Banka tarafından müteselsil kefile karşı açılan itirazın iptali davasında, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ve gayrinakdi talebin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın müteselsil kefile karşı açtığı itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin takipten sonraki ödemeleri düşerek davayı kısmen kabul ettiğini, ancak davalının gayrinakdi alacaklardan sorumlu olduğuna dair sözleşmede açık hüküm bulunmadığı gerekçesiyle bankanın bu yöndeki talebini reddettiğini, davacı bankanın ise bu ret kararına karşı, kredi sözleşmesindeki ilgili maddelere dayanarak gayrinakdi alacakların da sorumluluk kapsamında olduğunu iddia ederek istinaf başvurusunda bulunduğunu anlatmaktadır.

T.C. ... BAM . HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili beyanlarında ; Banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme kapsamında kredi kullandırıldığını, davalının sözleşmede müteselsil kefil olarak imzası bulunduğunu, kredi şartlarının ihlal edilmesi üzerine, hesabın kat edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine, ... ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe haksız biçimde itiraz ettiğini, ileri sürerek itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili beyanlarında; Dava dilekçesine delillerin eklenmediğini bu sebeple savunma haklarının kısıtlandığını, borcun ve davanın esasına da itiraz ettiklerini, genel kredi sözleşmesindeki imzaları kabul etmediklerini, davacı bankaya borçlu olmadıklarını, alacağın muaccel olmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı istenemeyeceğini ileri sürmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Takip konusu alacağın dava dışı şirket ile banka arasındaki kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının bu kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olduğu, takipten sonra davadan önce 22/01/2019 tarihinde 40.000,00 TL, 01/02/2019 tarihinde 11.160,00 TL, 01/03/2019 tarihinde 30.000,00 TL, 02/05/2019 tarihinde 80.000,00 TL olmak üzere toplam 161.160.00 TL ödeme yapıldığı, borçlunun takibe itirazından sonra yasal süresi içinde itirazın iptali davası açılması ve bu dava açılana kadar borçlu tarafından icra dosyasına ihtirazi kayıt konulmadan yapılan ödemeler veya alacaklının şahsına ya da onun gösterdiği üçüncü kişiye (kabul edilmek koşulu ile) haricen yapılan ödemelerin bulunması durumunda ise ödeme rızaen yapılmış olduğundan borçlunun bu ödemeler yönünden itirazından vazgeçtiğinin kabulünün gerekeceği, ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferîleri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarının bulunacağı, bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferîleri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağının tespit edileceği, buna göre hazırlanan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalı borçludan ... TL asıl alacak, 965.94 TL faiz, 48.29 TL BSMV, 370.20 TL İhtiyatı haciz mah.masrafı, 1.00 TL matbu evrak bedeli olmak üzere toplam 502.805,81‬TL tutarında alacaklı olduğunun belirlendiği, takipten sonra davadan önce 22/01/2019 tarihinde 40.000,00 TL, 01/02/2019 tarihinde 11.160,00 TL, 01/03/2019 tarihinde 30.000,00 TL, 02/05/2019 tarihinde 80.000,00 TL olmak üzere toplam 161.160.00 TL ödemenin açıklanan kurallar çerçevesinde takibe konu alacaktan düşüldüğünde davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 341.645,81 TL asıl alacak tutarında alacaklı olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %45 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
Davacının depo edilmesini talep ettiği gayrinakdi alacak yönünden sözleşmede kefillerin gayrinakdi alacaktan alacağın sorumlu olmasına dair açık bir hüküm bulunmadığından buna yönelik talebin reddine, şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gayrinakdi alacak yönünden talebin reddine dair kararın hatalı olduğunu, mahkemenin kredi sözleşmesinde gayri nakdi alacakların deposuna ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığına yönelik tespitlerin yerinde olmadığını, Genel Kredi Sözleşmelerinin -Temerrüt Halleri ve Takip Hükümleri- başlıklı IV.31.2.11. maddesinde “Borçlular ve müteselsil kefiller; işbu sözleşme de belirtilen herhangi bir madde veya maddelere aykırı hareket edildiğinin bankaca tespit edilmesi durumunda; kredinin muaccel hale gelip temerrüt hali oluşacağını ve buna göre sözleşmenin feshi ile kredinin kat edilmesine bankanın yetkili olduğunu kabul eder. Banka bu maddeye atıfla haklarını