Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve usul hatalarına ilişkin kanun yararına bozma isteminin incelenmesi.
Özet: Yüksek Mahkeme, hakaret başta olmak üzere çeşitli suçlardan mahkum olan sanık hakkında, yerel mahkemenin denetim süresinde yeni suç işlenmesi sebebiyle açıklanması geri bırakılan hükmü aynen açıklamak yerine adli para cezasını artırarak değiştirmesi ve hüküm gerekçesinde belirtilen yasal indirim maddesini (TCK 32/2) uygulanmaması gibi hukuka aykırılıklar tespit etmiş; mevcut kanun yararına bozma isteminin yalnızca hakaret suçuyla sınırlı kalmayıp, dosyadaki diğer aykırılıklar yönünden de genişletilmesi hususunda Adalet Bakanlığından görüş alınması için dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.
4. Ceza Dairesi         2026/1813 E.  ,  2026/6467 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/27 E. 2024/397 K.
SUÇ : Hakaret
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarih ve 2026/6488 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26/04/2022 tarihli ve 2021/41361 esas, 2022/1181 karar sayılı ilamında yer alan ''...CMK'nın 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması yerine sanığın beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirdiğinden,...'' şeklindeki açıklama değerlendirilerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince sanık hakkındaki hüküm açıklanırken açıklanması geri bırakılan hükümde değişiklik yapılmaksızın mevcut haliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hakaret suçundan 1.240,00 Türk Lirası adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken 1.500,00 Türk Lirası adli para cezasına hükmedilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İncelenen dosyada,
1. Sanık hakkında hakaret, kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma ve tehdit suçlarından kurulan hükme ilişkin gerekçede 5237 sayılı Kanun'un 32/2. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin belirtilmesine karşın hükümde bu madde uygulanmayarak çelişkiye neden olunması hukuka aykırıdır.
2.Sanık hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 136/1, 32/2 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilip hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, yine sanık hakkında tehdit suçundan aynı Kanun'un 106/1, 32/2 ve 62. maddeleri gereğince 4 ay 5 gün hapis cezasına hükmedilip hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, denetim süresi içinde suç işlemesi nedeniyle hükümler açıklanırken 5271 sayılı Kanun'un 231/11 maddesine aykırı olarak aynen açıklanmaması hukuka aykırıdır.
İnceleme konusu hükümler hakkında belirlenen hususlar yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.