İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi, distribütör tarafından izinsiz tescil edilen markanın sahibine devrine ve davalının yargılama giderleri ile vekalet ücretine mahkumiyetine hükmetti.
Özet: Davacı şirketin distribütörü tarafından markasının izinsiz tescil edilmesi üzerine, davacı, markanın kendisine devrini veya hükümsüz kılınmasını ve üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için tedbir uygulanmasını talep etmiş; davalı tescili kabul edip markayı ücretsiz devretme teklifi olsa da kötü niyetli olmadığını ve yargılama giderlerinden muaf tutulmayı iddia etmişse de, mahkeme davalının davanın açılmasına sebep olduğunu kabul ederek markanın davacıya devredilmesine, tedbirin devamına ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/125 Esas
KARAR NO : 2026/181
DAVA : Marka devri ve hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 19/06/2026
KARAR TARİHİ : 14/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka davasının yapılan inceleme neticesinde ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait "..." markasının, davacı şirketin Türkiye'deki distribütörü/ticari temsilcisi olan davalı tarafından davacının izni olmaksızın kendi adına tescil ettirildiği, bu NEDENLE 6769 SAYILI Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca marka tescilinin öncelikle davacı adına devrine, bu talebinin kabul edilmemesi halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek, ayrıca dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul ettiğini ancak dava konusu markayı kötü niyetli tescil ettirmediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın SMK 10. Maddesi gereği davacıya devrine kabul edilmemesi halinde SMK 6/2,6/3,6/6 ve 6/9 maddeleri gereğince hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı yan; evvelce davacıya ücretsiz şekilde markayı devredeceğini teklif ettiğini beyan ederek davayı kabul etmiş ancak markayı kötü niyetli tescil ettirmediğini, , davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
Davalı yanın açık kabul beyanı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, SMK 10. Maddesi gereği davalı adına tescilli ...tescil numaralı markanın davacıya devrine, kararın kesinleşmesi ile kararın icra edilmesi için TPMK'ya kararın bir örneğinin gönderilmesine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Davalı yan her ne kadar davanın açılmasını sebebiyet vermediğini iddia etmiş, bu hususun tevsiki amacı ile bir takım yazışmalar sunmuş ise de, yazışmalarda davalı yanın davacıya markayı ücretsiz devredeceğine yönelik taahhüdünün olduğu lakin bu devir işleminin yapılamamasının kimden kaynaklı olduğuna ilişkin bir veri olmadığı kaldı ki bir an için devir işleminin yapılamamasının davacıdan kaynaklı olduğu varsayımında da davalı yanın davacı yanın vereceği cevabı beklemeden dava öncesi markayı geri çekmek için TPMK'ya başvuruda bulunmasının mümkün olduğu, markanın geri çekilmesi için davacı yanın muvafakatine de gerek olmadığı, bu yönde işlem yapılması halinde ihtilafın çözülmüş olacağı ve iş bu davanın açılmasının da mümkün olmayacağı hali ile davanın ikame edilmesinde davalı yanın davranışlarının da etken olduğu, davalı yanın tek taraflı olarak ihtilafı çözmeye imkan sağlayacak durumu olmasına rağmen yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla davalı tarafın vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemesi yönündeki isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davalının kabul beyanı nazara alınarak davanın KABULÜ ile;
-SMK 10. Maddesi gereği davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın davacıya devrine, kararın kesinleşmesi ile kararın icra edilmesi için TPMK'ya kararın bir örneğinin gönderilmesine
-Mahkememizce verilen tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamına,
-Davalı yanın hakkında vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemesi yönündeki istemlerin reddine,
2-Kabul beyanının verildiği tarih nazara alınarak davalıdan alınması gereken 732,00/3 = 244,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 732,00 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatan 488,00 TL harcın kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacı yana iadesine, davalı yandan alınması gereken 244,00 TL harç, davacının yatırdığı peşin harçtan karşılandığından 244,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı( davacının yatırdığı peşin harca ilişkin değerlendirme üst kısımda yapılmıştır) vekalet suret harcı ve posta masraflarından oluşan 1.196,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalının kabul beyanında bulunduğu tarih nazara alınarak AAÜT gereğince hesaplanan 55.000,00/2= 27.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/07/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır