Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin, Yapı Kredi Bankasının İzmit Gümrük Müdürlüğüne karşı teminat mektubu kaynaklı ödemenin iadesi ve ticari avans faizi talepli alacak davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı bankanın, dava dışı bir şirket adına düzenlenen teminat mektuplarının gümrük idaresince eksik tahsil edildiği ve bu durumun gecikme faizi ve eklerle birlikte bankanın kefillerden alacak talep etmesine yol açtığı iddiasıyla, idarenin haksız zenginleştiğini ileri sürerek ödediği 131.006,42 TLnin ticari avans faiziyle birlikte davalı gümrük müdürlüğünden tahsilini talep ettiği alacak davasında; davalı ise görevsizlik, on bir yılı aşkın süre geçtiği için zamanaşımı ve kamu işlemlerinde ticari faiz uygulanamayacağı gerekçeleriyle davanın reddini savunmuştur.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1438 - 2026/1209

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1438
KARAR NO : 2026/1209
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2025
NUMARASI : 2024/664 Esas - 2025/119 Karar
DAVACI : YAPI VE KREDİ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : İZMİT GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 20/12/2024
KARAR TARİHİ : 22/06/2026
KR. YAZIM TARİHİ : 22/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; banka ile dava dışı Ak Tekstil San. Ve Paz. Ltd. Şti arasında 10.11.1997 tarihli 12.750,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi, 14.09.2005 tarihli 50.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi ve 16.03.2011 tarihli 100.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiğini, dava dışı ... anılan sözleşmelerin müşterek ve müteselsilen kefili olduğunu, ayrıca dava dışı şirket tarafından maliki olduğu Düzce Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından düzenlenen 10.11.1997 tarihli ... yevmiye numaralı ipotek belgeleri ile, Düzce ili, Merkez ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... parselde kayıtlı taşınmaz 20.000,00 TL limit ile müvekkili banka lehine ipotek tesis edildiğini, anılan sözleşmeler uyarınca müvekkili banka tarafından, asıl borçlu Ak Tekstil San. Tic.'e teminat mektubu kredisi açıldığını, bu krediye istinaden davalı adına İzmit Gümrük Müdürlüğü'ne sunulmak üzere 10.11.1997 tarihli 12.750.000.000 TLve 11.11.1997 tarihli 250.000.000 TL'lik teminat mektupları düzenlendiğini, işbu teminat mektupları 28.09.2011 tarihinde 12.750,00 TL ve 250,00 TL olmak üzere nakde çevrildiğini, söz konusu ödemeden sonra Körfez Kaymakamlığı Yarımca Gümrük Saymanlık Müdürlüğü'nün 26.03.2013 tarihli yazısı ile anılan teminat mektuplarının gecikme faizi ve gecikme faizinin %50 fazlasına ilişkin şartlar dikkate alınmadan sadece üzerinden yazılı tutarlar tahsil edildiğinden, Mart 2013 sonuna kadar hesaplanan anapara 12.949,00 TL+ KDV gecikme faizi 123.841,00 TL+ gecikme faizi %50 fazlası 61.921,00 TL olmak üzere toplam 198.711,00 TL tahsil edilmesi gerekirken toplam 13.000,00 TL tahsil edildiğinden 185.711,00 TL'nin saymanlık müdürlüğü hesabına yatırılmasını talep ettiğini, müvekkili banka tarafından anılan kredi sözleşmelerinin müşterek ve müteselsil kefili olan ...'a Düzce 1. Noterliği'nin 20.09.2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle 16.04.2013 tarihi itibariyle tazmin edilen teminat mektuplarından dolayı 131.006,42 TL borçlu olduğu, borcun bu tarihten itibaren işleyecek faiz, fon ve gider vergileriyle birlikte müvekkili bankaya ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine Borçlular hakkında Bolu 3. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7152 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığını, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, açılan davanın kabulü ile müvekkili banka tarafından ödenen 131.006,42 TL haksız ve hukuka aykırı ve de nedensiz yere davalı idare uhdesinde kaldığından 131.006,42 TL'nin ödeme tarihi olan 16.04.2013 tarihinden itibaren yıllara göre değişen oranlarda hesaplanacak ticari avans faizi olan birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevsizlik itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından açılan bu davada sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak idareye yöneltilmiş bir talep olduğunu, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca, idarelerin kamu gücünden dayalı işlemlerinden doğan ihtilafların çözüm yerinin idari yargı olduğunu, davacının da kabul ettiği üzere iş bu davanın davacı tarafından talep edilen tutar ve ticari avans faizi 16/04/2013 tarihinde sehven ödendiği iddiasına dayandığını, davacının iddia ettiği üzere ödemenin 16/04/2013 tarihinde yapıldığı, ödeme tarihin üzerinden 11 yılı aşkın bir süre geçtiğini, zamanaşımı süresi 16/04/2023 tarihinde sona ermiş bulunduğunu, ilgili mevzuat hükümlerine ve emsal yargı kararlarına göre zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davaların dinlenemeyeceğini, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, idare işlemlerinde hukuka aykırılık olmadığını, idarelerin kamu gücüne dayalı işlemlerinde, ticari faiz uygulanmasının mümkün olmadığını, mezkur davayı esas olarak da kabul ettikleri anlamına gelmemekle birlikte kamu idaresinin uhdesinde kaldığı iddia edilen tutarın, özel hukuk kurallarına tabi ticari bir borç olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek, cevap dilekçesinin kabulü ile haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Davalının zamanaşımı defi itirazının KABULÜ ile;
1-Açılan davanın zamanaşımından REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kesinleşmesi nedeniyle, kesinleşme tarihi olan 23.11.2023 tarihinde bankanın, davalı idareye yapılan ödemeyi geri talep etme hakkının doğduğunu öğrendiğini, bahse konu mahkeme kararı kesinleştikten sonra yine yasanın aradığı süre içersinden yani 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın ikame edildiğini, ödeme emrinin kesinleşen Kocaeli 2. Vergi Mahkemesinin 24.11.2011 tarih 2011/636 E – 2011/698 K sayılı ilamı ile iptal edilmiş olduğu dikkate alındığında banka tarafından ödenen 131.006,42-TL haksız ve hukuka aykırı ve de nedensiz yere davalı idare uhdesinde kaldığından banka tarafından sehven ödendiği tespit edilen 131.006,42-TL'nin ödeme tarihi olan 16.04.2013 tarihinden itibaren ticari avans faizinin ödenmesi talepli olarak sebepsiz zenginleşme davasının mahkeme tarafından reddedilmesinin isabetli olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımı sebebiyle reddinin hukuka uygun olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediklerini, idarenin işlemlerinin hukuka aykırı olmadığını, ticari avans faizi talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/02/2025 tarih, 2024/664 Esas - 2025/119 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, teminat mektuplarından kaynaklı fazla bedel ödediğini iddia ederek eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık incelendiğinde, davacı banka ile dava dışı Ak Tekstil San. ve Paz. Ltd. Şti. arasında 10.11.1997 tarihli 12.750,00-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi 11.11.1997 tarihli limit artırımı ile kredi limiti 13.000,00-TL olmuştur.), 14.09.2005 tarihli 50.000,00-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi ve 16.03.2011 tarihli 100.000,00-TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiği, dava dışı ... anılan sözleşmelerin müşterek ve müteselsil kefili olduğu, dava dışı şirket tatafından, davacı banka lehine ipotek tesis edildiği, Anılan sözleşmeler uyarınca davacı banka tarafından; asıl borçlu Ak Tekstil San.Tic. ve Paz. Ltd. Şti.’ ne teminat mektubu kredisi açıldığı, bu krediye istinaden davalı adına İzmit Gümrük Müdürlüğüne sunulmak üzere 10.11.1997 tarihli 12.750.000.000TL (12.750,00-TL) ve 11.11.1997 tarihli 250.000.000TL (250,00-TL)’lik teminat mektupları düzenlendiği, teminat mektuplarının 28.09.2011 tarihinde 12.750,00-TL ve 250,00-TL olmak üzere nakde çevrildiği görülmektedir.
Söz konusu ödemeden sonra Körfez Kaymakamlığı Yarımca Gümrük Saymanlık Müdürlüğünün 26.03.2013 tarihli yazısı ile anılan teminat mektuplarının gecikme faizi ve gecikme faizinin %50 fazlasına ilişkin şartlar dikkate alınmadan sadece üzerinde yazılı tutarlar tahsil edildiğinden, Mart 2013 sonuna kadar hesaplanan anapara (KDV) 12.949,00.-TL+ KDV gecikme faizi 123.841,00.-TL+gecikme faizi %50 fazlası 61.921,00.-TL olmak üzere toplam 198.711,00-TL tahsil edilmesi gerekirken toplam 13.000,00-TL tahsil edildiğinden 185.711,00-TL’nin Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatırılması talep edilmiştir. Davacı tarafından, Ak Tekstil San. Tic. Paz Ltd. Şti'nden ödenen bedellerin davacı bankaya ödenmesi istenilmiş ise de, adı geçen şirket yetkilisi tarafından gönderilen Düzce 5. Noterliğinden keşideli 20.05.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile "adı geçen şirket adına idarece konuya ilişkin herhangi bir tahakkuk yapılmadığı, tahsilat talebinde bulunulmadığı, bu sebeple şirket adına gönderilen ödeme emrinin iptali için Kocaeli 2. Vergi Mahkemesinin 24.11.2011 tarih 2011/ 636 E – 2011/ 698 K sayılı ilamı ile mevzuatta öngörülen yöntemler izlenmeden davacı (Ak Tekstil San. Tic. Paz Ltd. Şti) adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığından ödeme emrinin iptaline karar verildiği" bildirildiği görülmektedir.
