Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin TSB Enerji ile Focus Endüstri arasındaki ticari satımdan kaynaklanan kur farkı alacağı ve itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı TSB Enerji, döviz cinsinden satılan malların TL ödemeleri sırasında oluşan kur farkından kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatmış, davalı Focus Endüstrinin itirazı üzerine takibin durması nedeniyle itirazın iptali davası açmıştır; davalı ise borcunu sözleşmeye uygun ödediğini ve sözleşmede kur farkı hükmü bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davalının icra takibine yaptığı itirazı kısmen iptal ederek, 8.571,32 USD asıl alacak üzerinden takibin devamına hükmetmiş, ancak icra inkar tazminatı taleplerini reddetmiştir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/403 - 2026/1262

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/403
KARAR NO : 2026/1262
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :07/01/2025
NUMARASI :2024/274 Esas - 2025/16 Karar
DAVACI :TSB ENERJİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :FOCUS ENDÜSTRİ SATIŞ PAZARLAMA MÜHENDİSLİK VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ :Av. ...
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :04/06/2024
KARAR TARİHİ :26/06/2026
KR. YAZIM TARİHİ :16/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin faturalara konu ürünleri tam ve eksiksiz bir şekilde teslim etmesine rağmen davalının faturalarda belirtilen bedeli TL üzerinden ve eksik ödediğinden kur farkından kaynaklanan cari hesap alacağı mevcut olduğunu, proforma faturalara konu ürünlerin davacı şirket tarafından eksiksiz ve çalışır vaziyette davalı tarafa teslim edildiğini, sipariş edilen ürünlerim toplamda 84.370,00-USD olan bedeli için davacı şirkete verilen nakit para ve çeklerin ödeme tarihlerindeki merkez bankası efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplama yapıldığında davalı tarafın eksik ödeme yaptığının anlaşılacağını, dosyaya sunulan dekont ve çeklere bakıldığında anlaşılacağı üzere davalının yalnızca işbu faturalarda ödenecek tutar olarak gösterilen miktarın TL karşılığını ödediğini, dövize endeksli mal alımlarına istinaden düzenlenen işbu fatura bedellerinin ödenmesi sırasında ortaya çıkan kur farklarını ise ödemediğini, taraflar arasındaki temel ilişki yabancı para cinsinden kurulduğunu, vadeli ödemelerin TL cinsinden yapılması halinde kur farkının davalıya ait olduğunun taraflarca kabul olunan bir husus olduğunu, proforma faturalarda ve dövize endeksli mal alımlarına istinaden düzenlenen bu e-faturalarda ürünlerin bedelinin USD üzerinden belirlendiğini ve davalının ne bu proforma faturaların ne de e-faturaların içeriğine itiraz etmediğini, aksine davalının bu faturalara istinaden davacıya ödeme yaptığını, davalının bu sebeple borcu kabul ettiğini, davalı ile yapılan Whatsapp yazışmalarında davalının davacı şirkete kur farkı alacağının ödeneceğini beyan ettiğini, EFA2023... nolu e-faturada, işbu faturaya istinaden alınan vadeli çeklerin tahsilinin yapıldığı tarihte hesaplanan kur farkının ayrıca davalıya fatura edileceği de belirtildiğini, söz konusu fatura bedellerinin eksik ödenmesi sebebiyle davalı aleyhine Kocaeli İcra Dairesinin 2024/13563 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde icra takibinin durdurulduğunu ancak davalının bu itirazında borca dayanak faturaya itiraz etmediklerini, davalının aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalı tarafından yapılan Kocaeli İcra Dairesinin 2024/13563 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamına, borçlunun icra dosyasına konu alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin HGP-2750 model ve HGP-400 model sıcak gaz üreticisi olup bu iki ürün için 25.800,00-USD ve 45.500,00-USD olmak üzere KDV hariç toplamda 71.300,00-USD fiyat ile davalı şirket ile anlaştığını, sıcak gaz üreticilerinin teknik özelliklerinin de yer aldığı proforma faturaları düzenlediğini beyan ettiğini, davalı şirketin edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacı yanın davasının haksız olup davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin davalının borcunu sözleşmeye uygun şekilde belirtilen sürelerde yaptığını, ödemelerin bir kısmını nakit bir kısmını ödeme yerine geçmek üzere çek ile yaptığını ve borcunu ifa ettiğini, davacı şirketin de kabulünde olduğu gibi kur farkı için tarafların sözleşmede buna ilişkin bir hüküm olmadığını, davalının itiraz etmediği fatura bedellerini ödediğini, defter incelemesi ve bilirkişi incelemesi ile bu hususun sabit olacağını, davalının cari olarak davacı tarafa bir borcu olmadığını, davanın reddine, davacının dosyasına konu icra alacağının en az %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... 1-Davacının açmış olduğu davanın KISMEN KABULÜ ile;
2-Davalının Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2024/13563 E. Sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 8.571,32 USD asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihi itibariyle 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca USD cinsi 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz ile takibin devamına
3-Alacak likit olduğundan 8.571,32 USD TL’nin takip tarihindeki kur karşılığı olan 262.582,3882 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin de kabulünde olduğu gibi kur farkı için tarafların arasındaki sözleşmede buna ilişkin bir hüküm bulunmadığını, dosya içerisindeki ödeme belgeleri incelendiğinde, faturaya yönelik ödemelerin bir kısmının çek ile yapıldığının görüldüğünü, çek ile yapılan ödemelerden kur farkı istenemeyeceğinin Yargıtay tarafından istikrar kazanmış uygulamalardan olduğunu, bu nedenle çek ile yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye ödemeler yönünden kur farkının hesaplanması gerektiğini, çekle yapılan toplam 650.000-TL ödemenin, keşide tarihindeki döviz karşılığı (650.000-TL/19,5553-TL=33.239,07-USD) olduğunu, kayıtlar incelendiğinde çekler düşüldükten sonra arada kalan farkın ödemesinin 16.05.2023 tarihinde yapılarak firmaya herhangi borcun kalmadığının görüldüğünü belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin 8.571,32-USD alacağı olduğunun tespit edildiğini, yerel mahkeme kararında da belirtildiği gibi dava konusu faturaların yabancı para olarak ödeneceğinin faturalarda belirtildiğini, faturaların yabancı para cinsinden düzenlendiğini ve TL karşılığının gösterildiğini, teklif formlarının da yabancı para üzerinden düzenlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para üzerinden olduğunun sabit olduğunu, bu durumda bedeli yabancı para olarak gösterilen faturalar yönünden akdi ilişkinin yabancı para cinsinden kurulduğunun sabit olduğunu, dolayısıyla davacı şirketin alacağı bilirkişi raporuyla da yapılan yargılama ile de sabit olduğundan yerel mahkemece verilen kararın hukuka uygun olduğunu belirterek; davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/01/2025 tarih, 2024/274 Esas - 2025/16 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kur farkı alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı şirketin faturalara konu ürünleri tam ve eksiksiz bir şekilde teslim etmesine rağmen davalının faturalarda belirtilen bedeli TL üzerinden ve eksik ödediğinden kur farkından kaynaklanan cari hesap alacağı mevcut olduğunu, EFA2023... nolu e-faturada, işbu faturaya istinaden alınan vadeli çeklerin tahsilinin yapıldığı tarihte hesaplanan kur farkının ayrıca davalıya fatura edileceği de belirtildiğini, söz konusu fatura bedellerinin eksik ödenmesi sebebiyle davalı aleyhine Kocaeli İcra Dairesinin 2024/13563 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirketin HGP-2750 model ve HGP-400 model sıcak gaz üreticisi olup bu iki ürün için 25.800,0- USD ve 45.500,00-USD olmak üzere KDV hariç toplamda 71.300,00-USD fiyat ile davalı şirket ile anlaştığını, sıcak gaz üreticilerinin teknik özelliklerinin de yer aldığı proforma faturaları düzenlediğini beyan ettiğini, ödemelerin bir kısmını nakit bir kısmını ödeme yerine geçmek üzere çek ile yaptığını ve borcunu ifa ettiğini, davacı şirketin de kabulünde olduğu gibi kur farkı için tarafların sözleşmede buna ilişkin bir hüküm olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; davacının icra takibine konu ettiği cari hesaba esas kur farkı alacak talebinin yerinde olup olmadığı ve bunu USD döviz cinsinden isteyip isteyemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Kocaeli İcra Dairesinin 2024/13563 Esas sayılı dosyası incelendiğinde davacı tarafça davalı aleyhine 8.848,61-USD üzerinden takip başlattığı, dayanağı olarak cari hesaptan kaynaklanan bakiye olarak yazıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edilmesi üzerine davalının borca itiraz ettiği, takip dayanağı cari hesap ekstresine bakıldığında ise davacının alacağının bulunmadığı görülmüştür.
İİK'nın 58. maddesinde, talepte nelerin gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı tarafça her ne kadar cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacak olarak takip başlatmış ise de sunmuş olduğu cari hesap ekstresinde, tarafların defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda görüldüğü üzere davalının davacıya cari hesaptan kalan borcu bulunmadığı, dava dilekçesinde belirtildiği gibi takibe konu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan kur farkı alacağı olduğu, bu alacağa dair USD döviz cinsi üzerinden icra takibi başlatmıştır.
TBK'nın 99. maddesinde; ödeme üst başlığı ile ülke parası ile ödeme düzenlenmiştir. Anılan maddede; " Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/6941 Esas, 2022/4076 Karar ve 26.05.2022 tarihli ilamında; "...Bölge Adliye Mahkemesi’nce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, uyulan bozma ilamında işaret edildiği üzere davacının bilgisayar ve parçaları ithalatçısı, davalının ise davacının ithal ettiği bilgisayarları ve parçalarını satın alıp, yurt içinde yeniden satan bir şirket olduğu, davacının takip talebinde 723.338,00 USD alacağının taraflar arasındaki açık hesaptan kaynaklandığını bildirdiği, itirazın iptali davalarının, takip talebine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın, davacı tarafından davalıya satılan malların dövize endeksli olarak satılıp satılmadığı hususundan kaynaklandığı, Türkiye’de faaliyet gösteren iki Türk şirketi arasındaki davacının icra takibine ve davaya konu ettiği açık hesap alacağının kur farkından kaynaklandığı, başka bir deyişle kur farkı alacağı olduğu, kur farkı alacağının, Türk Lirası olarak talep edilebileceği. Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesinin mümkün olmadığı, davacının kur farkından kaynaklanan Türk Lirası alacak hakkının saklı olduğu gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir..." ifadelerine yer verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece her ne kadar işin esasına dair bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de taraflar arasında takip konusu alacağın kur farkından kaynaklanan alacak olduğu tartışmasızdır. Bu durumda, emsal Yargıtay ilamında belirtildiği üzere kur farkı alacağının Türk Lirası üzerinden talep edilmesi gerektiğinden, döviz üzerinden yapılan takibin geçerli bir takip olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/01/2025 tarih, 2024/274 Esas - 2025/16 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a)Davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
b)Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 3.274,03-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 2542,03-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
c)Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
ç)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
f)6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11 maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a)İstinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydına,
b)İstinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
c)Davalı tarafından yapılan 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 355,00-TL posta masrafının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d)Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
e)Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/06/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*