Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde, kaza sonrası araçta eksik onarım ve maddi hasar farkı talepli tazminat davası.
Özet: Bir trafik kazası sonucu aracında hasar meydana gelen davacı, kasko sigortacısı olan davalının yaptığı onarımda orijinal parça kullanılmadığı ve fatura bedellerinde farklılıklar olduğu gerekçesiyle maddi zararının tam olarak karşılanmadığını ileri sürerek, bilirkişi incelemesiyle belirlenecek hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini talep etmiş; davalı ise davanın zamanaşımına uğradığını, hukuki yarar bulunmadığını ve kendi sorumluluklarını yerine getirerek onarım ve parça bedellerini ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/09/2025
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;20.01.2023 tarihinde, ... ili, ... İlçesinde, ... plakalı araç yol yağmurlu ve kaygan olduğu için müvekkiline ait ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, kazanın dava dışı ... plakalı araç sürücünün arkadan çarpma kuralını ihlal etmesi sebebiyle gerçekleştiğini, yaşanan kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, müvekkilinin aracının kasko sigortacısı olan davalı sigorta şirketi tarafından onarılmışsa da maddi zararının giderilmediğini, maddi hasar bedelinin aracın trafik kazası sonucu darbelere maruz kalması nedeniyle araçta oluşan teknik nitelikteki zararın giderilmesi ile ilgili onarım giderleri olduğunu, müvekkiline ait aracın tamirinin davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılmış olup; tamir sırasında orijinal parçalar kullanılmadığı, parçaların sistem fiyatları ile fatura fiyatları arasında ciddi farklar olduğu, fiyatlarında ekonomik ve ticari hayatın olağanına aykırı çok büyük oranında indirimler yapıldığının görüldüğünü, bu nedenle müvekkilinin aracında maddi bir hasar farkı ortaya çıktığını, hasar bedeli zararının miktarının ancak alanında uzman bilirkişiler marifetiyle tespit edilebileceğinden şimdilik belirsiz alacak davası olarak açılan davada hasar bedeli zararının miktarının hesaplanması için; alanında uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak zarar miktarının tespit edilmesi ve davalının sorumlu tutulmasını talep ettiklerini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL (belirsiz alacak) hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep ettiklerini, kaza tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi gerektiğini, tazminat borcunun haksız fiil tarihinde muaccel olduğunu, buna ilişkin herhangi bir ihtar şartı bulunmadığı gibi kazanın olduğu tarihten itibaren alacağa ticari faiz işletilmesi gerektiğini, davalı tarafa karşı dava öncesinde hem başvuru yapıldığını, hem de dava şartı arabuluculuk kapsamında başvuru yapılmış olup arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sona erdiğini, izah edilen nedenlerle ve Mahkemece re’sen dikkate alınacak diğer nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00-TL araç hasar bedelinin (belirsiz alacak) davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber tahsiline, her türlü başvuru, yargılama gideri, bilirkişi ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada zamanaşımının dolmuş olup bu bakımdan davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, ayrıca davanın görevli ve yetkili olmayan mahkemede açıldığını, davanın bu yönlerden de reddini talep ettiklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak talebi olarak açılmasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafından dosyaya eksper raporu sunulmuş olmasına ve talebini buna dayandırmış olmasına rağmen; başvuran tarafın ilgili raporu esas almayarak HMK'nın 109'uncu maddelerine dayanarak kısmi alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından başvuru öncesi ödemenin yapılmış olup tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, müvekkili şirket nezdinde Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 20.01.2024 tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde davacıya ait araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak müvekkili şirkete başvuru yapmış olup başvuruya ilişkin hasar dosyası oluşturulduğunu, söz konusu hasar dosyasından gerekli değerlendirmeler yapılarak; 25.04.2024 tarihinde davacı Yılsay Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin banka hesabına 26.290,00 TL hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığını, 25.04.2024 tarihinde ... Yedek Parça Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin banka hesabına 8.463,08 TL tedarik ödemesi yapıldığını, 25.04.2024 tarihinde ... Otomotiv Satış Sonrası Çözümleri Ticaret Anonim Şirketi'nin banka hesabına 18.930,65 TL tedarik ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler ile müvekkili şirket tarafından sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluğun yerine getirildiğini, bu nedenle iş bu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ve savunmaları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin sadece gerçek zarardan sorumlu olduğunu, davacı vekilince başvuru dosyasına hiçbir onarım faturası sunulmaması gerçek zararın ispatlanamadığını gösterdiğini, trafik poliçesinin mevzuatımız gereği gerçek zarara yönelik teminat sağlamakta olup; işbu varsayımsal (normatif) zararın poliçe teminatına girmediğinin izahtan vareste olduğunu, başvuran tarafın ilgili hasardan doğan zararlarının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu aynen tazmin ilkesi ışığında müvekkili şirketçe karşılandığından ve ortada artık gerçek bir zarar kalmadığından huzurdaki başvurunun reddi gerektiğini, Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.2. fıkrası ve TBK aynen tazmin ilkesi gereğince; müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik ve işçilik indirimi nispetine göre belirlenecek bedele göre ödeme yapma ve tedarik indirimi hakkına sahip olduğunu, araçtaki onarımın aynen tazmin ilkesi gereği gerçekleşmiş olup parçaların tedarik edilmesi sürecinde yapılan indirimlerin