kullanmaya karar vermesi halinde, temerrüt faizine dair hükümler mahfuz kalmak kaydıyla, ortaya çıkan yukarda sayılan haller sebebiyle bankanın uğradığı zararları, masrafları, primleri ve cezaların tazminini, teminat mektuplarının iadesini ve gayri nakdi risk tutarlarının depo edilmesini talep edebilir. Ayrıca yukarıda sayılı hallerden birinin varlığı durumunda Banka Sözleşme’yi feshetme yetkilisine sahiptir” düzenlemesi bulunduğunu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2013/14244 esas 2013/3340 karar sayılı 24/02/2014 tarihli kararında, gayri nakdi riskin kaynağı bilinmemekle; ekte çek hesabının açılması ile birlikte taraflar arasında çek defterinin teslimi sırasında gayri nakdi kredi sözleşmesi düzenlendiğinin kabulü gerektiğine ve gayri nakdi riskten asıl borçlu ile birlikte kefillerin de sorumlu olduğuna dair karar verdiğini, bu sebeplerle mahkemenin gayri nakit alacak yönünden talebi reddetmesinin yerinde olmadığını, belirterek mahkeme kararının gayrinakit alacak yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İtirazın iptaline konu ... ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında, davacı alacaklı tarafından borçlular ...Yapı Mal. İnş.Ltd.Şti ve ... aleyhine 501.420,38 TL asıl alacak, 3.760,65 TL işlemiş faiz, 370,20 TL ihtiyati haciz masrafı, 188,03 TL %5 BSMV, 1,00 TL matbu evrak masrafı olmak üzere toplam 505.740,26 TL alacağın tahsili ile 23 adet çek yaprağı bedeli 36.800 TL çek depo bedeli nin depo edilmesi talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %45 tem. faizi talep edildiği, ödeme emrine borçlu ...'in 28/11/2018 tarihinde icra dairesinin borca, sözleşmedeki imzalara faize ve faizin başlangıç tarihine itiraz ettiği, yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir.
Davacı banka ile dava dışı ... Mal. İnş.Ltd.Şti Arasında 13/03/2017 tarihli, 500.000 TL bedelli, bila tarihli 1.000.000 TL bedelli olmak üzere toplam 2 adet 1.500.000 TL miktarlı genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, davalının da U20...075 nolu Taksitli ticari kredi, U20...012 nolu taksitli ticar kredi, U20...162 nolu çek iskonto kredisi, U20...296 nolu çek iskonto kredisi, U20...171 nolu çek iskonto kredisi, U20...164 nolu çek iskonto kredisi, kullandırıldığı, hesap kat ihtarında U20...075 nolu taksitli ticari kredi ve, U20...012 nolu taksitli ticari kredi nedeniyle faiz, BSMV hariç toplam 340.260,38 TL, ....9428 nolu kredili mevduat hesabından kaynaklı 10.104,63 TL ,ve U20...162 nolu çek iskonto kredisi, U20...296 nolu çek iskonto kredisi, U20...171 nolu çek iskonto kredisi, U20...164 nolu çek iskonto kredisinden kaynaklı 161.160,00 TL olmak üzere toplam 511.525,01 TL nakdi borcun ödenmesi ve 23 adet çek yaprağı için 36.800 TL gayrınakdi borcun depo edilmesinin ihtar edildiği, çek iskonto kredisinin 161.160 TL olarak takip tarihinden sonra ödendiği bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Davacı tarafça takipten sonra yapılan ödemeleri düşerek 344.580,26 TL üzerinden itirazın iptali davası açılmıştır. Bilirkişi raporu hesaplamalarına göre davanın kısmen kabul kısmen reddine ayrıca davacının depo edilmesini talep ettiği gayrinakdi alacak yönünden sözleşmede kefillerin gayrinakdi alacaktan alacağın sorumlu olmasına dair açık bir hüküm bulunmadığından buna yönelik talebin reddine, karar verlmiştir.
Davacının 13/03/2017 düzenleme tarihli 500.000 TL kefalet limitiyle 22/09/2017 düzenleme tarihli 1.000.000 TL kefalet limiti tutarında iki ayrı Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacı tarafça çek depo bedelinin de kefil olan davalından talep edildiği ancak nakde dönüşmeyen gayri nakdi alacakların deposunun kefilden talep edilebilmesi için bu hususta kredi sözleşmesinde açık hüküm bulunması gerektiği, somut olayda genel kredi sözleşmesi ve kefalet hükmünde kefil olan davalının çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan gayri nakdi alacağın depo edilmesinden sorumlu olduğuna ilişkin açık bir hüküm yer almadığı, her ne kadar davacı tarafça Genel Kredi Sözleşmelerinde hüküm bulunduğu ileri sürülmüş ise de davacı tarafından ilgili sözleşmede bulunduğu belirtilen maddenin varlığı hakkında bir belge sunulmadığı, bilirkişi raporunun banka şube kayıtları incelenmek suretiyle düzenlendiği anlaşılmakla, mahkemece davalının gayri nakit alacağın depo edilmesinden sorumlu tutulamayacağına dair karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf istemlerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip