Yargıtay 6. Ceza Dairesi, yağma suçunda çalınan malın değer azlığı nedeniyle TCK 150/2 hükmünün tartışılmaması gerekçesiyle istinaf kararını bozdu.
Özet: Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan ilk derece mahkemesince verilen 10 yıl hapis cezasına ilişkin karar, istinaf mahkemesince tekerrür hükmünün hatalı uygulanması düzeltilerek esasen onanmış; ancak Yargıtay, yağma suçuna konu 115 TLnin suç tarihi itibarıyla düşük değeri karşısında Türk Ceza Kanununun 150/2. maddesindeki "değer azlığı" hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmamasını hukuka aykırı bularak, hükmü bozmuş ve davanın yeniden değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesine göndermiştir.
6. Ceza Dairesi         2024/5673 E.  ,  2026/2782 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2572 E., 2024/1662 K.
SUÇ : Konutta veya eklentilerinde yağma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2023 tarihli ve 2019/428 Esas, 2023/366 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında; nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 53, 58... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi ile çektirilmesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 30.05.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine ; özetle "... istinaf incelemesine konu suçun ise tekerrüre esas alınan ilamda yer alan hapis cezasının infaz tarihinden 3 yıl geçtikten sonra işlendiğinin anlaşılması karşısında bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı, sanık ve müdafinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğü ancak bu aykırılıkların yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasınını 5 nolu bendinde yeralan;"5-Sanığın Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/115 Esas, 2014/136 Karar sayılı kararı ile cezalandırıldığı, verilen kararın 25/09/2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın bu kararın tekerrür süresi içerisinde tekrar suç işlediği görüldüğünden sanığın bu kararın tekerrür süresi içerisinde tekrar suç işlediği görüldüğünden hükmolunan cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/2, 6 ve 7. maddeleri gereğince, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,"şeklindeki paragrafın hükümden çıkarılmasına ve hükmün diğer bölümlerinin aynen muhafaza edilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine", karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri
Özetle suçun unsurlarının oluşmadığına, suçu işlediğine dair somut ve kesin delil bulunmadığına, istinaf mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi aksi takdirde lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dosya kapsamında yağma suçuna konu mağdurdan alınan toplam 115,00 TL paranın suç tarihi itibariyle değerinin düşük olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükümde değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerekip gerekmeyeceğinin karar yerinde tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,02.04.2026 tarihinde karar verildi.