İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında imza itirazına ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair kararı.
Özet: Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacının borçlu olmadığı iddiasıyla açtığı davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı, davacının istinaf başvurusu üzerine incelenmiş olup, önceki bozma kararı sonrası alınan üç kişilik bilirkişi heyeti raporunda senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edilmesi ve rapora yönelik çelişki iddialarının önceki yetersiz bilirkişi raporunun denetime elverişli olmaması nedeniyle yerinde görülmemesi üzerine, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esasa aykırılık bulunmadığına hükmedilerek davacının istinaf talebi esastan reddedilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/1293 Esas
KARAR NO:2026/988
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:21/04/2025
NUMARASI:2023/623 Esas, 2025/319 Karar
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:16/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlattığını, olduğunu, takip dayanağı senetteki keşideci olarak müvekkiline atfedilen imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, takibe senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının senet bedeli üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş, davalının istinafı üzerine verilen bu karar;Dairemizin 2021/2218 E-2023/1231 K.sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; incelenen takip dosyası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2021/2218 E., 2023/1231 K. sayılı ilamı doğrultusunda imza örnekleri toplanarak 3 kişilik grofologtan oluşan heyetten rapor alındığı, 23/02/2025 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre; takibe dayanak bononun ön yüzünde ...’e atfen atılı borçlu imzaları ile ...’e ait mukayeseye elverişli imza örnekleri incelendiğinde bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda eksiklikler ve çelişkiler mevcut olduğunu, yerel mahkemenin, yalnızca bir kısım mukayese imzası üzerinden değerlendirme yapan rapora dayanarak hüküm kurduğunu, oysa dosyada davacının banka dekontları, noter belgeleri ve resmi kurum kayıtları gibi çok sayıda mukayese imzası bulunduğunu, usul bakımından hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, bilirkişi raporlarındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, ilk raporda imzanın davacıya ait olmadığı, son raporda ise ait olduğu ileri sürüldüğünü, çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan ek rapor alınmasının zorunlu olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,Dairemizin kaldırma kararı sonrası 3 kişilik bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 23/02/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "davaya konu senet aslının ön yüzünde davacıya atfen atılı borçlu imzaları ile, davacıya ait iki farklı formatta atılı mevcut mukayese imzalarından geçerlilik süresi 16/04/2017 olan “SANDIK KURULUNCA KULLANILACAK SANDIK SEÇMEN LİSTESİ” aslında bulunan mevcut mukayese imzası arasında, işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler saptandığından inceleme konusu borçlu imzalarının davacının eli ürünü olduğu" kanaatine varıldığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu,Dairemizin kaldırma kararı öncesi tek grafolog bilirkişiden alınan bilirkişi raporunun, davaya konu senedin düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın yeterli emsal imza toplanmadan hazırlandığı, bu nedenle denetime elverişli olmayan söz konusu raporun, hükme esas alınan 3 kişilik heyet raporu ile çelişki oluşturmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/06/2026