Görevi kötüye kullanma suçunda, zamanaşımı ve iddianamede belirtilmeyen eylemlerden hüküm kurulması sebebiyle yerel mahkeme kararlarının bozulmasına dair Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararı.
Özet: Yargıtay, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat, mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının temyiz incelemesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraz niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğine karar verdikten sonra; 30.04.2014 tarihli eyleme ilişkin beraat ve bazı 02.10.2013 ile 06.02.2014 tarihli eylemlere ilişkin mahkumiyet hükümlerinin sekiz yıllık asli dava zamanaşımının dolması nedeniyle bozulmasına ve kamu davalarının düşmesine hükmetmiş, ayrıca 02.10.2013 tarihli eyleme ilişkin diğer mahkumiyet hükümlerini ise iddianamede yer almayan bir eylemden dolayı hüküm kurulduğu gerekçesiyle kanuna aykırı bularak bozmuştur.
5. Ceza Dairesi         2022/4277 E.  ,  2026/5181 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/192 Esas, 2016/251 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat (30.04.2014 tarihli eyleme ilişkin sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında), mahkumiyet (02.10.20 13... .02.2014 tarihli eylemlere ilişkin sanıklar ..., ... ve ... haklarında ikişer kez), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (02.10.20 13... .02.2014 tarihli eylemlere ilişkin sanıklar ..., ... ve ... haklarında)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm ve kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hali gereğince itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün bulunmadığından aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz taleplerinin itiraz mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği ve vaki itirazların merci Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.08.2016 tarihli ve 2016/748 Değişik iş sayılı Kararı ile incelenerek bu hususta gerekli kararın verildiği anlaşılmakla, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, tebliğnamede isimlerine yer verilen sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin bulunmadığı ve suçtan zarar gören ... Belediye Başkanlığının 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereğince sanıklar hakkında atılı suçtan açılan kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz hakkının bulunduğu gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin, suçtan zarar gören vekilinin beraat hükümlerine, müdafiinin sanık ... hakkında, sanıklar ... ve ...'un ise haklarında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-)30.04.2014 tarihli eyleme ilişkin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat, 02.10.2013 tarihli eyleme ilişkin sanık ..., 06.02.2014 tarihli eyleme ilişkin sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara isnat olunan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 24.05.2016 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2-)02.10.2013 tarihli eyleme ilişkin sanıklar ... ve ... haklarında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme gereğince hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olacağı gözetildiğinde, sanıklar hakkında sadece 06.02.2014 tarihli eyleme ilişkin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davaları açıldığı, 02.10.2013 tarihli eyleme ilişkin açılmış kamu davası bulunmadığı nazara alınmadan iddia dışına çıkılarak söz konusu eyleme ilişkin mahkumiyet hükümleri kurularak anılan kanun maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.