Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin, şirket yöneticisinin mevcut şirketine karşı kötü niyetle rekabet ederek ve fırsatları kendi yeni şirketine aktararak doğan tazminat sorumluluğuna dair istinaf kararı.
Özet: Eski bir şirket müdürü ve kurucu ortağı, Nasa Eğitim Hizmetleri Ticaret ve Limited Şirketinin diğer ortakları tarafından, özen ve sadakat yükümlülüklerini ihlal ettiği, rekabet yasağına aykırı davrandığı ve şirketin menfaatlerini gözetmeyerek rakip bir şirket (Anas Eğitim) kurup Nasanın kiraladığı işyerini ve devlet teşviklerini kendi şirketine devrederek Nasayı zarara uğrattığı iddiasıyla tazminat davasına konu olmuştur; davalı ise savunmasında, davacıların şirkete düşen mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kendi çabalarıyla başlatılan projeyi sahiplenmeye çalıştıklarını ve davanın zamanaşımına uğradığını iddia etmektedir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/202
KARAR NO : 2026/1118
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2024
NUMARASI : 2022/792 Esas - 2024/558
Karar
DAVACILAR : 1- ... (T.C. NO:...) - ...
2- ... (T.C. NO:...) - ...
3- ... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/09/2022
KARAR TARİHİ : 11/06/2026
KR. YAZIM TARİHİ : 11/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar vekili müvekkillerinin NASA Eğitim Hizmetleri Ticaret ve Limited Şirketi’nin ortakları olduğunu, davalının da şirketin kurucu ortaklarından ve ilk müdürü olduğunu, şirketin franchise sözleşmesi ile BİLNET adı altında Sakarya'da eğitim alanında faaliyet göstermeyi amaçladığını, bu çerçevede Tepekum Mahallesi 15 Temmuz Bulvarı No. ... Adapazarı/Sakarya adresindeki binanın 6 Haziran 2017 tarihinde ilk 12 yılı aylık 20.000 (yirmi bin) TL üzerinden uzun süreli bir kira sözleşmesi ile kiralandığını, bunun yanında davacıların Yağcılar Mah. ... Caddesi ... Apartmanı altı No..../C Adapazarı Sakarya adresindeki ofislerini şirkete tahsis ettiklerini, Kiralanan binanın tüm cephe kaplama ve giydirme işlerinin davacılarca Haser Cephe Giydirme Sistemlerine yaptırıldığını, Davacıların kurdukları ilişkilerle yüzün üzerinde öğrencinin okul kaydının yapıldığını ve alınan peşinatların şirketin kayıtlarına geçtiğini, davacıların girişimleri ile tecrübeli bir geçmişi olan ...'ın Bilnet Sakarya Kampüsünde müdür olarak göreve başladığını, davacılarca yapılan bu katkılara ve çalışmalar rağmen davalı müdürün kötüniyetli işlemlerinin ortaya çıktığını, bu kapsamda davalı ...'ın 26.07.2017 tarihinde NASA ile aynı konuda faaliyet göstermek üzere bu kez iki ortaklı olarak ANAS Eğitim Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi’ni kurduğunu ve bu şirketin müdürü ve yetkili temsilcisi olduğunu, ardından davalının NASA adına ve hesabına yapılan ... Mahallesi 15 Temmuz Bulvarı No. ... Adapazarı/Sakarya adresindeki kira sözleşmesini feshederek ANAS şirketi yetkilisi olarak ANAS adına ve hesabına yeni bir kira sözleşmesi yaptığını, aynı zamanda devlet tarafından NASA için alacağını vaad ettiği devlet teşviklerini de ANAS’a aldığını, bu suretle davalının özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını rekabet yasağını ihlal ettiğini şirketin menfaatlerini gözetmediğini, dürüstlük kuralına aykırı davrandığını belirterek açmış olduğu belirsiz alacak davasında davalının dava dışı şirket olan ANAS’a adına yaptığı bütün hukuki işlemlerin geçmişe etkili olarak NASA Eğitim Hizmetleri Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi Adına ve hesabına yapılmış sayılmasına, bu talebin kabul görmemesi halinde davalının NASA’yı uğrattığı zararın (mahrum kalınan kar da dahil olmak üzere) hesaplanıp davalıdan tahsili ile NASA Eğitim Hizmetleri Ticaret ve Limited Şirketi’ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların davalı ...'ın elinde hazır olan projesini birlikte gerçekleştirmek için şirket ortağı olduklarını, okul olmaya elverişli taşınmazın davacının kendi gayretleri ile şirketin kurulmasından önce bulunarak 04.03.2017 tarihli kira ön protokolüne bağlandığını, davacıların şirkete ortak olduktan sonra hisselerine düşen inşaat giderlerini ödemeyerek şirketi ve davalı ...'ı yarı yolda bıraktıklarını ve zarara uğrattıklarını, kayıt bürosu olarak kullanılan yerin inşaat sahasının yanında bulunan ve davacılarla ilgili olmayan konteyner olduğunu, davacıların okul inşaatının tüm cephe ve kaplama ve giydirme işlemlerini yaptırmalarının da gerçek dışı olduğunu, Okul müdürü ...'