T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, kooperatif üyesinin ödenmeyen aidat ve ek ödeme borçlarına ilişkin itirazın iptali davasındaki istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kooperatifin üyesine karşı, genel kurul kararlarıyla belirlenen ek ödeme borçlarını ödememesi nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi, genel kurul kararlarının bağlayıcılığı ve bilirkişi raporu uyarınca borcun kısmen kabulüne karar verirken, davalının sabit bedel ödemesi ve hisse devri gibi savunmalarını yeterli bulmayarak yapılan istinaf başvurusunu esas yönünden reddetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/729 - 2026/1277

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2022/729
KARAR NO : 2026/1277
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 20/01/2022
ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/414E., 2022/48K.
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
YAZIM TARİHİ : 10/06/2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Davalının kooperatif üyesi olduğunu, genel kurulda alınmış ödeme kararlarına uymadığını, davalı hakkında takip başlatıldığını ve takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını, takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle: Müvekkilinin sabit bedel olacak şekilde Tip - A kısmında bulunan 1-20 arası ortaklık ödemesi olarak, 80.000.00 TL ilk peşinat, 125.000,00 TL taksitli ödemeler ve 200.000.00 TL ikinci peşinat ile 18.000.000 T şerefiye bedeli olmak üzere toplam 423.654.00 TL bedel ödediğini ve yapılan ferdileşme sonrasında 03.07.2018 tarihinde, kendisine A Blok, 26. Kat, 106 numaralı bağımsız bölümün tapusunun devredilmiş olduğunu, tapunun devredilmiş olmasının, müvekkilinin, davacı kooperatife devir tarihine kadar herhangi bir borcunun bulunmadığını gösterdiğini, davacı kooperatifin, tapu devri öncesine ilişkin alacağının bulunduğu iddiasıyla Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/611 Esas sayılı sırasında kayıtlı itirazın iptali davasını açmış olduğunu, müvekkilinin, davacı kooperatifin kayıtlı ortağı iken 06.02.2019 tarihli kooperatif hisse devir protokolü ile hissesini dava dışı ... isimli kişiye devrettiğini, ancak kooperatifin, 11.04.2019 tarihli yazısıyla, müvekkilinin kooperatife olan borcunu ödemediğini ileri sürerek, devrin tescilini gerçekleştirmediğini, müvekkilinin kooperatife herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı kooperatifin ortaklığa alınma sırasında taahhüt etmiş olduğu birçok işin yapılmamış olduğunu, aylık %2 oranında faizin, fahiş ve istenemez olduğunu savunarak; davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince: "...davacı ...Kooperatifinin, 19.01.2019 tarihli Olağan ve 09.03.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurullarda alınmış ödeme kararları doğrultusunda, ödeme yapmayan borçlu üye ... hakkında, Ankara 19. İcra Dairesi'nin 2019/16922 E, dosyasında, 23.12.2019 tarihinde, 105 000,00 TL asıl alacak ve 12.600,00 TL gecikme cezası için icra takibi başlattığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın yasal süresinde açıldığı, dosyada mevcut genel kurul tutanaklarının incelenmesinde, davacı ...Kooperatifinin alacağının, genel kurul kararlarıyla tespit edilmiş ek ödemeden kaynaklı alacaklar olduğu, Kooperatif Genel Kurulunda, ait olduğu ay içinde ödenmeyen borçlar için aylık % 2 gecikme faizi uygulanmasına karar verildiği ancak, TBK 120/2 maddesindeki sınırlama ve bu konudaki yüksek yargı kararları dikkate alınarak bu oranın %1,5 olarak dikkate alınması gerektiği, davacı kooperatifin, davalı ...'tan davaya konu alacağı, kooperatifin, ana sözleşmeye uygun şekilde yapmış olduğu genel kurullarında belirlenmiş olduğu, davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı kooperatifin, bir kısım genel kurul kararına dayanarak, müvekkilinin aidat borcu bulunduğunu ileri sürdüğünü, ancak müvekkilinin, sözü edilen genel kurul kararları konusunda bilgilendirilmemiş olduğunu ileri sürmüş ise de; genel kurulda alınmış olan kararların ana sözleşmeye göre, toplantıya katılmasa dahi tüm ortakları bağlar nitelikte olduğu, bu durumun davalı için de geçerli olduğu, kooperatif uzmanı bilirkişinin davacı kooperatifnin yevmiye defteri ve defteri kebirini de inceleyerek vermiş olduğu 22/11/2021 tarihli ek raporuna göre; icra takip tarihi itibariyle, davalı üyeden anapara alacağının 100.000,00 TL, gecikme faizinin 9.887,68 TL olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Sabit bedel konusunda değerlendirme yapılmadığı, ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişinin dosyada bulunmadığını belirttiği sözleşmenin, ortaklık taahhütnamesinin eki olup taraflarının cevap dilekçesi ekinde sunulan ek liste olduğu, bu listenin ortaklık taahhütnamesinin eki olup, sözleşme eki niteliğinde olduğu, bu belgenin hiçe sayılarak karar verilmiş olması karşısında, kararın yapılacak istinaf incelemesi neticesinde bu yönüyle kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı kooperatifin eksik ve ayıplı imalatları nedeniyle doğan zararı yüklenici şirkete yüklemesi gerekirken sabit fiyatla kooperatif ortağı haline gelen müvekkilinden talep etmesinin hukuka uygun olmadığı, kooperatif genel kurulunda alınmış sakat bir karara dayalı olarak düzenlenmiş bulunan bilirkişi raporunun ve bu raporu aynen hüküm haline getiren ilk derece mahkeme kararını kabul etmedikleri, muaccel hale gelmemiş bir alacakla ilgili dava açıldığı, aksi kanaate varılması halinde müvekkilinin temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceği için icra takibinden önceki dönem için faize hükmedilmesi doğru olmadığı, mahkemece bu yöndeki itirazılarına rağmen herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davacının taahhüt ettiği işleri yapmadığının değerlendirilmediği, ödemezlik def'leri dikkate alınmaksızın karar verildiği, icra takibinde talep edilmeyen alacak kalemlerinin hüküm altına alındığı, alacağın likit olmadığının bilirkişi raporuyla ortada olduğu, aleyhe icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının kabul edilemez olduğu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi halinde sadece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının da doğru olmadığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 7.506,43 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.877 TL harcın düşümü ile kalan 5.629,43 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10/06/2026
Başkan Üye Üye Katip