Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında 50.000 TLlik bononun teminat amaçlı mı yoksa nakit borç karşılığı mı olduğu ve ispat yükü meselesini ele alan gerekçeli kararı.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, davalıya 50.000 TLlik bonoyu bir kaftan kiralama karşılığında teminat olarak boş imzaladığını ve kaftanın iade edilmesine rağmen doldurularak haksız yere icra takibine konulduğunu iddia ederken, davalı senedin kendisine verilen 50.000 TL borcun doğrudan karşılığı olduğunu savunmuştur; mahkeme ise, kambiyo senedi niteliğindeki bonoyu imzaladığını inkar etmeyen davacının, senedin bedelsizliğini yazılı delille ispatlama yükümlülüğünün bulunduğunu belirtmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2026
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalının alacaklı olduğundan bahisle ... 2. Genel İcra Dairesinin 2024/... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe konu olarak gösterilen 04/06/2024 keşide tarihli 04/07/2024 vade tarihli bedeli nakden olan 50.000 TL lik bononun gösterildiğini, davacının davalıyı tanımadığını, hiçbir şahsi ve maddi olarak ilişkisi bulunmadığını, davacının kendi nişan töreninde giymek üzere ... faaliyet göstermekte olan ... firmasından bir kaftan kiraladığını, kiralama esnasında teminat olmak üzere kendisine boş olarak bir bono imzalattırıldığını, kaftanın kira bedelinin ödendiğini ve kullanım sonrası kaftanın iade edildiğini, davalının aldığı bonoyu yırtarak imha ettiğini belirterek davacıya iade etmediğini beyanla haksız olarak yapılan icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibi dolayısıyla %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davaya cevap vermediği, 14/05/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında: "davacının dava dilekçesinde belirttiği kaftan kiralama işi ile senedin bir alakası yoktur, davacıyı eski personelimiz olan ... aracılığıyla tanırım , kendisi benden borç para istedi, 50 bin TL borç parayı verdim, o kendi rızası doğrultusunda davaya konu 50 bin TL'lik senedi tarafıma teslim etti, borcu ödemedi, bundan dolayı da takip başlattık, davanın reddine karar verilsin" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı taraf, ... 2. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip dosyasına dayanak 04/06/2024 keşide, 04/07/2024 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli bononun kaftan kiralama ilişkisi kapsamında teminat amacıyla boş olarak imzalanıp teslim edildiğini, kiralanan kaftanın iade edilmesine rağmen bononun iade edilmeyerek sonradan doldurulup takibe konu edildiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı taraf ise, ön inceleme duruşmasında davacıya 50.000,00 TL borç verdiğini, dava konusu bononun da bu borcun teminatı değil, doğrudan karşılığı olarak düzenlenerek kendisine teslim edildiğini beyan etmiştir. Bu haliyle, taraflar arasındaki uyuşmazlık; ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... sayılı takip dosyasına dayanak olan 50.000 TL bedelli bononun teminat amacıyla verilip verilmediği ve davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Dosya kapsamındaki ... 2. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takip dosyası ile takibe dayanak bono birlikte incelendiğinde; bononun kambiyo senedi vasfını haiz olduğu, davacının bonodaki imzanın kendisine ait olduğunu inkâr etmediği, aksine senedi bizzat imzalayıp davalıya teslim ettiğini kabul ettiği anlaşılmıştır. Yine, takibe dayanak bonoda davacıya ait ... numarasının doğru şekilde yer aldığı görülmüştür. Genel ispat kurallarına ilişkin olan 4721 sayılı TMK nın 6. maddesi ile 6100 sayılı HMK nın 190. maddesi gereğince, bir kambiyo senedine dair iddia ile açılan menfi tespit davasında ispat yükü, iddia olunan bu vakıadan kendi lehine hak çıkaran senet borçlusuna aittir. Zira borçlu olunan bir senede ilişkin açılan menfi tespit davasında senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispatı sonucu verilecek olan karar ile keşidecinin sorumluluğu ortadan kalkacaktır. Bu tür bir karar ile lehine hak kazanan, dava konusu senet borçlusu olduğundan anılan senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispat yükü de yine senet borçlusu üzerindedir. Ayrıca bir temel alacağın varlığına karine teşkil eden kambiyo senedinin arada hukuki ilişki bulunmadığına dair iddianın ispatı, karinenin aksini iddia eden senet borçlusu tarafından gerçekleştirilmelidir. Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür.( ... 17/11/2022 tarih ve 2020/- Esas, 2022/... Karar sayılı ilamı)Somut olayda ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ve teminat amacıyla verildiğini iddia ederek yasal karinenin aksini savunan davacı( borçlu) üzerinde olup, senedin teminat senedi olduğu ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddiaların ancak yazılı delille kanıtlanabileceğinden senedin miktarı ve niteliği gereği davacının tanık dinletme talebi reddedilmiştir.Yine davacı tarafça, bononun yalnızca kaftan kiralama ilişkisi kapsamında teminat amacıyla düzenlendiğini, sonrasında iade edilmesi gerekirken anlaşmaya aykırı şekilde doldurularak takibe konu edildiğini gösterir herhangi bir yazılı delil dosyaya sunulmamıştır. Açıkça yemin deliline de dayanılmadığından yemin delili hatırlatılmamıştır. Bu itibarla, ispat yükü kendisinde olan davacının takibe dayanak bononun düzenlenme amacının iddia edildiği şekilde olduğu ve bonodan dolayı davalıya borçlu bulunulmadığı kesin (yazılı) delille kanıtlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Son olarak, İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar... Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." hükmü mevcut olup tedbir kararı verilmediğinden davalı lehine İİK 72/4 maddesinde düzenlenen tazminata hükmedilmesine yer olmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-İcra takibi için tedbir kararı verilmediğinden İİK 72/4. maddesinde düzenlenen tazminata hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 853,88- TL peşin harç ve 169,77 TL tamamlama harcının mahsubu ile kalan 291,65-TL harcın davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 4.600,00-TL davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/06/2026
Katip ...
✍E-Imzalıdır
Hakim ...
✍E-Imzalıdır