği, davacının sağlık durumu ve vekilin kötü niyeti gibi iddialarla telafisi imkansız zararların önlenemediği gerekçesiyle daha kapsamlı tedbir talebiyle istinaf yoluna başvurulmuştur.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1130 - 2026/1407
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/1130 KARAR NO : 2026/1407T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 30/04/2026 Tarihli Ara KararNUMARASI : 2026/300 EsasDAVACI : ...DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)TALEP : İhtiyati TedbirDAVA TARİHİ : 26/04/2026KARAR TARİHİ : 09/07/2026KR. YAZIM TARİHİ : 14/07/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine Kocaeli İcra Dairesi’nin 2025/43205 Esas sayılı dosyası üzerinden 50.000.000,00 TL asıl alacaklı (güncel borç miktarı 86.134.365,90 TL olan) kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, ancak davacının, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek takibe konu senet nedeniyle borçlu olunmadığını, daha önce Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan davaların usulden reddedilerek kesinleştiğini, işbu dava öncesinde arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, takibe konu senedin düzenleme tarihi olarak görünen 01/01/2024 tarihinde davacının 82 yaşında, kronik hasta ve ödeme gücü bulunmayan bir kişi olduğunu, e-nabız kayıtları ile de sabit olacağı üzere ilgili tarihlerde Trabzon’da bulunduğunu ve Kocaeli’ye gitmesinin fiziken mümkün olmadığını, aynı vekil aracılığıyla aynı gün icraya konulan toplam 99.069.288,24 TL tutarındaki iki ayrı senet arasındaki benzerliklerin ve fahiş bedellerin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senet üzerinde tahrifat ve mürekkep farklılıkları bulunduğunu, takibi başlatan avukat ile davacı arasında geçmişe dayalı bir vekalet ilişkisi bulunduğunu, bu süreçte elde edilen mahrem ve ticari bilgilerin kötüye kullanılarak müvekkili aleyhine planlı bir sahtecilik operasyonu yürütüldüğünü, senet asıllarının celbi ile Adli Tıp Kurumu’nda kriminal inceleme yaptırılmasını, davalının mali kapasitesinin ve vergi kayıtlarının tetkik edilmesini, davacının sağlık durumu ve e-nabız kayıtlarının dikkate alınarak davanın kabulüne ve takibin iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı 29/04/2026 tarihli talep dilekçesinde özetle; tensip zaptının 14. bendinde tedbir talebinin Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyaları beklenerek değerlendirileceği belirtildiğini, ancak ihale sonrası yeniden haciz durumu nedeniyle telafisi imkânsız zararlar doğmakta ve davalının / vekilinin açık kötü niyeti giderek arttığını, her iki dosyada da (2026/300 ve 2026/86) ihtiyati tedbir taleplerinin ivedilikle incelenerek kabulüne ve kötü niyetli süreçlerin tespiti ile engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :İlk derece mahkemesince 30/04/2026 tarihli ara karar ile; " ... 1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile,2-Davacının icra takibinin durdurulması işlemlerinin durdurulması taleplerinin REDDİNE, 3- İcra takibi başlamış olmakla davacı vekilinin Adli Yardım talebi kabul edildiğinden Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2025/43205 Esas sayılı takip dosyasında icra veznesine girecek paranın alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı istinaf dilekçesinde özetle; ara kararın, telafisi imkânsız mağduriyetlerimin devam etmesine, mülkiyet hakkımın ve aile mezarlığımın korunamamasına yol açtığını, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin verdiği kısmi tedbir kararı yerinde olmakla birlikte, icra takibinin durdurulmaması nedeniyle taşınmazlarımın (özellikle aile mezarlığımın) ikinci kez satışa çıkarılması riskinin devam ettiğini beyan ile; yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/300 Esas sayılı 30/04/2026 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 30/04/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı tarafça, davalı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu borcun mevcut olmadığının tespiti ile takibin iptali istemiyle menfi tespit davası açıldığı, ayrıca icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince, davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, kararın icranın durdurulması taleplerinin reddine ilişkin kısmının istinaf edildiği görülmektedir.Uyuşmazlık, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.2004 sayılı İİK'nın 72-(3) maddesinde; "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.Bu belirlemelere göre, eldeki dava icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davası olup ancak 2004 sayılı İİK'nın 72-(3) maddesi kapsamında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bunun dışında, takibin veya satış işleminin durdurulması şeklinde ihtiyati tedbire hükmedilemez.Dava, yukarıda belirtildiği üzere icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup 2004 sayılı İİK'nın 72-(3) maddesinde, ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icranın durdurulması kararı verilmesi mümkün değil ise de çoğun içinde azı da vardır ilkesi gereğince davacının ihtiyati tedbir talebinin 2004 sayılı İİK'nın 72-(3) maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. İlk derece mahkemesince bu hüküm (m.72/3) uyarınca icra veznesine girecek paranın takip konusu alacağın tedbiren alacaklıya ödenmemesine şeklinde karar verilmesi ile yetinilmesi yerinde olmuş ve bu nedenle davacının istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Karar başlığında; tarafların T.C. Kimlik numaralarının gösterilmemesi 2004 sayılı İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,2-Adli yardım nedeniyle alınmayan 2.002,00-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcı ile 732,00-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,7-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*