Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun reddini, sanığın usul ve delil iddialarına rağmen hukuka uygun bularak oybirliğiyle onadı.
Özet: Hakaret suçundan mahkûm edilen sanığın, müdafii olmadan alınan beyanının ve delillerin hukuka aykırı olduğu ile haklarının hatırlatılmadığı iddialarıyla istinaf başvurusunun reddine dair bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine yapılan incelemede, sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılamanın usul ve esaslara uygun yürütüldüğü, ancak mağdur sayısı dikkate alınarak TCK 43. maddesi uyarınca cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak artırılması gerekirken bu hususun gözetilmemesinin aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmayacağı belirtilerek, genel itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin esastan reddine ve hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/5989 E.  ,  2026/6471 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1101 E. 2024/727 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; 5271 sayılı Kanun'daki haklarının hatırlatılmadığına, müdafii olmadan savcı huzurunda verdiği beyana itibar edilmesinin hatalı olduğuna, delilin hukuka uygun olmadığına ve hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanığın savunması, katılanların beyanları, tutanak ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, 5271 sayılı Kanun'daki hakları da hatırlatıldığından sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken mağdur sayısı dikkate alınıp artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2026 tarihinde karar verildi.