7. Ceza Dairesinin kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçunda on iki yıllık olağanüstü zamanaşımı nedeniyle beraat ve nakil aracı müsaderesi kararının bozulup davanın düşmesine hükmü.
Özet: Yargıtay, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen beraat kararını inceleyerek, sanığın eylemine ilişkin olağanüstü zamanaşımı süresinin yerel mahkeme karar tarihinden önce dolduğunu tespit etmiş; bu nedenle beraat yerine davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiğini ve ayrıca beraat hükmüne rağmen nakil aracının müsaderesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, kaçak eşyanın müsaderesine ve nakil aracının ruhsat sahibine iadesine oy birliğiyle karar vermiştir.
7. Ceza Dairesi         2026/1566 E.  ,  2026/7577 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/403 E., 2025/547 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesine konu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden itibaren Mahkemenin karar tarihinde 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi dolduğu ve sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği halde yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat ve sanık hakkında beraat kararı verildiği halde kararın mahiyetine uygun düşmeyecek şekilde nakil aracının müsaderesine dair hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, ele geçen kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, nakil aracının varsa üzerindeki tedbir şerhi kaldırılarak ruhsat sahibine iadesine, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.