İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil tazminatı davasında verilen ihtiyati haciz kararının muacceliyet ve yaklaşık ispat ilkeleri doğrultusunda uygun olduğuna hükmederek istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Bölge adliye mahkemesi, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince kaza yapan aracın tescil kaydı olmaması nedeniyle davalı anonim şirketin başka aracı üzerine 15.000 TL teminat karşılığında konulan ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddini ve davalının istinaf başvurusunu, haksız fiilden doğan tazminatın fiil anında muaccel hale geldiği ve yaklaşık ispatla ihtiyati haciz kararı verilebileceği gerekçesiyle esastan reddederek yerel mahkemenin kararını onamıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2026/1711
KARAR NO : 2026/1649
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 17/03/2026
NUMARASI : 2026/201 Esas (Derdest Dosya)
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 02/07/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebi ile birlikte ihtiyati haciz talebine karar verilmesi istemli olarak açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince 17/03/2026 tarihli ara karar ile; davaya konu kazaya karışan dava dosyaya sunulan delil ve belgeler, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluş şekli dikkate alındığında yargılama sonunda haklı bulunması halinde alacağına kavuşma ihtimalinin zorlaşabileceği göz önünde bulundurularak kaza tespit tutanağındaki kusur oranları dikkate alınarak davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin kabulü ile; dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de takdiren 15.000,00 TL nakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya aynı miktarda süresiz ve kesin banka teminat mektubunun sunulması koşuluyla; davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın aktif tescil kaydı bulunmadığı dikkate alınarak davalı ... A.Ş. adına kayıtlı ... plaka sayılı araç üzerine (yakalama tedbiri uygulanmaksızın) harçlandırılmış dava değeri(400,00TL) üzerinden ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... Anonim Şirketi'nin itirazı üzerine 01/07/2025 tarihli mürafaa duruşması yapılmış ve itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu ara karara karşı davalı ... Anonim Şirketi vekilli istinaf başvurusunda bulunmuştur.
HMK'nın 355.maddesi gereğince, kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda;
İİK'nun 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İİK'nun 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.
Davacılar tarafından iddia olunan zarar, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminat, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/2782 Esas ve 2019/11935 Karar 12/12/2019 tarihli kararı)
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/8964 Esas 2022/15530 Karar sayılı ilamında "...Uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu olan davalar, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrütüne ilişkin 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüte düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8., 9. ve 40. Hukuk
Dairelerinin yukarıda açıklanan ve benimsenen kararları da bu yöndedir." denilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları ve diğer deliller ile yaklaşık ispat kuralına göre değerlendirme yapılmak suretiyle verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Bu nedenlerle; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı ... A.Ş. vekilinin yukarıda esas numarası ve ara karar tarihi belirtilen İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 02/07/2026