zarar görenin zararını artırmadığını, Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri başlığı altındaki hükümlerde zararın giderilmesinde esas olarak eski hale iade ve zarar verici olaydan önceki fiili durumun tesisinin dikkate alındığını, yine aynı bölümde tazminattan indirim hallerinin düzenlendiğini ve zarar gören kişinin sorumlu kişinin durumunu ağırlaştırmamasının esas alındığını, bu yönüyle zarar sorumlusunun zararın etkilerini giderirken belirli bir serbestiye sahip olduğunu, müvekkili şirketin hak sahiplerinin araçlarındaki hasar onarımlarını gerçekleştirirken anlaşmalı firmalardan tedarik iskontosu alması, zarar görene herhangi bir zarar vermemekte olup; hasar kaydı nedeniyle oluşan değer kayıpları için hâlihazırda mevzuatımızda tazminat imkânı bulunduğunu, onarım başlamadan evvel müvekkili şirkete hiçbir bilgi verilmediğinden ve bildirim yapılmadığından onarıma dair cevap vermenin mümkün olmadığını, tüm bu detaylı açıklamaları ve içtihatlar göz önünde bulundurulduğunda somut olayda başvuran hiçbir fatura sunmamış olup huzurdaki haksız başvurunun reddedileceğine aksi halde belirtmiş oldukları hususlar doğrultusunda hesap yapılacağına dair inançlarının tam olduğunu, davayı kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin genel şartlar kapsamı dahilinde değerlendirilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların Karayolları Trafik Kanunu ve Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu, kaza tespit tutanaklarının kesin delil olmadıkları gibi bilirkişi raporu niteliğinde de olmadığını, kusur, derecesi ve dağılımı, hatta olayın oluş şekli özel ve teknik bir çözümleme gerektirdiğini, bu nedenle talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının avans faiz talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin faiz sorumluluğu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla avans faiz isteminin de haksız olduğunu belirttiklerini, zira başvuru sahibi vekilince gerekçesini anlayamadıkları bir şekilde ticari faiz isteminde bulunulmakta ise de; araç işleteninin tacir olmadığı ve araç tescil belgesinde aracın kullanım şeklinin hususi olduğu belirtildiği gibi somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olan başvuru sahibinin işleten ve müvekkili şirket arasında ticari bir ilişki bulunmamakta, tazminat talebinin haksız fiilden kaynaklandığını, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu, TTK 1427/2. maddesinin" Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez." şeklinde olduğunu, asla borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, açıkladıkları ve re'sen gözetilecek sebeplerle; huzurdaki haksız ve mesnetsiz başvurunun usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:trafik tescil kayıtları, kaza tespit tutanağı, ... Sigorta A.Ş. kasko sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ... Sigorta A.Ş. ZMM sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ... Merkezi kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 20.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen zararın kasko sigorta poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkindir.Mahkememizce dava dosyası ve celp edilen deliller kapsamında meydana gelen kaza nedeniyle kusur durumlarının ve davacının varsa talep edebileceği araç hasarından kaynaklı zararın tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 20.02.2026 tarihli raporun düzenlendiği görülmüştür. Davacı vekili 28.04.2026 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 23.335,73-TL'ye arttırdığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; 20.01.2023 tarihinde, ... İli, ... İlçesinde, havanın yağmurlu, zeminin ıslak ve gündüz vakti, sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyrederken aracının ön kısımları ile aynı yön ve aynı istikamette ön ilerisinde seyreden sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracının arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada, dosya kapsamına ve alınan bilirkişi raporuna göre, Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile mahal hız ile dikkatli ve tedbirli bir şekilde hızına bağlı olarak takip mesafesini korumadan seyrettiğinden ötürü, kazada asli yönden %100 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davacıya ait ... plaka sayılı araçta, 42.274,55 TL KDV hariç ( yedek parça tutarı ) + 23.900,00 TL KDV hariç ( işçilik tutarı ) = 66.174,55 TL KDV hariç & 79.409,46 TL KDV dahil hasar hesap edildiği, hasara ilişkin yapılan toplam 56.073,73 TL ödemenin mahsubu sonucu 23.335,73-TL KDV dahil bakiye hasar hesap edilmiştir. Kasko Sigortası Genel Şartları A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu, davaya konu ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi nezdinde, 27/04/2023-27/04/2024 vade tarihli, ... numaralı, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, davalı sigorta şirketinin meydana gelen bakiye zarardan poliçe kapsamı itibariyle sorumlu olduğu, 6102 Sayılı TTK’nun 1427.maddesinde sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446.maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmekle, sigorta şirketine başvuru tarihi 23.07.2025 olup, temerrütün 45 gün sonra 07.09.2025 tarihi itibariyle temerrütün oluşacağı anlaşılmakla; Mahkememizce davanın kabulü ile, 23.335,73-TL hasara ilişkin tazminatın 07.09.2025 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 23.335,73-TL hasara ilişkin tazminatın 07.09.2025 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 1.594,06-TL karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olmak üzere alınan toplam 1.014,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 579,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 23.335,73-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 1.717,30-TL harç, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 128,50-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 11.845,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır