Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin, Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddi kararına yönelik yetki ve ölçülülük itirazlarının istinaf incelemesi.
Özet: İncelemekte olduğumuz bu hukuki evrak, karşılıksız bir çekten kaynaklanan alacak sebebiyle ihtiyati haciz talebinin kabulü ve ardından borçlunun bu karara karşı yaptığı itirazın ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, borçlunun yetkisizlik, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı ve tedbirin orantısız olduğu iddialarıyla başlattığı istinaf başvurusunu konu almaktadır; belgede, alacaklının ise ihtiyati haciz koşullarının yerine geldiğini ve itirazın icra mahkemelerinin yetkisinde olması gerektiğini savunduğu belirtilmektedir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/723 - 2026/1192
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/723 KARAR NO : 2026/1192T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 26/02/2026 Tarihli Ek KararNUMARASI : 2025/371 D.İş Esas - 2025/373 D.İş KararİHTİYATİ HACİZTALEP EDEN : ESSEL SELÜLOZ VE KAĞIT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ : Av. ...İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDEN : SUN İHTİYAÇ MALLARI VE TÜKETİM SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ : Av. ...TALEP TÜRÜ : İhtiyati Haciz Kararına itiraz TALEP TARİHİ : 03/02/2026KARAR TARİHİ : 22/06/2026KR. YAZIM TARİHİ : 14/07/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:İhtiyat haciz talep eden vekilinin talep dilekçesinde özetle; TEB Tarsus Şubesine ait, 08/11/2025 keşide tarihli, 7028067 çek numaralı, 200.000,00-TL bedelli çekten dolayı karşı taraftan 200.000,00-TL alacaklı olduğunu, çek bedelinin vadesinde ödenmediğini, bankaya ibraz edilen çekin karşılıksız oluğunu belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-İhtiyati haciz talebinin KABULÜ ile ; -Alacak miktarının % 15'i oranında nakdi teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi yada teminat mektubu ibraz edilmesi halinde borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslar üzerindeki hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının İcra ve İflas Kanunu'nun 257 maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE, -Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde Kocaeli İcra Dairesinden kararın infazını talep etmediği takdirde İcra İflas Kanunu' nun 261. Maddesi gereği kararın kendiliğinden kalkacağına ... " karar verilmiştir. İhtiyati hacize itiraz eden karşı taraf vekili 03/02/2026 tarihli dilekçesinde; ihtiyati haciz kararının tedbirde ölçülülük ilkesine aykırı bir şekilde müvekkillerinin ticari ve ekonomik hayatını sekteye uğratacak biçimde bankalar ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları yönünden itiraz incelemesi ile ihtiyati haciz infazının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 26/02/2026 tarihli ek karar ile; " ... 1-İhtiyati hacze yapılan itirazın reddine, ... " şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle yapılan ihtiyati haciz başvurusu yetkili yerde yapılmadığını, yapılan başvuruya esas çek incelendiğinde görüleceği üzere yetkili mahkemeler Tarsus -ihtiyati haciz başvurusu halinde Mersin Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olmasına rağmen yetkisiz mahkemeye başvuru yapılması sebebi ile öncelikle yetki itirazlarının kabulünün gerektiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, itiraz edenin tüm malvarlıklarına konulan hacizlerin miktarı ile yatırılan teminat tutarı kıyaslandığında hiç bir suretle yatırılan teminat tutarına göre bu denli alacak miktarını çok çok aşacak şekilde ve ticari hayatlarını sarsacak şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesine olanak olmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.İhtiyati haciz talep eden vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından verilen ihtiyati haciz kararlarının bir icra takip muamelesi olmaması nedeniyle, ihtiyati haciz kararının uygulanması ile ilgili itirazların inceleme merciinin, ihtiyati haciz kararı veren Asliye Ticaret Mahkemeleri olmadığı, yerel mahkemenin de itirazın reddine yönelik gerekçesinde yer verdiği üzere icra mahkemelerinin olduğunun sabit olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu beyan ile; karşı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/371 D.İş Esas - 2025/373 D.İş Karar sayılı 26/02/2026 Tarihli Ek Kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 17/11/2025 tarihli karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, bu karara karşı, karşı tarafın itiraz etmesi üzerine 26/02/2026 tarihli ek karar ile ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verildiği, karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; ihtiyati haciz talep eden vekilice sunulan talep dilekçesinde; borçlu tarafından keşide edilen TEB Tarsus Şubesine ait, 08/11/2025 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 200.000,00 TL bedelli çekten kaynaklanan alacağın vadesinde ödenmediğini, süresinde bankaya ibraz edilen çekin karşılıksız çıktığını, alacağın muaccel ve kambiyo senedine dayalı bulunduğunu belirterek, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 ve devamı maddeleri uyarınca borçlunun mal varlığı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince dosya kapsamındaki belgeler ve deliller değerlendirilerek ihtiyati haciz isteminin kabulü ile alacak miktarı üzerinden %15 oranında teminat alınması koşuluyla borçlunun mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği, borçlu vekilince, 03/02/2026 tarihli itiraz dilekçesi ile; ihtiyati haciz kararının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari ve ekonomik faaliyetlerini ciddi şekilde olumsuz etkileyecek nitelikte bulunduğunu, özellikle bankalardaki hesapları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının haczedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince yapılan itiraz incelemesi sonucunda, 26/02/2026 tarihli kararla ihtiyati hacze yönelik itirazın reddine karar verildiği, verilen karara karşı, borçlu vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık; ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.2004 sayılı İİK'nın 257-(1) maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." 2004 sayılı İİK'nın 257-(2) maddesi "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." 2004 sayılı İİK'nın 258-(1) maddesi" ...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur..." hükmü düzenlenmiştir. İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmeden (İİK m.258) ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir.Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.Ancak; kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde; tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukuki korumalarda; bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte; “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştirEldeki davada, davacı vekilince ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, mahkemece talebin kabulü ile ihtiyati haciz kararı verildiği, verilen karara karşı davalı tarafça itiraz edildiği, mahkemece itirazın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davalı vekilince kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.Eldeki davada, ihtiyati haciz istemine dayanak çekin süresinde bankaya ibraz edildiği, karşılıksız işlemine tabi tutulduğu ve böylece alacağın yaklaşık olarak ispat edildiği anlaşılmaktadır. Borçlu tarafından ileri sürülen itirazlar, ihtiyati haciz şartlarını ortadan kaldıracak nitelikte bulunmayıp, uyuşmazlığın esasına ilişkin savunma mahiyetindedir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz isteminin kabulüne ve sonrasında ihtiyati hacze yönelik itirazın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından verilen kararın yerinde olduğu değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; ihtiyati hacze itiraz edenin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/06/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*