Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, kooperatif üyeliğinin sona ermesinden kaynaklanan alacak talepli davada, taşınmazın kooperatif borçları karşılığı devri ve muvazaa iddialarını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki metin, davacının kooperatif üyeliğinin sona ermesi ve taşınmazının kooperatif borçları nedeniyle satılması sonucu doğan alacak talebini konu almakta olup, ilk derece mahkemesinin, davacının üyeliği devralan tarafından kooperatife gerçek bir ödeme yapıldığına dair kanıt bulunmaması ve davacının eşi hakkındaki ceza soruşturmaları nedeniyle davalının muvazaalı devir savunmasını kabul ederek davanın reddine karar vermesi üzerine; davacı vekili, bu gerekçenin tüm üyeler için geçerli bir durumu müvekkili aleyhine yorumladığını, genel kurul tutanaklarının müvekkilin alacaklılığını desteklediğini ve kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/489 KARAR NO : 2026/971T Ü R K M İ L L E T İ ... D I N ...İ S T İ N ... F K ... R ... R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 09/03/2026 (Karar)NUMARASI : 2023/... Esas, 2026/... KararDAVA : Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)KARAR TARİHİ : 06/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 06/07/2026Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunu, tüm yükümlülüklerini yerine getirerek ... Blok ...Nolu taşınmazın sahibi olduğunu, ... tarihli yönetim kurulu kararı ile acil ödenmesi gereken borçlar nedeniyle kendi taşınmazının kooperatifçe satılmasına karar verildiği ve kendisine en kısa zamanda diğer üyelerden para toplanmak suretiyle ödeme yapılması yönünde karar alındığını ancak kooperatifin kendisine hiçbir ödemede bulunmadığını bu nedenle ... Blok, ...Nolu taşınmazın bedelinin tespiti ile devir tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsilini talep ve etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin eski yönetiminden kalan borçlar ve sıkıntılar içinde olduğunu, yeni yönetimin ... tarihinde kooperatifi devraldığını, yapılan genel kurulda eski yöneticiler ile ilgili usulsüzlüklere rastlanıldığını, akabinde suç duyurusunda bulunularak tazminat davaları açıldığını, hiç bir kooperatif üyesinin kooperatif borçları için dairesini devretmeyeceğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kooperatif üye defterinde davacının adının yer almadığını, kooperatife davacı tarafından ödeme yapılmadığını, karar defterinde yöneticilik vasfı bulunmamasına rağmen "borcu bulunmamaktadır" ibaresinin altına imza atıldığını, karada imzası bulunan eski yönetici ...'nün davacının 1. derece akrabası olduğunu, davacının üyeliği devraldığı ...'in adının da kooperatif üye defterinde yer almadığını, bu kişi tarafından yapılan ödeme olmadığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "Dosya kapsamına kazandırılan 29.11.2025 tarihli kooperatif bilirkişi raporu ile bu rapora dayalı dosyaya katılan 20.02.2026 tarihli muhasebeci bilirkişi raporu ve Erzurum...Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/.... E. Sayılı dosyasında sanık olan davacının eşi ... bakımından ölüm nedeniyle verilmiş ve kesinleşmiş düşme kararı birlikte değerlendirildiğinde davacının kooperatif üyeliğini devraldığı... tarafından kooperatife gerçek bir ödeme yapıldığına dair bir kanıta rastlanılmamış olması ve davacının eşi ... hakkında kooperatif yöneticiliği nedeniyle açılmış ceza soruşturma ve kovuşturması bulunması karşısında davalının muvazaalı devir savunmasına üstünlük tanınmak suretiyle davacının iddiaları soyut kalmış ve kanıtlanamamış olmakla " gerekçesiyle "davanın reddine" karar vermiştir.İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece gerekçeli kararda davanın reddine gerekçe olarak... tarafından kooperatife gerçek bir ödeme yapıldığına dair bir kanıta rastlanılmamış olmasına dayanıldığını, ancak bilirkişi raporuna itirazda da belirttikleri üzere bu durumun müvekkili ve dava dışı...'e özgü olmayıp tüm üyeler yönünden bu şekilde olduğunu, tüm üyeler yönünden olan durumun müvekkili aleyhine yorumlanarak davanın reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığını, bu durum kabul edilecek ise hali hazırda davalı kooperatifte oturan herkesin usulsüz ve bir hakka dayanmadan oturduğunun kabulünün gerekeceğini, ... tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağının 6. maddesinde müvekkilin eşi dava dışı ... tarafından müvekkilinin davalı kooperatiften alacaklı olduğunun dile getirildiğini ve tutanaklarda da belirtildiğini, aynı durumun ... ve diğer genel kurul toplantı tutanaklarında da belirtildiğini, bu toplantı tutanaklarında bu durumun gerçek dışı olduğu veya dairenin borçlarının ödenmesi amacıyla devredilmediğine ilişkin bir itiraz da bulunmadığını, dosyadaki mevcut deliller uyarınca kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı ... ve diğer yöneticiler hakkında alınmış bir mahkumiyet hükmü bulunmadığını, ... tarihli ...numaralı kararla ... blok ...numaralı dairenin müvekkil ... tarafından kooperatif borçlarına istinaden satılması ve borçların dağıtılması için kooperatife devredildiğinin sabit olup, dairenin bu amaçla değil başka bir amaçla satıldığı yönünde ispat külfetinin davalı