İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinden ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan otoyol ve köprü geçiş ücreti itirazının iptali istinaf kararı.
Özet: Köprü ve otoyol geçiş ücretlerinin ödenmemesinden kaynaklanan icra takibine itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin asıl alacak ve icra inkar tazminatına hükmetmesi üzerine davalı, bilirkişi raporlarının çelişkili ve hatalı olduğunu, HGS/OGS hesaplarında yeterli bakiye olmasına rağmen tahsilat yapılmadığını ve verilen icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2022/1338 EsasKARAR NO:2026/957T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:21/06/2022NUMARASI:2019/700 Esas, 2022/636 KararDAVANIN KONUSU :İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:25/06/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... köprüsünün ve... Marmara çevre yolunun işletme hakkına sahip olduğunu, davalı tarafın 01/09/2016 - 20/10/2017 tarihleri arasında ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçları ile ücret ödemeksizin köprü ve otoyol geçişi yaptığını, bedeli ödenmeden yapılan geçiş ücretleri için Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin geçiş ücreti ve gecikme cezası olmak üzere toplam 12.443,40-TL asıl alacak ile bu alacağa takip tarihinden önce işlemiş faiz (328,47-TL) ve KDV (59,12-TL) yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir değil tüketici olduğunu, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde haksızlığını ikrar ettiğini, davacının ücretini ödemeden geçiş yapan kişinin hesabında bakiye olması durumunda 15nci günün sonunda iş bu bakiyeden alacağını tahsil etmesi gerektiğini, dava konusu araçlara ait HGS/OGS hesap dökümleri ilgili kurumlardan celp edildiğinde, ücretsiz gerçekleştiği iddia edilen geçişleri takiben hesapta yeterli bakiyenin olduğunun görüleceğini, dolayısıyla müvekkilinin geçiş ücretini usulüne uygun olarak ve zamanında ödediği, bu şekilde iddialarının ispat edildiğinin görüleceğini, iddialarının ücret ödemeden geçiş yapılmadığı yönünde değil, müvekkiline uygulanan cezanın davacının geçiş ücretini usulüne uygun olarak 15 gün içerisinde tahsil imkanı varken görevini ve sorumluluğunu yerine getirmeyerek keyfi bir mağduriyet yaratarak ilave ve haksız kazanç elde etme çabasına girdiği yönünde olduğunu belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştirİLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davalı tarafın ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçları ile 01/09/2016 - 20/10/2017 tarihleri arasında ücret ödemeksizin köprü ve otoyol geçişi yaptığı, ihlalli geçiş bedellerinin süresi içerisinde ödenmediğinin tespit edildiği, davacı tarafça davalının icra takibi öncesinde temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil sunulmadığı, bu sebeple davacının işlemiş faiz ve işlemiş faizin KDV'si taleplerinin reddi gerektiği, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 12.443,40 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 12.443,40 TL asıl alacak bakımından aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacı lehine 2.488,68 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, belirtilen bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; dosyada kök ve ek raporlar dahil 5 adet bilirkişi raporu aldırıldığını, bütün raporların birbiri ile çeliştiğini, hükme esas alınan 31.01.2022 tarihli kök rapor ve 21.04.2022 tarihli ek raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 31.01.2022 tarihli kök raporda müvekkiline ait 7 aracın 72 adet geçiş ihlali yaptığını, bunların asıl alacağının 2.672,00 TL, 4 katı ceza uygulama miktarının da 10.688,00 TL olduğunun belirtildiğini, raporun hesaplama tablosunun 22 numaralı sayfada yer alan 2 numaralı geçiş ücretinin 40,60 TL olmasına rağmen 131,85 TL üzerinden hesaplama yapıldığını, yaptıkları itirazın ek raporda da kabul görmediğini, 15.12.2020 tarihli farklı bir bilirkişinin ek raporunda asıl alacak geçiş ücretleri 2.580,75 TL olarak hesaplanmış olup, hükme esas alınan heyet raporunda ise bu ücretin 2.672,00 TL olarak baz alındığını, ortada aleni bir şekilde maddi hata varken bu husu göz ardı edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu araçların HGS hesapları incelendiğinde geçişi izleyen 15 gün içerisinde bakiye olmasına rağmen ücretlerin çekilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkeme tarafından hükmedilen icra inkar tazminatının da hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; ihlalli geçişten kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Büyükçekmece 3. İcra Dairesi’nin ... sayılı takip dosyasında, davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 27.321,40 TL asıl alacak, 129,82 TL KDV, 721,20 TL faiz olmak üzere toplam 28.172,42 TL ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ettiği ve takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafından dava dilekçesinde harca esas değer olarak 12.830,99 TL gösterilmiş olup, bunun 12.443,40 TL sinin asıl alacak, 328,47 TL işlemiş faiz ve 59,12 TL sinin KDV olduğu belirtilmiştir. Hükme esas alınan 31/01/2022 tarihli heyet raporunda özetle; davalı tarafın 01/09/2016 - 20/10/2017 tarihleri arasında ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçları ile 01/09/2016 - 20/10/2017 tarihleri arasında ücret ödemeksizin köprü ve otoyol geçişi yaptığını, davacı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu detaylı listesinde, 01/09/2016 - 30/10/2017 tarih aralığında davalı tarafa ait 7 adet aracın 72 adet ihlalli geçişinin liste ve görüntülerinin olduğu, davalı tarafın takibe konu olan ihlalli geçiş ücretlerini ödediğini ispat etmesi gerektiği, 72 adet ihlalli geçişe konu asıl alacak tutarının 2.672,00-TL olduğu dayanarak davacının 4 katı idari para cezası ekleyerek gecikme cezasının tutarı 10.688,00-TL olarak, toplam alacak tutarının 13.360,00-TL olarak hesaplandığı, takip tarihine kadar işlemiş faizin 431,46-TL, KDV tutarı 77,66-TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın 12.443,40-TL Asıl, 328,47-TL faiz 59,12-KDV olmak üzere toplam 12.830,99-TL alacak talebinin mahkemenin takdirinde olduğu bildirmiştir. 