İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, Yap İşlet Devret otoyol projesi alt taşeron sözleşmesinden kaynaklı kesin hakediş alacağına yönelik itirazın iptali davasında zaman aşımı ve husumet itirazlarını değerlendirdi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir otoyol projesindeki alt yüklenici işlerinin tamamlanmasına rağmen hak ediş alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talepli davada, davacının sözleşme kapsamındaki işleri eksiksiz yerine getirdiğini ve kesin hak edişin davalılarca imzalanmayarak ödemeden imtina edildiğini ileri sürmesi karşısında, davalıların ise alacağın zamanaşımına uğradığı, tek taraflı düzenlenen hak edişin geçersiz olduğu ve adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddini talep ettiği bir uyuşmazlığı özetlemektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2058
KARAR NO: 2026/832
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/01/2022
NUMARASI: 2019/157 Esas, 2022/52 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 18/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket İle .... A.Ş. ve .... A.Ş. (...Adi Ortaklığı) arasında ....03.2012 Tarihinde "...-...-... (...Geçit Ve Bağlantı Yolları Dahil) Otoyolu'nun Yap İşlet Devret Modeli İle Yapılması, İşletilmesi ve Devri, ...-... .....+...+... arası ..... .(.), ....Proje ve Yapım İşi Alt Taşeron Sözleşmesi" imzalandığını, iş bu sözleşmenin ikinci maddesinde belirtilen işlerin davacı müvekkili tarafından titizlikle yapılarak ve eksiksiz yerine getirildiğini, Sözleşme kapsamındaki işlerin 31.12.2012 tarihi ile sonlandırılacağı 28.12.2012 tarihli tebellüğ belgesi ile davacıya bildirildiğini, İşin sonlandırılmasından sonra sözleşme konusu deplasman işleri ile ilgili olarak, ...Adi Ortaklığı Teknik Ofis Temsilcileri ve Proje Müdürü ile defaten; gerek yüz yüze gerekse telefon ile Davacı Şirketin iş bitimi Kesin Hakediş’nin yapılması istenmesine rağmen,
Davalı Şirketler tarafından Kesin Hakedişi yapmaktan imtina ettiklerini, müvekkili Şirket tarafından hazırlanan Kesin Hakediş'in 10.06.2016 tarihinde ...A.O.'na iletildiğini, aradan yaklaşık üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen, Davacı Şirket’in iş sonu Kesin Hakediş’in Davalılar tarafından halen imzalanmadığı ve ödemesinin yapılmadığını, alacağının ödenmemesi nedeniyle .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalıların nedeni ve miktarı belirli alacağın tahsilini geciktirme gayesi ile itiraz ettiklerini, takibin durduğunu belirterek, 69.047,71 USD' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Davacı Şirkete ödenmesini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki davalı itirazlarının iptali ile takibin devamını, Alacağın takip tarihine kadar işlemiş 2.925,07USD Faizi ve takip tarihinden sonra TCMB tarafından USD Amerikan Dolarına 1 (bir) yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmasını, %20 den aşağı olmamak üzere tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı vekilinin taraflar arasındaki 05.03.2012 tarihli Sözleşmenin 28. Maddesine dayalı olarak yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiğini, öncelikle davacı tarafa; iddia edilen alacağa dayanak olduğu belirtilen projelerin hangi projeler olduğunun, hangi tarihte onaylandığı/kabul edildiğinin, işin keşif bedelinin ne olduğunun ve neye göre hesaplandığının açıklattırılmasını talep ettiklerini, davacının alacaklarının zaman aşımına uğradığı nedenle davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar dava dilekçesinde işin 31/12/2012 tarihinde sona erdiğini belirtmesine rağmen dava dilekçesinde müvekkil şirkete ilk başvurusunun 07.11.2016 tarihinde olduğunu iddia ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı tarafından tamamlanan işlerin kesin kabule bağlanması gerektiğini, oysaki taraflar arasında sözleşme ve eklerine uygun olarak düzenlenmiş ve imza altına alınmış bir kesin hakediş bulunmadığını, bu açıdan davacı yanca tek taraflı olarak düzenlenmiş bulunan kesin hakedişin kabulünün mümkün olmadığını, davacı yanın %20 inkar tazminatı talebi de hukuki dayanaktan yoksun