Danıştay Beşinci Dairesi, KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının PKK/KCK terör örgütüyle irtibatlı olduğu gerekçesiyle göreve iade başvurusunun reddine ilişkin kararın temyizen incelenmesini değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki evrak, 677 sayılı kanun hükmünde kararname ile PKK/KCK terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılan bir davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun göreve iade başvurusunu reddetmesi üzerine açtığı iptal davasını konu almaktadır; ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, davacının personel bilgi dosyasındaki üniversite yıllarındaki örgüte müzahir eylemlere katılımı ve kardeşinin terör örgütü faaliyetlerinde ölü ele geçirilmesi gibi hususları gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiş, ancak davacı somut delil ve savunma hakkı ihlali iddiasıyla kararlara itiraz ederken, Danıştay tetkik hakimi bölge idare mahkemesi kararının bozulması yönünde görüş belirtmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/17786 E.  ,  2025/12280 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/17786
Karar No : 2025/12280
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, Mardin Valiliğinin Kurul Kararında, davacının PKK/KCK terör örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğunun bildirildiği, ayrıca, Mardin Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı Kurul Kararında, davacının ihraç kararına yapmış olduğu itirazının reddedilmesi gerektiğinin belirtildiği hususlarına yer verilerek PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunun değerlendirildiği, söz konusu tespiti mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, öte yandan, kurumu tarafından Mahkemeye gönderilen personel bilgi dosyasının incelenmesinden; davacının üniversite yıllarında örgüte müzahir şahıslarla eylem ve etkinliklere katıldığının belirtildiği, kardeşi K.Ö.'nün PKK/KCK adına faaliyet yürütürken güvenlik güçlerince ölü ele geçirildiği hususlarının belirtildiği görülmekte olup, bu hususların da ayrıca davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden Mahkemece hükme esas alınabileceği, bu durumda, davacının durumunun değerlendirilmesinde, hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespiti ve personel bilgi dosyası birlikte dikkate alındığında, davacının PKK/KCK terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, herhangi bir disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde aleyhine somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince bizzat kendisince gerçekleştirilmeyen eylemlerden sorumlu tutulamayacağı, idari kurul kararında belirtilen değerlendirmenin somut verilere dayalı olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, istinaf başvurusunun yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan gerekçesiz olarak reddedildiği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve
Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesinin 09/11/2022 tarih ve E:2018/84, K:2022/132 sayılı kararıyla 7079 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Davalı idare bünyesinde görev yapan davacı, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvuru Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, Mardin Valiliği Kurul kararı, kardeşinin PKK ile bağlantısı ile üniversite yıllarındaki faaliyetleri davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibatının bulunduğu yönünde yeterli tespiler olduğu belirtilerek, davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
UYAP kayıtlarının ve dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında Mardin Valiliği'nin Kurul kararında yer alan değerlendirmenin ve üniversite yıllarındaki faaliyetlerinin dayanağı bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı, kardeşi hakkındaki tespitin ise doğrudan davacıya ilişkin olmadığı, İdare Mahkemesince verilen ara kararlar üzerine ilgili kurumlarca gönderilen cevabi yazılarda da davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu yönünde herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı gibi, davalı idarece de davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair somut bir bilgi ve belge sunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.