ın ANAS şirketinin ortakları tarafından irtibat kurularak okula genel müdür sıfatıyla atanmış dava dışı 3.bir kişi olduğunu, ...'in okul müdürü olarak atanmasında davacıların bir dahlinin bulunmadığını, Bilfen Şirketler grubu ile yapılan "Bilnet franchise sözleşmesinin" NASA adına değil 09.03.2017 tarihinde davalı-... ile dava dışı ortaklardan ... adına yapılarak bedelinin davalı tarafından ödendiğini, bu tarihte NASA şirketinin henüz kurulmadığını, Davacıların hiçbir gayret göstermeden hiç para harcamadan ve vermiş oldukları sözleri yerine getirmeden bu davayı açmalarının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, Şirket ünvanlarında kullanılan NASA ve ANAS kelimelerinin davalının kendisinin, çocuklarının ve eşinin isimlerinin baş harflerinden oluştuğunu, Davacıların Bilnet okullarına 100 üzerinde öğrenci ve veli kazandırdıkları iddiasının gerçek dışı olduğunu, Okulun tanıtımının davalı tarafından gerçekleştirildiğini, NASA adına yapılan teşvik başvurusundan bağımsız olarak ANAS şirketi adına yeniden devlet teşvikine başvurular yapıldığını, Nasa şirketinin hiç faal olmadığını dolayısıyla rekabet yasağının ihlali ve zararın oluşmadığını, Anas şirketinin iş ve işlemlerinin Nasa şirketi adına yapılmış sayılmasının hukuken mümkün olmadığını, Davalının rekabet etmeme borcunun ihlaline yol açan bir davranışı ve tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, Anas Eğitim Hizmetleri Ticaret ve Ltd. Şti.nin kuruluşundan bu yana kâr edemediğini dolayısıyla Nasa şirketi yönünden zarardan da bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya ilişkin beş yıllık genel zamanaşımı süresinin, davanın açıldığı tarihte geçmediğini; öncelikle, davalının rekabet yasağına aykırı gerçekleştirdiği tüm iş ve işlemlerin tespit edilmesi gerektiğini, yargılama aşamasında ise sadece ...'ın NASA'da görev yaptığı 02.08.2017 - 28.12.2017 tarihleri arası esas alınarak yaklaşık 4 aylık gibi çok kısa bir zaman dilimi için bilirkişi incelemesinin yaptırıldığını, bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin kapsamlı olmadığını, söz konusu kararının eksik inceleme sonucu alındığını, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından gerekçeli kararda, davacıların taleplerinin aktif dava husumeti bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, davanın zamanaşımına uğradığı tespitinde bulunulduğunu, alınan bilirkişi raporunda da, davacıların herhangi bir zarara uğramadığı, tazminat taleplerinin ispatlanamadığının tespit edildiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2024 tarih, 2022/792 Esas - 2024/558
Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacıların, NASA Eğitim Hizmetleri Ticaret ve Limited Şirketi’nin ortakları olduklarını, davalının da şirketin kurucu ortaklarından ve ilk müdürü olduğunu, şirketin franchise sözleşmesi ile BİLNET adı altında Sakarya'da eğitim alanında faaliyet göstermeyi amaçladığını, bu kapsamda bina kiralaması yapıldığını, davalının daha sonra ANAS Eğitim Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi’ni kurduğunu ve bu şirketin müdürü ve yetkili temsilcisi olduğunu, her iki şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğunu, NASA şirketi adına yapılacak işlemlerin davalı tarafından ANAS adına yapılmaya başlandığını, kira sözleşmesinin fesih edilerek ANAS şirketi ile kira sözleşmesi yapıldığını, NASA adına alınması kararlaştırılan teşviklerin ANAS için alındığını bu şekilde şirketin zarara uğratıldığını belirterek eldeki davanın açıldığı; davalı tarafça zamanaşımı definin ileri sürüldüğü, davanın reddinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacıların istinaf yasa yoluna başvurdukları görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 644. Maddesi atfıyla aynı yasanın 553/1. maddesi uyarınca, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Yönetim kurulu üyeleri görevlerini ifa ederken ve verilen yetkileri kullanırken, tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket etmeli ve şirket menfaatlerini gözetmelilerdir. Yönetim kurulu üyelerinin özen ve dikkat yükümlülüğünün kapsamı, şirket ana sözleşmesi, kanun, iç yönerge ve yönetim kurulu tarafından verilen tüm yetki ve görevleri kapsar.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 560. maddesine göre; sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır.