tarafa ait olduğunu, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, kooperatif üyeliği devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.Davacı, ... vekili, davalı kooperatifin ... blok ...numaralı dairesinin sahibinin davacı olduğunu, ... tarihli yönetim kurulu kararı ile davacının kendi dairesini kooperatifin borçlarının ödenmesi için, kooperatife devrettiğini, davacının kooperatife borcu bulunmadığını, ancak dairesine karşılık davalı kooperatifin para ödemediğini, bu nedenle ... blok ...no'lu dairenin bedelinin tespit edilerek, davalı kooperatife devredildiği tarihten itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı kooperatif vekili, eski yöneticilerin usulsüzlüklerinin bulunduğunu, bu nedenle eski yöneticilere ceza ve hukuk davaları açıldığını, bunlardan birisinin de ... olduğunu, davacı ... ile aralarında akrabalık ilişkisi bulunduğunu, kooperatifin üye defterinde davacının isminin bulunmadığını, davacı tararfından kooperatife bir para ödenmediğini, buna rağmen ...numaralı karar defterinde "borcu yoktur" şeklinde karar alındığı, bu kararda ...'nün de imzası bulunduğunu, ... no'lu .... tarihli karar defterinde, davcının, daireyi ...'den devraldığını, ancak...'in kooperatif üye defterinde isminin bulunmadığını, bu ismin kooperatife bir ödemesinin bulunmadığını, taraflar arasındaki devir işleminin muvazalı olduğunu bu nedenle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece .... tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine, Dairemizin 2021/... Esas 2023/....Karar sayılı ilamı ile; "...mahkemece davacının kooperatif üyeliğini devraldığı... tarafından kooperatife gerçek bir ödeme yapılıp yapılmadığı kooperatif kayıtlarından ve defterlerinden araştırılmalı, davacının eşi ...'nün hakkında kooperatif yöneticiliği nedeniyle açılmış ceza soruşturma ve kovuşturmaları olup olmadığı, varsa bu ceza soruşturma ve kovuşturma dosyalarının da getirtilerek yapılacak inceleme sonucunda karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrası dosya yeni esasa kaydedilerek yapılan yargılama da alınan .... tarihli kooperatif bilirkişi raporunda özetle; dava dışı ....’in davalı kooperatife açıklanan esaslar dahilinde ortak olmadığını, ancak davalı kooperatif yönetim kurulunun .... tarihli yönetim kurulu kararına göre; dava dışı...’i ortaklığa kabul etmiş oluğu bu cihetle dava dışı...’in davalı kooperatif ortağı olduğu ve ortaklığa kabul edildiği tarihten itibaren davalı kooperatifin genel kurul toplantılarına katıldığı ve hazirun listelerinde de isminin yer aldığı, davalı kooperatifin yönetim kurulu karar defterinin ...ncı sayfasında yer alan ... tarihli yönetim kurulu kararına göre; ".... ...’in dairesini ...’ye devretmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığı" şeklinde karar alınmış olduğu, lakin davacı ve... arasındaki hisse devrine ilişkin Yönetim Kurulu Kararı haricinde herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, dava dışı...’in ortaklığını ... tarihinde davacıya devretmiş olduğu tarihten sonra yapılan hiçbir Genel Kurul Toplantısına davacının katılmadığı ve Hazirun Listelerinde de isminin yer almadığı, davacı ...’nün davalı kooperatifin ortağı bulunduğu yönünde somut bir belgeye dava dosyası ve eklerinde rastlanılmamış olduğu, görüş ve kanaati bildirilmiştir..... tarihli SMMS bilirkişi raporunda da özetle; ... ve davacı ...’nün davalı kooperatife herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı gibi somut bir ödeme belgesi, nakit makbuzu, banka dekontu, belirli para içeriği olan bir üyelik sözleşmesi vb. olmadığı, davalı kooperatifin karar defterinde bir ödeme yapıldığını gösteren karar bulunmadığı, üye kayıt ve pay defterinin bulunmadığı tespitleri bildirilmiştir.Davacının eşi ... de aralarında bulunduğu davalı kooperatifin eski yöneticileri hakkında zimmet suçundan dava açıldığı, Erzurum .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2021.... E. 2024/.... K. sayılı dosyasında yapılan yargılama da ...'nun vefatı sebebiyle düşme kararı verildiği, diğer sanıkların zimmet suçundan ayrı ayrı cezalandırıldıkları, kararın Erzurum BAM ...Ceza Dairesi'nin 2024/...E.- 2024/.... K. Sayılı ilamı ile kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut bilirkişi raporları, ceza dosyası ve tüm delillerin incelenmesi sonucu, istinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dosyadaki mevcut delillere göre davacının kooperatif üyeliğinin dosya kapsamı ile sabit olmadığı, davacının kooperatif üyesi olduğunun kabulü halinde dahi kooperatifin borçları için kendisine isabet eden daireyi devrettiğinin kabulü durumunda ortaklıktan çıkma payı alacağı talebinde bulunabileceği, bu durumda davacının ve davacının üyeliği devraldığı dava dışı kişinin kooperatife yaptığı ödemenin tespitinin gerektiği, dosyadaki mevcut kooperatif kayıtlarından bu tespit yapılamadığı gibi, davacı tarafça da yapılan ödemeye dair bir bilgi belge sunulmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu aşamasında yeteri kadar harç alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren ...haftalık süresi içinde Yargıtay'... temyiz yolu açık olmak üzere 06/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.