22/04/2022 tarihli ek raporunda özetle; kök raporda yapılan hesaplamaların davacı tarafın sunduğu liste ve dökümler üzerinden yapıldığını, davacı tarafın talebinin takip talebinde ve dava dilekçesinde farklı olduğunu, dosya muhteviyatında alınan raporlardaki çelişkinin de hem bu yönde hem de geçiş ücretlerine yapılan misli ceza eklemelerinden kaynaklandığını, davacı tarafından sunulan ihlalli geçiş listesinde 72 adet geçişin ücretinin 2.672,00 TL + 4 katı = 10.688,00-TL, toplam borcun da 2.672,00-TL + 10.688,00-TL =13.360,00-TL olduğunu, dolayısıyla hesaplama da her hangi bir yanlışlık bulunmadığını, taraflarınca hazırlanan 31/01/2021 tarihli rapordan önceki en son 23/08/2021 tarihli heyet raporunda bilirkişi ...'ın da heyete iştirak ettiği ve heyet raporunda çıkan sonucun 5.464,28-TL geçiş ücreti, 21.791,80-TL ceza ve 27.256,08-TL toplam borç yönünde olduğu, kök raporda raporlar arası çelişkinin nedenlerinin irdelendiğini, kök rapordaki sonuç ve kanaatinin değişmediğini bildirmiştir.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda, davaya konu ihlalli geçiş tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan yasal mevzuat uyarınca, ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davalıya ait araçlar ile davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirildiği, davacının davaya konu ihlalli geçiş tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasal mevzuat uyarınca ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu gibi ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarının da ödenmediği anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporunda, raporun hesaplama tablosunun 22 numaralı sayfada yer alan 2 numaralı geçiş ücretinin 40,60 TL olmasına rağmen 131,85 TL üzerinden hesaplama yapıldığını, yaptıkları itirazın ek raporda da kabul görmediğini, 15.12.2020 tarihli farklı bir bilirkişinin ek raporunda asıl alacak geçiş ücretleri 2.580,75 TL olarak hesaplanmış olup, hükme esas alınan heyet raporunda ise bu ücretin 2.672,00 TL olarak baz alındığını, ortada açık bir şekilde maddi hata varken bu husus göz ardı edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Huzurdaki dava itirazın iptali davası olup takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı tarafından takip takibinde 01.09.2016 tarihli ...-... plakalı aracın geçiş ücreti ve para cezası olarak 40,60 TL talep edilmesine rağmen hükme esas alınan alınan bilirkişi raporunda geçiş ücreti olarak 131,85 TL ve ceza tutarı 527,40 TL olmak üzere toplam 659,25 TL hesap edilmesi hatalı olmuştur. Ancak ne var ki, davacının iş bu davadaki geçiş ücreti ve ceza talebi 12.443,40 TL olup bilirkişi raporunda ise, davacının geçiş ücreti ve ceza tutarı toplamı 13.360,00 TL hesap edilmiştir. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde geçiş bedeli yönünden ileri sürdüğü fark 618,65 TL (659,25 TL-40,60 TL) olup, davacının talebi ile bilirkişi raporunda tespit edilen alacak miktarı arasında da geçiş ücreti ve ceza tutarı yönünden 916,60 TL'lik bir fark bulunmaktadır. Davacının talebinin bilirkişi hesaplaması ile tespit edilen tutardan az olduğu dikkate alındığında,İlk derece Mahkemesince, davacı talebi ile bağlı kalınarak karar verilmiş olması nedeniyle bilirkişi raporundaki maddi hatadan kaynaklı 618,65 TL lik farkın sonuca etkili olmadığı değerlendirilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu ileri sürmüş ise de, ilk derece Mahkemesince hükme esas alınan 31.01.2022 tarihli kök rapor ve 21.04.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda, dosya muteviyatında bulunan bilirkişi raporlarındaki mali olarak çelişkinin nedeninin geçiş ücreti üzerine yapılan idari para cezası ekleme oranlarından ve işlemiş faiz hesaplamalarından kaynaklandığı açıklanmıştır. Yine bilirkişi raporunda 01.09.2016-30.10.2017 tarih aralığında davalıya ait 7 adet aracın 72 adet ihlalli geçişinin liste ve görüntülerinin olduğu belirtilerek 72 adet ihlalli geçişe konu geçiş ücreti ve dört katı para cezası toplamı hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde değildir. Öte yandan ihlalli geçiş yaptığı sabit olan davalının otoyol geçiş ücretlerine ilişkin borcu, likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince karar altına alınan alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de isabetli olmuştur.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/700 Esas, 2022/636 Karar sayılı ve 21/06/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 212,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 519,50 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25.06.2026