olduğu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte; 31/12/2012 tarihinde kesin hakediş/kabule bağlanmayan, davacı yanın yıllar boyu sessiz kaldığı, hangi keşif bedellerine göre hesaplandığının denetimi mümkün olmayan, soyut alacak iddiasının yargılamayı ve uzman teknik bilirkişi incelemesini gerektirdiğinin açık olduğunu, ...adi ortaklığının tüzelkişiliği bulunmadığından adi ortaklığın davalı olarak gösterilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek, dava dilekçesi ekindeki belgelerin taraflarına tebliğ edilmediğinden bunlara ilişkin cevap haklarının saklı bulunduğunu, dava dilekçesi eki olduğu belirtilen belgelerin taraflarına tebliğini, ...Adi Ortaklığının tüzelkişiliğinin bulunmaması karşısında adi ortaklığa husumet yöneltilemeyeceğini, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın davasının zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı şirket tarafından, müvekkil şirket ile arasında akdedilen 05/03/2012 tarihli sözleşmeden kaynaklı alacağının bulunduğu iddiası ile ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de ödeme emrinde yer alan borca müvekkil şirket tarafından süresi içinde itiraz edilmiş olması nedeni ile takip durduğunu, bunun üzerine davacı tarafından itirazın iptali ve %20 icra inkar tazminatı talepli dava açıldığını, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile, davacının talebinin dava tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığını, davacının, dava dilekçesini aynı zamanda "...adi ortaklığı"na yönelttiğini, ancak tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığın taraf olarak gösterilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesinde davacının taleplerine dayanak olarak gösterilen hususların net bir şekilde açıklanmadığını,
Davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibinde borcun sebebi olarak "sözleşme" ibaresi kullanılmış ise de sözleşmenin tarihi ve davacının varlığını iddia ettiği borcun sebebi olan sözleşme maddesi ödeme emrinde yer almadığını, Müvekkil şirketin de tarafı olduğu dava konusu sözleşmenin 28. maddesinin 2. Fıkrası; "Ancak İlgili İdare, KGM ve Alt İşveren tarafından onaylanmış olan Deplasmanlar Projeleri, her ne sebeple olursa olsun yapımından vazgeçilmesi halinde işin keşif bedelinin %2’si proje bedeli olarak Alt Yüklenici’ye ödenecektir.” şeklinde olduğunu, ancak dava dilekçesinde, davacı şirketin işin hangi bölümüne ilişkin projeleri hangi tarihte tamamladığı, projelerin onaylanıp onaylanmadığı, keşif bedellerinin ne olduğuna ilişkin bilgilere yer verilmediğini, kaldı ki taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davacı tarafından tamamlanan işlerin kesin kabule bağlanması gerektiği, oysa taraflar arasında sözleşme ve eklerine uygun olarak düzenlenmiş ve imza altına alınmış bir kesin hakediş bulunmadığını,
Bu nedenle salt davacı şirket tarafından düzenlenen ancak müvekkil şirket tarafından onaylanmayan hakedişin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca davacı şirket her ne kadar dava dilekçesinde işin 31/12/2012 tarihinde sona erdiğini belirtmiş ise de yine dava dilekçesinde müvekkil şirkete ilk başvurusunun 07.11.2016 tarihinde olduğunu iddia ettiğini, Bu durumda 31/12/2012 tarihinde kesin hakediş/kabule bağlanmayan ve davacı yaklaşık dört yıl boyunca talepte bulunmadığı, hangi keşif bedellerine göre hesaplandığının denetimi mümkün olmayan, soyut alacak iddiasının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu nedenler ile Davacı şirket tarafından Mahkemenizde açılan davanın ve davacı şirketin varlığını iddia ettiği alacağının likit olmaması ve soyut delillere dayandırılmış olması nedeni ile %20 icra inkar tazminatına yönelik talebinin reddini talep ettiklerini belirterek, Mahkemenizde 2019/157 Esas sayısı ile açılan davanın reddini, davacının % 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri, masraf ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, taraflar arasında 05.03.2012 Tarihinde "...- ...- ... (...geçit ve bağlantı yolları dahil) Otoyolu'nun Yap İşlet Devret Modeli İle Yapılması, İşletilmesi ve Devri, ...- ... .....+...:.+.. arası... (......) ....,... (...), .....Proje ve Yapım İşi Alt Taşeron Sözleşmesi" imzalandığı, bu sözleşmenin ikinci maddesinde belirtilen işlerin davacı tarafından eksiksiz yerine getirildiğinin ileri sürülerek, davalı taraftan hakedişlerin düzenlenmesinin ve ödemelerin yapılmasının istenildiği, davalı tarafın hakediş ve ödeme işlemlerini yapmadığı gerekçesiyle davacı tarafından .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüş olup, davalının sunduğu cevap dilekçesi ile 31/12/2012 tarihinde kesin hakediş/kabule bağlanmayan ve davacı yaklaşık dört yıl boyunca talepte bulunmadığı, hangi keşif bedellerine göre hesaplandığının denetimi mümkün olmayan, soyut alacak iddiasının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı savunmasında bulunarak davanın reddini talep etmiş ise de; yapılan bilirkişi incelemesinde ... ve ... poz numaralarına sahip deplasman projeleri haricindeki, diğer deplasman projelerinin davalı adi ortaklığın kaşesinin basılmak ve yetkilileri tarafından imzalanmak suretiyle onaylandığı, onaylanan toplam 56.527,41 $ proje bedelini talep etme koşullarının oluştuğu, 56.527,41$ deplasman proje bedeline göre yeni hakediş bedeli hesaplandığında, davacıya ödenmesi gereken tutarın 65.630,16 $ olduğu tespit edilmiş olduğundan ve alınan raporlar hükme esas alınmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 65.630,16 USD asıl alacak üzerinden devamına, alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava ve taraf ehliyeti bulunmayan adi ortaklığın taraf sıfatıyla yer aldığı, salt bu yönüyle dahi hatalı olan işbu kararın kaldırılması gerektiği, taraflar arasında sözleşme ve eklerine uygun olarak düzenlenmiş ve imza altına alınmış kesin hakediş bulunmamakta iken kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu, deplasman projelerinin müvekkili şirketin ortağı bulunduğu adi ortaklık tarafından onaylanmadığı, bu husus adi ortaklığın ticari defterleri ile de sabit iken kurulan hükmün eksik ve hatalı değerlendirme sonucunda oluşturulduğu, davacının, işin 31.12.2012 tarihinde sona erdiğini belirttiği, yine dava dilekçesinde müvekkil şirketin ortağı bulunduğu adi ortaklığa ilk başvurusunun 07.11.2016 tarihinde olduğu iddia ettiği, bu kapsamda, işin sona erdiği iddia edilen 31.12.2012 tarihinde kesin hakediş/kabule bağlanmayan -sözleşme ve ekleri gereğince kesin hakedişe/kabule bağlanmasının şart olduğu ve davacının 4 yıl sonra talepte bulunduğu iddia edilen hangi keşif bedellerine göre hesaplandığının denetimi mümkün olmayan, soyut alacak iddiasının kabulünün mümkün olmadığı, kök raporu tekrar etmekle yetinen bilirkişi ek raporunun hükme esas teşkil etmesi mümkün değilken ilk derece mahkemesince bahse konu deplasman projelerinin adi ortaklık tarafından hiçbir şekilde onaylanmamış olduğu, işbu hususun adi ortaklığın ticari defterleri ile sabit olduğu hususundaki itirazlarının değerlendirilmediği, icra inkar tazminatının reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu, salt bu yönüyle dahi işbu kararın kaldırılması gerektiği, zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediği, ilk derece mahkemesi, gerekçeli kararının usule, yasaya ve anayasaya aykırı olarak hazırlandığı iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, davada tüm taraflar 6102 Sayılı Kanun kapsamında ticari şerketler olmasına rağmen sadece davalıların ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapıldığı, davacı yan kendi defterlerine delil olarak dayanmasına rağmen davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığı, bilirkişi heyeti ek raporunda proje onaylarından söz edildiği ancak ilgili İdare, KGM (Karayolları Genel Müdürlüğü) tarafından bu projelerin onaylandığına ilişkin bir tespite kök raporda ve ek raporda yer verilmediği, yerel mahkemenin 27.09.2021 tarihli duruşmada açıkça kök rapor ve ek raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirtmesine rağmen yeni bir bilirkişi incelemesi yapmadan karar verdiği, iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davacı tarafın, davalılarla olan anlaşmaya istinaden yaptığı iş karşılığı alacağının ödenmediği iddiasıyla icra takibi başlattığı, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği, davalıların davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen ve ilk derece mahkemesince hükme esas alınan raporda, ... ve ... poz numaralarına sahip deplasman projeleri haricindeki, diğer deplasman projelerinin davalı adi ortaklığın kaşesinin basılmak ve yetkilileri tarafından imzalanmak suretiyle onaylandığının anlaşıldığı, davacı tarafın onaylanan toplam 56.527,41-$ proje bedelini talep etme koşullarının oluştuğu, 56.527,41-$ deplasman proje bedeline göre yeni hakediş bedeli hesaplandığında, davacıya ödenmesi gereken tutarın 65.630,16-$ olduğunun tespit edildiği yönünde görüş bildirildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davacı taşeron şirketin bakiye bedel alacağı dosyadaki tüm kayıt ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamına uygun şekilde belirlendiği anlaşılmış olup, mahkemece verilen karar usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğundan davalıların bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince hükmedilen icra inkar tazminatı yönünden, davalılardan .... A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, davalı .... A.Ş. tarafından ilk derece mahkemesi kararına icra inkar tazminatı yönünden ayrıca ve açıkça başvuruda bulunulmadığı anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesince hükmedilen alacağın bilirkişi heyeti tarafından deplasman proje bedeline göre yeni hakediş bedeli hesaplanarak tespit edildiği, bu nedenle alacağın likit olmadığı ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, davalı .... A.Ş.'nin icra inkar tazminatına yönelik istinafı yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, davalılardan .... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin reddine, .... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,
2-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../01/2022 tarih ve 2019/... Esas, 2022/.... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı Yasanın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekle;
3.1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalıların .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile, takibin 65.630,16 USD asıl alacak üzerinden devamına,
3.2-Belirlenen 65.630,16 USD asıl alacağa, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine,
3.3-65.630,16 USD'nin takip tarihi olan 13/04/2017 tarihli TCMB efektif satış kuruna göre 3,688 TL üzerinden hesaplanan 242.044,03 TL 'nin % 20 si olan 48.408,80 TL icra inkar tazminatının davalılardan .... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
3.4-Davalı .... A.Ş. yönünden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3.5-Fazlaya dair talebin reddine,
B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 24.465,69 TL nispi karar ve ilam harcından davacıdan alınan peşin harç 6.471,35 TL ile tamamlama harcı 236,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.758,17 TL harcın davalılar .... A.Ş. Ve .... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yatırılan 6.471,35 peşin ve 236,17 TL tamamlama harcının davalılar .... A.Ş. Ve .... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 160,10 TL tebligat ve posta gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.660,10 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 4.249,07 TL'nin davalılar .... A.Ş. Ve .... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 57.303,00 TL vekâlet ücretinin davalılar .... A.Ş. Ve .... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 34.623,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar .... A.Ş. ve .... A.Ş.'ne VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davalı .... A.Ş tarafından yatırılan 6.116,43 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,
2-Davalı .... A.Ş tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 24.465,69 TL istinaf karar harcından davalı .... A.Ş. tarafından yatırılan 6.117,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.348,69 TL harcın bu davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davalı .... A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.