Yedinci Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan mahkûmiyet kararını, sanığın savunma hakkının kısıtlanması, etkin pişmanlık ihtaratındaki yanıltma ve hatalı müsadere hükümleri nedeniyle bozdu.
Özet: Sanık hakkında kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanığa açılan davada belirtilen madde dışında ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulmasıyla savunma hakkının kısıtlanması, etkin pişmanlık uygulaması kapsamında soruşturma evresinde ihtar yapılmaması ve kovuşturma evresinde sanığa ödenecek meblağ karşılığı ceza indirim oranının hatalı (%1/3 yerine %1/2) bildirilmesi sonucu sanığın yanıltılarak bu haktan mahrum bırakılması, ayrıca suça konu kaçak eşyanın müsaderesi hakkında usul ve yasaya aykırı hüküm tesisi nedenleriyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2022/12569 E.  ,  2026/1692 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/177 E. 2021/817 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi gereğince kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca 6545 sayılı Kanun'la değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son, 3/5 ve 3/10. maddelerinden ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü
maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa tebligat yoluyla yapılan ihtaratta 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
3.Suça konu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.