Davacı banka tarafından talep edilmesi gereken tutarın 131.006,42-TL olduğu belirlenmiş ve 16.04.2013 tarihinde söz konusu tutar davacı banka tarafından davalı idarenin ilgili biriminin hesabına ödenmiştir. Davacı banka tarafından yapılan ödeme üzerine dava dışı şirkete gönderilen Düzce 1. Noterliğinin 17.04.2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; 16.04.2013 tarihinde davalı idare hesabına 131.006.,42-TL ödeme yapılmak durumunda kalındığı, söz konusu tutarın işleyecek faiz ve ferileriyle birlikte davacı bankaya ödenmesi talep edilmiş, dava dışı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmamıştır.
Davacı banka tarafından anılan kredi sözleşmelerinin müşterek ve müteselsil kefili olan ...’a Düzce 1. Noterliğinin 20.09.2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle; 16.04.2013 tarihi itibariyle tazmin edilen teminat mektuplarından dolayı 131.006,42-TL borçlu olduğu, borcun bu tarihten itibaren işleyecek faiz, fon ve gider vergileriyle birlikte davacı bankaya ödenmesi ihtar edilmiş olmasına rağmen, müşterek müteselsil kefil olan davalı tarafından da herhangi bir ödeme yapılmamıştır.
İhtarnameye rağmen talep edilen tutarın ödenmemesi üzerine, davalılar hakkında Bolu 3. İcra Müdürlüğünün 2013/7152Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatılmıştır. Ayrıca davacı bankanın alacağı ipotek limitini aştığından, davalılar hakkında Bolu 3. İcra Müdürlüğünün 2013/7151 E. sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatılmış, her iki dosya arasında irtibat kurulmuştur.
Bu itiraz üzerine davacı tarafından açılan itirazın iptali davası yargılaması sonucunda, Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) nin 2015/959 E. - 2017/397 K. sayılı ve 12.10.2017 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı bankanın Gümrük Müdürlüğüne teminat senetleri kapsamında teşvik belgesinde belirtilen şartlar yerine getirilmiş olmasına rağmen idarece hatalı değerlendirme neticesi teşvik belgesinin usulsüz olarak iptali üzerine yersizce ödediği 131.006,42 TL yi olayda kusuru bulunmayan davalı şirketten ve kefilden sözleşmeye dayanarak tahsili mümkün görülmemiş, davacı bankanın bu sebepsiz ödemenin iadesi için Gümrük Müdürlüğüne müracaat etmesinin gerektiği değerlendirilmiştir" gerekçesi ile Davanın reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Diğer bir anlatımla zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da, yargılamayı yapan yargıç tarafından yürüttüğü görevinin bir gereği olarak kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur. Demek oluyor ki zamanaşımı, borcun doğumu ile ilgili olmayıp, istenmesini önleyen bir savunma olgusudur. Şu durumda zamanaşımı, savunması ileri sürülmedikçe, istemin konusu olan hakkın var olduğu ve kabulüne karar verilmesinde hukuksal ve yasal bir engel bulunmamaktadır.
Eldeki davada; davacı banka talep edilmesi gereken tutarın 131.006,42-TL olduğunu belirleyerek, 16.04.2013 tarihinde söz konusu tutarı davalı idarenin ilgili biriminin hesabına ödemiştir.
6098 sayılı TBK'nın 82. maddesine göre sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Eldeki davada; davacının ileri sürdüğü vakıaların ileri sürülüş biçimine göre; davacının ödeme yaptığı 16.04.2013 tarihinde yaptığı ödeme ile zenginleşmenin gerçekleştiği, o halde kanun aradığı uzun zamanaşımı olan on yıllık sürenin bu tarihte başladığı görülmektedir.
Eldeki davada; davacının teminat mektubu bedelinin haksız ödenmesi nedeniyle, davalının sebepsiz zenginleştiğini, bu sebeple, fazla ödediği bedel için Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) nin 2015/959 E - 2017/397 K sayılı ve 12.10.2017 tarihli kararına konu karar ile öğrendiğini, bu kararın 23.11.2023 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren hesaplanması gerektiğini iddia etmiştir.
Eldeki davada; davacının sebepsiz zenginleşmeye dayanan icra takibi ve alacak talepleri açısından davalıya karşı açılmış bir icra takibi veya davanın bulunmadığı, bu nedenle davalı yönünden zamanaşımı süresini kesen bir eylemin bulunmadığı, sebepsiz zenginleşme tarihi olan 16/04/2013 tarihinden, davanın açıldığı 20/12/2024 tarihine kadar zaman aşımını kesen başkaca bir işlem bulunmadığından, 10 yıllık zaman aşımı süresinin 16/04/2023 tarihi itibariyle tamamlandığı, açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle ilk derece mahkemesince; davalının süresinde yaptığı zaman aşımı defi nazara alınarak davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacının bu yöne ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.237,27-TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 1.505,27-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/06/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*