Yurt dışındaki projenin iç karışıklıklar nedeniyle akamete uğrayan tedarik sözleşmesinden kaynaklı, alacaklı temerrüdü ve tevdi hakkı iddialarıyla açılan icra takibine itirazın iptali davasına dair Bölge Adliye Mahkemesi değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalı ile imzaladığı tedarik sözleşmesi uyarınca üretilen malların bedelinin ödenmemesi ve teslim alınmaması üzerine başlattığı ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davayı konu almaktadır; davacı, projenin yapılacağı ülkedeki iç karışıklıklar nedeniyle davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu yüzden davalıyı temerrüde düşürerek malları depoya naklettiğini ve icra takibi başlattığını iddia ederken, davalı ise kendi sözleşmelerinin ana proje sözleşmeleriyle bağlantılı olduğunu ve ana sözleşmelerdeki idare ile müşavir rollerinin uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınması gerektiğini savunarak itirazını gerekçelendirmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2039 KARAR NO: 2026/829TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 26/05/2022NUMARASI: 2020/609 Esas, 2022/313 KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18/06/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firma ile davalı taraf arasında 08.01.2019 tarihinde 90.000,00 Euro bedelli “... Tedarik Sözleşmesi” imzalandığını, iş bu sözleşme dayanak alınarak davalı taraf aleyhine 21.09.2020 tarihinde .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, 2. müvekkili ile davalı tarafın imzaladığı sözleşmenin ... Demokratik Halk Cumhuriyetinin, ... vilayetinde yapılacak olan ... ve ekleri projesi inşaatı kapsamıtıda ... tedariğine ve montajına yönelik olduğunu, müvekkili şirketin ilgili sözleşmenin gerektirdiği tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olup sözleşmeye konu tüm ürünlerin montaja hazır halde üretilmiş olduğunu müteaddit defalar davalı tarafa bildirdiğini, bu duruma karşılık davalı tarafın, ...'de iç karışıklıkların olduğunu belirttiği, bu nedenle müvekkili şirketçe ürünlerin teslimatının yapılamadığı, davalı taraftan hiç bir ödeme alınamadığını, 3. müvekkili şirketin bu bildirimlerine karşılık davalı tarafın TBK 106. maddesi “Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun barcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık flillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur.” uyarınca temerrüde düşürüldüğünü, müvekkili şirket tarafından davalıya ürünlerin tamamını bünyelerinde bulunan bir depoya aldırmaları, montaj hariç şekilde ödeme yapmaları bilgisinin verildiğini, ürünleri aldırmamaları durumunda müvekkili şirketçe bir depo kiralanarak ürünlerin nakliye olmuş şekilde taşınacağı, + Kdv şeklinde faturanın kesileceği ve 90 gün içinde ...'e sevkiyatın gerçekleşmesi halinde Kdv'nin mahsuplaşılacağı, ödemelerin yapılması durumunda ... veya farklı bir şantiyede ürünlerin montajının ücreti mukabilinde yapılacağı bildiriminde bulunulduğunu, bildirimin devamında ödeme ve depolama alanı ile ilgili 7 işgünü içerisinde dönüş yapılmasımı aksi halde yasal sürecin başlatılacağı ihtar edildiğini,4.TBK'nun bir şeyin teslimine ilişkin edimlerde tevdi hakkını düzenleyen 107. maddesi “Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir.” hükmü gereğince davalıya .... Noterliği marifetiyle gönderilen 04.02.2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiği ve bu ihtarnameye davalı tarafından herhangi bir cevap verilmediği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca imal edilen malların ihtarnamede adresi belirtilen depoya nakledildiğini, bunun üzerine uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuğa başvurulduğu, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığı, davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, davalının ödeme emrine haksız ve dayanaksız itiraz etmesi üzerine işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, tüm bu nedenlerle, davalının .