Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, mal teslim edilmeyen ve tahrifat iddiasıyla geçersiz olduğu savunulan teminat çekleri hakkındaki menfi tespit davasının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir inşaat işi kapsamında teminat olarak verilen, ancak mal teslim edilmediği ve keşide tarihlerinde tahrifat yapıldığı iddia edilen çekler nedeniyle açılan menfi tespit davası ile bu çeklerin iyi niyetli hamili olduğunu savunan bankaların alacak davalarını içeren, alt mahkeme kararının istinaf incelemesidir; davacı, çeklerin bedelsiz kaldığını, sahtecilik yapıldığını ve borçlu olunmadığını ileri sürerken, davalı bankalar ise şahsi defilerin kendilerine karşı ileri sürülemeyeceğini ve çeklerin geçerliliğini savunmaktadır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/305 - 2026/916
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/305 ( KABUL KALDIRMA)KARAR NO : 2026/916T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 23/11/2023ESAS-KARAR NO : 2015/719 E 2023/691 KDAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 22/06/2026YAZILDIĞI TARİH : 20/07/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi Asıl davada davalı birleşen davada davacı banka vekili ve birleşen davada davalı temlik alan vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜİDDİANIN ÖZETİ Asıl ve birleşen Ankara 13. ATM'nin 2015/715 esas sayılı davada; davada davacı vekili ; müvekkilinin davalı ... Sanayi ve Tic. LTD Ş. ‘den inşaat işleri nedeniyle demir satın almak için teminat olarak çekler verdiğini, mal teslim edilmemesine rağmen çeklerin iade edilmediğini, bankaya da ibraz edilmediğini, talep edilmesine rağmen de iade edilmediğini, çeklerin iade edilmesi hususunda noter aracılığı ile ihtarname gönderilmesine rağmen de davalı tarafından çeklerin iade edilmediğini, bedelsiz kalan çeklerin keşide tarihinde tahrifat yapılmak suretiyle ibrazının sağlandığını, tahrifat iddiasının mutlak defi niteliğinde bulunduğunu ve herkese karşı ileri sürülebileceğini, asıl ve birleşen davada dava konusu çeklerde tahrifat yapıldığını, çeklerin ciro edildiğini hamillerin iyi niyetli kabul edilemeyeceğini belirterek ... ...Şubesine ait, 212.500,00 TL, 210.350,00 215.000,00 TL bedelli, çekler nedeniyle teselsül esasında davalılara borçlu olunmadığının tespitine, çeklerin iadesine yada iptaline, bedelinin ödenmesi halinde bedelinin en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİ:Asıl davada davalı ... Bankası vekili ; bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, davaya konu ... ...Şubesine ait, ... nolu, 212.500,00 TL bedelli çekin davalı ... ve Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle borçların teminatın teşkil etmek üzere temlik cirosu ile devir edildiğini, dava konusu çekin unsurlarının tam olduğunu, davacı ile diğer davalı arasındaki ticari ilişkinin bozulmasının çekin geçerliliğini etkilemeyeceğini, iyi niyetli bankaya karşı çekin geçersizliğinin ileri sürülmesinin mümkün olmadığını bildirerek öncelikle yetki ve husumet nedeniyle, aksi halde esastan davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/715 esas sayılı dosyası yönünden,SAVUNMANIN ÖZETİ: Birleşen davalı ...Bankası A. Ş. vekili ; davacı ... . San. ve Tic. Ltd . Şti.‘den davalı bankadan krediler kullandığını, kredi kullanımı sırasında 210.350,00 TL bedelli ve 215.000,00 TL bedelli çeklerin tahsil amacıyla ciro edilerek teslim edildiğini, şahsi defilerin bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, çeklerin teminat çeki olduğu iddiasının yerinde olmadığını, teminat çeki olsalar bile ödenmelerinin gerektiğini, çekin kayıtsız ve koşulsuz ödeme aracı olduğunu, davacı ile diğer davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında malların teslim edilmemesi nedeniyle borçlu olunmadığına yönelik iddianın bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İDDİANIN ÖZETİ:Birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/361 esas sayılı dosyası yönünden:Davacı ... Bankası Anonim Şirketi vekili; ... ...Şubesine ait, ... nolu, 212.500,00 TL bedelli çekin davalı ...Sanayi Anonim Şirketi tarafından ... Paz. San. ve Tic. Ltd .Şti.‘nin kullanmış olduğu genel kredi sözleşmesi borcuna mahsup edilmek üzere ciro edilerek devir edildiğini, çekin ödenmesi amacıyla Ankara 28. İcra Dairesinin 2015/16824 esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takibe davalının itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek çek bedelinin reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davacı Birleşen davada davalı ... Sanayi Anonim Şirketi vekili; davada hukuki yararının bulunmadığını, çekin keşide tarihi dikkate alındığında zaman aşımı süresinin dolduğunu, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığını, davalının çek nedeniyle borcunun bulunmadığını bilen davacının çeki süresinde ibraz etmediğini, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanamayacağını, çekte tahrifat olduğunu, iyi niyetli hamilin sorumluluğunun bertaraf edilmediğini, tahrifat iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceğini bildirerek öncelikle zaman aşımı nedeniyle davanın reddine, aksi halde derdestlik nedeniyle davanın reddine veya hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİMahkemece; asıl ve birleşen dosyalara yönelik olarak yapılan inceleme sonucunda: Davacı ... Sanayi Anonim Şirketi ile davalı ... ve Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında alım satım nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişki kapsamında davalı ... tarafından yapılacak demir teslimi amacıyla avans olarak ... ...Şubesine ait, ... nolu, 210.350,00 TL bedelli, ... nolu, 215.000,00 TL bedelli, ... nolu, 212.500,00 TL bedelli çeklerin keşide edilerek teslim edildiği, davalı ... tarafından ... ...Şubesine ait, ... nolu, 212.500,00 TL bedelli çekin kullanılan kredinin teminatı ve ödemesi amacıyla davalı ... Bankası Anonim Şirketine, ... ...Şubesine ait, ... nolu, 210.350,00 TL bedelli, ... nolu, 215.000,00 TL bedelli çeklerin ise ...Bankası Anonim Şirketine ciro yolu ile devir edildiği, asıl ve birleşen dosyalar kapsamında alınan bilirkişi raporları ile çekler üzerinde yer alan keşide tarihlerinin tahrifat yapılmak suretiyle değiştirildiğinin tespit edildiği, davacı ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporları ile asıl ve birleşen davalarda davaya konu çeklerin avans olarak davacı ... tarafından davalı ...'a teslim edildiğinin ve çekler karşılığında mal teslimine ilişkin düzenlenen faturanın bulunmadığının tespit edildiği, bu hali ile davacı ...'nın davalı ... tarafından mal tesliminin yapılmaması nedeniyle asıl ve birleşen davaya konu çekler nedeniyle borcunun bulunmadığı, asıl ve birleşen davalarda kredi ilişkisi kapsamında teminat ve ödeme amacıyla çekleri ciro yolu ile devir alan bankaların tacir oldukları, ciro yolu ile almış olsalar bile tahrifat olması yada tahrifat şüphesinin bulunması halinde basiretli bir tacir ve güven kurumu olarak gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalarının gerektiği, ancak davalı bankaların ilk bakışta keşide tarihlerinde tahrifat olduğu yönünde şüphe uyandıran ve keşide tarihlerinde tahrifat yapıldığı bilirkişi raporu ile tespit edilen çekleri almaları nedeniyle iyi niyetli üçüncü kişi olarak kabul edilmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl dava ve Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/715 esas sayılı dosyasında ... tarafından açılan davaların kabulüne, birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/361 esas sayılı dosyasında açıklanan nedenler karşısında ...'nın sebepsiz zenginleşmediğini ispat ettiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen davalarda davalılar ve birleşen davada davacı banka vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİ :I-) Asıl davada davalı birleşen davada davacı banka vekili ; şahsi defilerin bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, davacının demir alım satımı işlemleri gereği adı geçen çekleri teminat amacıyla verdiğini