6098 sayılı yasanın 154.maddesinde zamanaşımını kesen sebepler sayılmış olup; Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa zamanaşımı kesilecektir. Aynı yasanın 156.maddesine göre kesilen zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlayacaktır.
Davanın açılmamış sayılmasına bağlı olarak ortaya çıkan hukuki sonuçlardan ilki, davanın açılması ile kesilen zamanaşımı süresinin kesilmemiş olmasıdır. Bir başka ifade ile davanın açılması ile meydana gelen zamanaşımının kesilmesi hükmü, açılmamış sayılması ile ortadan kalkacaktır.
Somut olayda; gerek dava dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde gerek ise de aynı sebeplerle aynı taraflar arasında görülen ve Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/420 Esas - 2019/123 Karar sayılı dosyasına konu edilen olayda Dairemizin 2019/1668 esas 2020/692 karar sayılı dosyası ile anılan uyuşmazlığın 6102 TTK.'nın 644. maddesi yollamasıyla 553. maddesinde düzenlenen limited şirket yöneticisinin hukuki sorumluluğuna dayalı tazminat istemi olduğu, haksız rekabetten kaynaklanan bir talebin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacıların davaya konu aynı hukuki sebeplere dayanarak Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/420 Esas 2019/123 karar sayılı dosyası ile dava açtıkları, mahkemece davanın Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/521 Esas sayılı dosyasındaki haksız rekabetten kaynaklanan dava ile aynı olduğundan derdestlik dava şartı yokluğundan usulden reddine verilen kararın Dairemizin 2019/1668 esas 2020/692 karar sayılı dosyası ile anılan uyuşmazlığın 6102 TTK.'nın 644. maddesi yollamasıyla 553. maddesinde düzenlenen limited şirket yöneticisinin hukuki sorumluluğuna dayalı tazminat istemi olduğu, haksız rekabetten kaynaklanan bir talebin bulunmadığından işin esasına girilmesi yönünden kaldırıldığı, kaldırma sonrası mahkemece Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete girmesi nedeniyle mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/358 Esas 2022/319 karar sayılı ilamı ile dava tarihi itibariyle görevli mahkemenin Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, Dairemizin 2022/1047 esas 2022/844 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, dosyanın 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği süresi içinde gönderme talebi olmadığından dosyanın açılmamış sayılmasına dair 27.06.2022 tarihli ek karar ile karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin 19.07.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 560. maddesine göre; sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır. Eldeki olayda davalının şirket müdürlüğünden 27.12.2017 tarihinde ayrıldığı, davacıların aynı iddialar ile 11.10.2018 tarihinde Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/420 Esas sayılı tazminat davasını açtıkları, en geç bu tarihte zararı ve zarar göreni öğrendikleri, zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başladığı, anılan davanın 27.06.2022 tarihli ek karar ile açılmamış sayılmasına karar verilmesi sonucu davanın açılması ile kesilen zamanaşımı süresinin kesilmemiş olduğu, bir başka ifade ile davanın açılması ile meydana gelen zamanaşımının kesilmesi hükmü, açılmamış sayılması ile ortadan kalktığı, davacının dava dilekçesinde ileriye sürdüğü eylemlerin ceza sorumluluğunu gerektiren eylemler de olmadığından eldeki davada ceza kanunlarındaki zamanaşımı süresinin de uygulama yeri olmadığından mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hükümde yazılı olduğu şekilde ihtimalli değerlendirme yapılarak hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, kararın yukarıda açıklanan nedenlerle kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE;
1-)Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2024 tarih, 2022/792 Esas - 2024/558 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davanın REDDİNE,
b-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL nin mahsubu ile eksik 561,22 TL nin davacılardan müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
ç-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
d-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL arabulucu ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
e-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara resen tebliğine,
f-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-Bakiye 304,40-TL harcın davacılardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacılar taraf üzerinde bırakılmasına,
ç-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacılara iadesine,
d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/06/2026
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
*Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*