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyasına karşı yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamnına, davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmenin, ...'de yapılması planlanan ... inşaatı projesi sözleşmelerine bağlı olarak yürürlüğe giren bir sözleşme olduğunu, huzurdaki sözleşme yorumlanırken ve bu sözleşmeye göre uyuşmazlık çözümlenirken, bağlı olunan ana sözleşme ve bu sözleşmelerde belirtilen idare ile iş sahibi şirketlerin konumunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ana sözleşme ile alt sözleşmelerinin tarafları ve idare'nin sözleşmelerin uygulanmasındaki işlevinin tespit edilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin “Tanımlar” ve “Sözleşme Konusu”bölümlerinde bu hususların açıklardığını,Tanımlar başlıklı bölümde şu şekilde açıklamalar bulunduğunu; İDARE: ... tarafından yapılan işin (... ve ekleri projesi) sahibi olan ... Cumhuriyeti, ... vilayetinin Gençlik ve Spor Müdürlüğü, ...: İdare adına işin projesinin ve fiilen yapımını denetleyen firma olup “... ve/veya MÜŞAVİR” olarak anılacaktır. ... : İdare adına işin projesinin ve fiilen yapımını denetleyen ve yarı devlet kuruluşu olan denetim firması “... ve/veya MÜŞAVİR” olarak anılacaktır.ANA SÖZLEŞME: İdare ile ... arasında proje konusu işin yapımı için imzalanmış olan sözleşme,” olarak tanımlandığını, sözleşme hükümleri incelendiğinde, tüm üretim sürecinin ve teslim sürecinin İdare ve Müşavir firmaların denetimi ve onayına bağlı olduğunun görüleceğini, üretilecek tüm ürünlerin, Ana Sözleşmenin eki 'niteliğinde olan ve huzurdaki sözleşmenin ayrılmaz parçası olarak kabul edilen CCTP'ye (teknik şartname) uygun olması gerektiğini, örneğin sözleşmenin 3/b-c-e-f-g maddelerinde, hazırlanan projeler ve tüm süreçler açısından İdareden onay alınmak zorunluluğunun belirtildiğini, aynı şekilde “Kalite ve Kontrol” başlıklı 9. Maddesinde; teslimattan önce kalite plant ve kalite prosedürleri için idareden onay almak zorunluluğunun getirildiğini, Müvekkili şirket tarafından üstlenilen iş eksiksiz olarak yerine getirilmekte ve projenin bitirilmesi için tüm süreçler hatasız olarak yürütülmekte iken, ...'de meydana gelen olaylar, hükümet değişikliği ve halihazırda devam eden protestolar nedeniyle idareden sözleşme maddelerinde belirtilen hususlarda onay almanın imkansız hale geldiği, asıl işveren tarafından tüm ödemelerin durdurulduğunu, projenin askıya alındığını,Bu nedenle, müvekkili şirketin tüm tedarikçilere yazı göndererek, çalışmaların durdurulduğunu, geçici bir süre imalata ara verilmesi gerektiğini bildirdiğini, “Geçici iş durdurma hakkında bilgilendirme” konulu yazıda;“Yüklenimimiz altında olan proje kapsamında; ... Demokratik Halk Cumhuriyetinde son 3-4 ay içinde yaşamılmakta olan politik sorunlar nedeniyle hakkedişlerimizi tahsil edemiyoruz. Ayrıca, 30.06.2019 tarihinde, sözleşme kapsamında çalışabilme süremiz sona ermiş ve şu ana kadar maalesef idare tarafından süre uzatımı verilmemiştir. Bu iki temel soruna ilave olarak; idare tarafından karara bağlanması gereken proje onayı, malzeme onayı v.b. sorunlar mevcut olduğu, u nedenle, tarafınızca yürütülmekte olan ... sözleşmesi kapsamındaki çalışmaları geçici olarak durdurmanızı bilginize sunuyoruz” - şeklinde bilgilendirme yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinden anlaşılacağı fizere, idarenin onayı alınmadan teslimatın gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin temerrüde düştüğünden de bahsedilemeyeceğini, sözleşmeye göre teslimatın tamamlanması için gerekli koşullar sağlanmadığından ödeme yapma zorunluluğunun da bulunmadığını, Ayrıca belirtmek gerekir ki, ... İdaresi ile görüşmelerin son hızda devam ettiğini, sözleşme hükümlerinin yerine getirilebilmesi, uygulanabilir.Hale getitilebilmesi için gösterilen çabaların sonuç vermesi halinde ortada herhangi bir uyuşmazlık da kalmayacağını, mevcut durumda müvekkili şirketin temerrüde düşmüş alacaklı olarak kabul edilemeyeceğini, projenin devam etmesi ve sözleşme hükümlerinin uygulanabilir hale gelmesi için iyi niyetle çaba gösterdiğini belirterek, davacı tarafından açılar davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, sözleşme hükümleri gereği tüm süreçlerin ve teslimatın ... İdaresinin onayına tabi olduğu, ...'de meydana gelen olaylar nedeniyle projenin askıya alındığı ve onayların yapılmadığı göz önüne atındığında müvekkili şirket açısından alacaklının temerrüdü hükümlerinin uygulanamayacağı dikkate alınarak haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun davanın reddine,yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, açılan dava, itirazın iptali davası olup ... Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin ... Vilayetinde yapılacak ... ve ekleri projesi inşaatının kalan işlerinin yapımını yüklenici dava dışı "..."nin üstlendiği, yüklenicinin "...sistemi malzemelerinin temini ve montajı" işi için "..." ile taşeron sözleşmesi imzalandığı, bu şirketin işi davalı şirkete tevdi ettiği, davalı şirketin de bu yükümlülüğü yerine getirmek için tedarikçi olarak davacı şirket ile "... taderik sözleşmesi"ni 08/01/2019 tarihinde imzaladıkları, sonradan imzalanan zayilname ile işin bitim tarihinin ....04.2019 olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin konusunun tedarikçi davacı firmanın gerekli tüm malzemeleri temin ederek ve fabrikasında her türlü üretimi yaparak ve montaja hazır hale getirerek paketlemek, konteynerlara yüklemek, teslim etmek ve işin montajı süresince süpervizörlük yapmak olduğu, davacı şirketin sunulan yazılı bildirimlere göre 11.04.2019 tarihinde ürünlerin teslime hazır olduğunun bildirildiği, yani süresinden bile önce kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği, ifaya hazır olduğu alacaklıya bildirdiği fakat davalı ait yüklenici alacaklının malları teslim almadığı, bunun üzerine dosyaya ibraz edilmiş olan .... Noterliği'nin 04.02.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirketin TBK 106-107 Madde'sine atıf yaparak ticari malların teslim alınmasını, ticari malların teslim alınmaması halinde alacaklı temerrüdü nedeniyle malların depoya tevdiden önce son kez süre verildiğinin ihtar edildiği fakat ihtarnameye rağmen sözleşme konusu malların teslim alınmamış olduğu, mallar teslim edilemediğinden fatura düzenlenmemiş ve bu nedenle tarafların ticari defter ve kayıtlarına işlenemediği, yapılan icra takibinde davacı şirketin sözleşme konusu bedeli talep etmekte olduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraf TBK 106/1 Md. Belirlenen haklı sebebin mevcut olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ana sözleşmeye ve idare ile iş sahipleri arasındaki sürece bağlı olduğunu, ...'de yaşanan olaylar hükümet değişikliği ve protestolar nedeniyle idarenin onay vermediğini ve ödemelerin durdurulduğunu bu nedenle bir kusurlarının bulunmadığı savunmasında bulunmuş ise de davalı şirketin sözleşmeyi durdurduğu bildirimi 15.07.2019 tarihinde yapılmış ise de davacı şirketin ifaya hazır olduğu bildiriminin 11.04.2019 olması ve zaten sözleşmenin bitim tarihinin 23.04.2019 olması, bu tarihten çok sonra davalı şirketin idare ile ilgili sıkıntıları dile getirdiği, ayrıca taraflar tacir olup davalı şirketin projenin inşaatı işinde yer alırken o ülkenin siyasi, ekonomik durumunu araştırmak ve öngörmek zorunda olduğu, ....hükümet değişikliği veya protestoların TBK 106/1 Md. Uyarınca ifayı kabulden kaçınması için haklı sebep oluşturmadığı, alacaklı temerrüdünün oluşmuş olması nedeniyle TBK 107 Md. Uyarınca ticari malların depoya sevkinin hukuka uygun olduğu TBK 125 Md. Uyarınca davacı şirketin sözleşmeye göre aynen ifayi talep edebileceği, buna göre yapılan icra takibinin haklı olup itirazın iptaline ve davanın kabulüne karar vermek gerektiği ayrıca dava konusu likit yani belirlenebilir olup davacı tarafça talep edilip davalı da haksız olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kök bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporu farklı gerekçelere dayanarak alacaklı temerrüdü oluştuğu yönünde kanaat bildirildiği, her iki rapora yapılan itirazların hiç değerlendirilmediği, tüm sözleşme maddeleri incelendiğinde, bizzat davacının ... İdaresi'ne karşı sorumlu olmayı üstlendiği, tüm süreçlerde ... İdaresi'nin onayını alacağını kabul ettiği, ancak bu şekilde sözleşme konusu malların teslime hazır olacağının belirlendiğinin görüleceği, ayrıca ...'de meydana gelen olayların önceden öngörülmesi mümkün olmadığğı, böyle bir öngörü bekleniyor ise bu sorumluluğun davacıya yüklenmesi gerektiği, sözleşme maddelerine göre, davacının ... İdaresine karşı doğrudan sorumlu bulunduğu, ... İdaresi'nin onayı olmadan sözleşme konusu malların teslime hazır hale gelmiş sayılmasının mümkün olmadığı, davalı şirketin projenin inşaatı işinde yer alırken o ülkenin siyasi, ekonomik durumunu araştırmak ve öngörmek zorunda olduğu şeklindeki tespitin hatalı olduğu, huzurdaki olayda sözleşme maddeleri ile ürünlerin teslime hazır hale gelmesi ... İdaresi ve Müşavir firmanın onayına bağlandığı, dolayısıyla bu şartlar yerine gelmediği sürece ürünlerin teslim alınması ve ödemesinin yapılması mümkün olmadığı, ayrıca, projenin ...'de olması nedeniyle sözleşme imzalanırken riskin göze alınması gerektiği şeklinde yorum yapılacaksa bu yorum davacı için de geçerli olması gerektiği, zira üretilen ürünlerin kalite kontrolünün ve teslimatının ... İdaresi ile Müşavir Firma'nın onayına bağlanmasını davacı şirket de sözleşmeyi imzalarken kabul etmiş durumda olduğu, ... devletinin 20 yıldan fazladır hiçbir olayın meydana gelmediği bir ülke olduğu, bilirkişinin bahsettiği şekilde bir risk mevcut olmadığı, sözleşmeyle ödemenin yapılması da doğrudan idarenin ve müşavir firmanın montajdan sonra uygunluk imzalarına bağlandığı, temerrüt şartlarının oluşmadığı, iddialarıyla ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı tarafın, davalıyla olan anlaşmaya istinaden yaptığı iş karşılığı alacağını tahsil edemediği iddiasıyla icra takibi başlattığı, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Yabancılık unsuru, bir hukuki işlemi veya ilişkiyi ya da olayı birden fazla devletin hukuku ile irtibatlı hale getiren unsurdur. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 1. maddesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde bu kanun uygulanacak olup, aynı kanunun 2. maddesinde de hakimin, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve yetkili olan yabancı hukuku resen uygulayacağı ve yetkili yabancı hukukun içeriğinin tespitinde taraflardan yardım isteyebileceği belirtilmiştir. Yabancı hukukun içeriğinin tespiti, özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, hakim gerekirse bilirkişi incelemesine de gidebilir. Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi halinde ise Türk hukuku uygulanır.Taraflar arasında düzenlenen 08.01.2019 tarihli ... Tedarik Sözleşmesi davacı yüklenici tarafından üretimi yapılacak ürünlerin davalı iş sahibine ... Demokratik Halk Cumhuriyeti'nde tesliminin yapılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Tüm bu hususlar dikkate alındığında, mahkemece davada yabancılık unsuru olup olmadığı ile ilgili olarak taraflardan yabancılık unsurunun türleri (taraf, yer, konu, hukuki işlem) bakımından beyanları sorularak yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda yabancılık unsurunun bulunduğunun tespiti halinde, uyuşmazlığı MÖHUK'a göre çözümleyerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.Diğer yandan, eser sözleşmesinde yüklenicinin bedel talep edilebilmesi için, öncelikle işi sözleşmeye uygun ifa ettiğini ispatlanması gerekirken, davacının işini yapmada temerrüde düşüp düşmediği (onay işlemleri dahil) araştırılarak, davacı yüklenicinin sözleşmeyi ifada temerrüdünün oluştuğu sonucuna varılması halinde alacaklı temerrüdünden söz edilemeyeceği hususu da göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus araştırılmadan davanın esası hakkında hüküm kurulmasında da isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../05/2022 tarih, 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.