iddia ettiğini, çekin teminat senedi olup olmadığı konusu ancak satım sözleşmesinin tarafları arasında tartışılabilecek nitelikte olup ayrıca teminat senedi olmasının dahi çeklerin kambiyo senedi vasfının yitirmesine neden olmayacağını bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.II-) Birleşen davada davalı temlik alan vekili ; davaya konu çeklerin bedelsizlik iddiasının iyiniyetli ciro yoluyla hamile karşı ileri sürülemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık; asıl ve birleşen davaya konu davacının keşideci olduğu çeklerin keşide tarihinin tahrif edilip edilmediği ve bedelsiz olup olmadığı ciro yoluyla hamil sıfatına sahip olan davalılara karşı bedelsizlik iddiasının ileri sürülüp sürülemeyeceği hususuna ilişkindir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEAsıl ve birleşen davaya konu çeklerin keşide tarihinin tahrif edildiği süresinde bankaya ibraz edilmeyen çeklerin avans çekleri olup bedelsiz kaldıkları iddiasın adayalı menfi tespit ve çeklerin iadesi istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Öncelikli irdelenmesi gereken husus; davacının tahrifat iddiası bakımından mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre mahkemece alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yeniden rapor alınıp sonucuna göre bu istem hakkında bir karar verilmesi gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.Uyuşmazlık; asıl ve birleşen davaya konu çeklerin keşide tarihindeki tahrifat olgusu iddiası ile çekin ibraz süresinden sonra ibraz edildiğine ilişkin iddiayı davalılara ileri sürüp süremeyeceği, buradan varılacak sonuca göre keşide tarihinde tahrifat olgusunun bulunup bulunmadığı hususunda hükme esas alınan bilirkişi incelemesinin hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı hususuna ilişkindir.Davacı keşideci borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtekarlık(tahrifat) iddiası mutlak def’idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir. Yargısal uygulamada tahrifat (sahtelik) iddiasını, bilirkişi incelemesi yaptırmadan kendi görgü ve bilgisi ile çözümleyemeyeceği kabul edilmektedir.Kambiyo senedinin lehtara verilmesinden sonra senet metninde yapılan değişikliklere tahrifat denir. Şekli unsurları tamam olan tedavüldeki senede bazı ilaveler yapılabilir veya bazı kayıtlar silinip, karalanabilir. Senet metni üzerinde yapılan tahrifat poliçe kelimesine, bedele, vade ve keşide tarihine, ödeme ve keşide yerine, lehtarın ismine vb. ilişkin olabilir. HMK'nın 207. maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir. Senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkârı hâlinde yok hükmündedir. Bu nedenle, senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. İmzaya veya paraf imzasına itiraz hâlinde ise mahkemece yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin paraflı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması hâlinde düzeltme yok hükmünde olup senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılması gerekir (Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Ankara, C. 1, s.687; Hakan Pekcanıtez vd., Medeni Usul Hukuku, İstanbul, 2017, C. 2, s.1775-1776).Bilirkişi incelemesi takdirî bir delil olup HMK'nın 282. maddesine göre hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirecektir. Ne var ki bu serbesti, hâkime keyfiyete dayalı bir takdir hakkı tanımaz; hâkim ne sebeple raporu hükme esas alamadığını ve yeniden incelemeye ihtiyaç duyduğunu yahut incelemeyi yeterli gördüğünü taraf itirazlarını karşılayacak ve hükmün denetimine olanak sağlayacak şekilde ortaya koymalıdır. Dolayısıyla bilirkişi raporundaki değerlendirme açık, net ve yeterli görülmez, tereddüt uyandırıcı açıklamalar içerdiği ya da taraf itirazlarını karşılamadığı için hükme esas alınacak güçte bulunmaz ise hâkimin taraf isteği veya kendiliğinden, aynı ya da bir başka bilirkişi eliyle yeniden yapacağı incelemenin daha öncekilere göre tüm bu şüpheleri giderecek nitelik ve güçte olması gerektiği açıktır.Hâkimin bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyduğu hâllerde, imza ve yazı incelemelerinin bu konuda gerekli bilgi, tecrübe ve donanıma sahip uzmanlar tarafından yapılması gerekir. Adli bilimler, bilimsel yöntemlerle çalışan bir bilirkişilik disiplinidir ve imza/yazı incelemeleri de özel ve teknik bilgi ve prensiplere tâbi olup hukuk sistemimizde imza ve yazı incelemeleri Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi, Kriminal Polis Laboratuarları, Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı, bu konuda ihtisaslaşmış üniversiteler yahut bilirkişilik sisteminde yer alan grafoloji uzmanları gibi kişi ve kuruluşlar tarafından yapılmaktadır. Diğer taraftan adli bilimler disiplininin bir dalı olan kriminalistiğin özel bir sahası olan adli grafoloji ve belge sahteciliği dalı, el yazısı ve imzaların grafolojik açıdan kişinin samimi yazı ve imzalarının karakteristik yazım özelliklerinin tespitini ve belirlenen karakteristiklerin, araştırılan (incelemeye konu olan) yazı ve imzalarda da var olup olmadığının incelenmesini içerir. Mahkemece bilirkişi raporu yeterli görülür ise bu rapora göre, yeterli görülmez ise ek rapor alarak veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırarak sonucuna göre karar verilir.Bilirkişi ... tarafından sunulan 28/12/2015 tarihli rapor ile, dava konusu çekin keşide tarihinin ay hanesinde bulunan 6 rakamının benzer evsafta kalemle yapıldığından rakamın değiştirilmesine yönelik olduğuna veya sonradan yapılmış olduğuna dair yazı kaligrafisinde bozulmalara rastlanılmamış olduğu, tahrifat bulgusunun tespit edilemediği anlaşılmıştır.İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 18/04/2016 tarihli raporu ile, çekin keşide tarihinin ay hanesinin birler basamağında yer alan "..." rakamının düşey kısmı ile dairesel hareketin başlangıç noktasında kopukluk bulunduğu, dairesel hareket içerisinde kalem ucunun yer yer fazla mürekkep bıraktığının görüldüğü, ancak söz konusu rakam oluşturuluşunda farklı bir mürekkep bakiyesi ile belirgin bir fulaj farkı gözlenmediği, mevcut bulgularla iddia doğrultusunda tahrifat yapılıp yapılmadığı hususunda herhangi bir saptamaya gidilemediği hususlarının tespit edilmiştir.Bilirkişi ...tarafından düzenlenen 20/02/2017 tarihli rapor ile, imzaların ıslah mürekkeple atıldıkları, belgelerin orijinal ve imzaların küre uçlu tükenmez kalemle oluşturulduğu, keşide tarihinin yazılı olduğu kısımdaki ay hanesinde yer alan "..." rakamında tahrifat olduğu, "..." rakamının "..." olarak değiştirildiği, keşide tarihindeki "..." ve "..." yazan kısımlarda kullanılan tükenmez kalemlerin aynı olmadığı, aynı zaman aralığında yazılmadıkları hususları belirtilmiştir.Asıl davada davaya konu çeke yönelik çekin keşide tarihinde yapılan tahrifat yönünden Hükme esas tek kişiden alınan son rapor ile diğer ilk iki raporlar arasında çelişki mevcut olup çelişkili raporlara dayalı olarak eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilemez. Davacı yanın tahrifat iddiasına yönelik mahkemece alınan raporlar arasındaki çelişkiyi giderici, yeniden oluşturulacak ve yazı biliminden anlar Güzel Sanatlardan üç kişilik bilirkişi kurulundan veya Jandarma Kriminalden yada Adlî Tıp Üst Kurullarında değil Fizik İhtisas Dairesinin genişletilmiş uzmanlar heyetinden usulüne uygun rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Yukarıda açıklanan usule göre düzenlenmiş, çelişkiyi giderici ve denetime elverişli olacak şekilde rapor alınması gerekirken bu yönün göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Kabul kaldırma nedenine göre bu aşamada davalıların diğer istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamıştır.HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle KABULÜ ile; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2015/719Esas, 2023/691Karar ve 23/11/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatıranlara. İADESİNE,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 22/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."