Soybağını ilgilendiren nüfus kaydı düzeltme talepli davalarda adli yargının görevli olduğu ve davanın idari işlem sayılarak usulden ret kararının bozulması.
Özet: Davacının vefat eden anneannesinin nüfus kayıtlarına doğum ve ölüm olaylarının işlenmesi talebiyle açtığı davanın, soybağını ilgilendiren ve nüfus kayıtlarında düzeltme gerektiren nitelikte olması sebebiyle idari işlem değil, adli yargının görev alanına giren bir nüfus düzeltme davası olduğu, bu nedenle ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı idari işlem olarak değerlendirip usulden reddetme kararlarının hukuka aykırı olduğu ve davanın esastan incelenmesi gerektiği yönünde karar verilmiştir.

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1508 E., 2025/1271 K.DAVA TÜRÜ : NüfusİLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziantep 14. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2025/85 E., 2025/196 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından davanın tespit davası değil eda davası niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu, davanın esastan incelenmesi yerine usulden ret kararı verilmesinin yanlış olduğunu beyanla tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.2577 sayılı Kanun’un "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasına göre idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaların idari dava türleridir.2.4721 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi gereğince; Mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz. 3.5490 sayılı Kanun'un "Bildirim Yükümlülüğü ve süresi" başlıklı 31. Maddesinin dördüncü fıkrasına göre; ölenin kaydı yok ise yapılacak soruşturma sonunda Türk vatandaşlığı ve ailesi tespit edildiği takdirde doğum tutanağı düzenlenerek aile kütüğüne önce doğum, sonra ölüm olayı işlenir. Aynı Kanunun " "Kayıt düzeltilmesi" başlıklı 35. maddesinin birinci fıkrası gereğince kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Aynı Kanun'un "Nüfus davaları" başlıklı 36 ncı maddesi gereğince nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kayıt düzeltme davaları, nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır. Haklı sebeplerin bulunması hâlinde aynı konuya ilişkin düzeltme yapılması hâkimden istenebilir.4.Uyuşmazlık Mahkemesinin 08.04.2025 tarihli ve 2025/113 Esas, 2025/261 Karar ve 12.01.20 26... /5 12... /3 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, nüfus kaydına ilişkin bazı işlemler adli, bazı işlemler idari kararlarla yapılmaktadır. Adli yargının görev alanına giren maddi hata dışındaki davaların ise nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davaları olduğu açıkça belirlenmiştir. Davacının isteminin maddi hata kapsamında bulunmadığı, soybağını ilgilendiren nitelik taşıdığı ve tarafların nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasını gerektirdiği gözetildiğinde, uyuşmazlığın Türk Medeni Kanunu ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35 ve devamı hükümleri uyarınca adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.5.Somut olayda ise, davacının murisi anneannesi olduğunu iddia ettiği kişinin nüfusa kaydının yapılması, aile kütüğüne önce doğum sonra ölüm olayının işlenmesi istemiyle açılan davanın nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasını gerektirdiği gözetilmeksizin davanın idari işlem olduğu şeklinde yanılgılı değerlendirmeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.