İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin enerji projeleri sözleşmelerinden kaynaklı hisse payı ve hizmet bedeli alacak istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, davacının enerji projeleri hizmetleri karşılığında imzalanan sözleşmelere dayanarak talep ettiği alacakların tahsili davasına ilişkindir; davacı, sözleşmeleri ifa ettiğini ve projeler için öngörülen yüzde yedi hisse ile aylık ücretlerin ödenmediğini iddia ederken, davalı ise bir sözleşmenin geçerliliğine itiraz etmekte, sorumluluğunun hisse devriyle muaccel hale geldiğini ve fahiş bedel talep edildiği için ödeme yapamadığını, ancak bilirkişi tespiti sonrası makul bir bedeli ödemeye hazır olduğunu savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/720 Esas
KARAR NO:2026/952
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/02/2026
NUMARASI:2025/535 Esas, 2026/114 Karar
BİRLEŞEN İSTANBUL 12. ATM'NİN 2012/253 ESAS SAYILI DOSYASINDA
ASIL DAVADAN TEFRİK EDİLEREK YENİDEN BİRLEŞTİRİLEN 2025/152 ESAS SAYILI DOSYADA
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVALAR:Alacak
KARAR TARİHİ:25/06/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Şti. İle ... Arasında 17/10/2007 ve 17/02/2009 tarihinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... projelerine ilişkin sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından sözleşme gereği gibi ifa edildiğini, sözleşmenin birinci maddesinde tarafları düzenleyen hükümde davalılardan ...'nin de sözleşme hükümlerinden sorumlu olduğunu, ilgili projelere başvuru yapan şirketlerin de sözleşme bedelinden sorumlu olacaklarının kabul edildiğini, müvekkili tarafından projelerin teslim edildiğini, EPDK nezdinde de başvuruların yapıldığını, ancak sadece iki tanesi ... ve ... Projesine lisans alındığını, davalılara Ankara ... Noterliğinin 25/04/2012 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin çekildiğini, hizmetler tamamladığında iş bedelinin ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen iş bedelinin ödenmediği gerekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak tamamlanmış olan işin bedeline karşılık sözleşmenin 9. maddesinde belirlenen %7 hissenin tespiti ile HMK. m. 107 çerçevesinde şimdilik 20.000,00 Euronun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile iki ayrı sözleşme düzenlendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında bir tek 17/10/2007 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, 17/02/2009 tarihli sözleşmede şirkete atfen atılan imzanın şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürü ...'ın eli mahsulü olmadığını, her iki sözleşmedeki imzalar arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, ... ... Projesinin önce iştirakleri .... Şti. ne devrettiklerini, bu şirket tarafından üretim lisansı başvurusu yapıldığını, bu başvuru inceleme aşamasındayken müvekkilinin içinde bulunduğu mali zorluk nedeniyle bu şirketteki hisselerini Kadıköy Noterliğinin 14/04/2008 tarihli ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ... ... AŞ. ye devrettiğini, devrin 08/05/2008 tarihli ... Sayılı nüshasında ilan edildiğini, bu hisse devriyle birlikte müvekkilinin sözleşmenin 9/c maddesinde yazılı borcunun muaccel hale geldiğini, borcun muacceliyet tarihi hisse devir tarihi olmasına rağmen davacı tarafından sözleşme hükmüne aykırı olarak fahiş bedel istenmesi nedeniyle ödemenin yapılamadığını, müvekkilinin hisse devir tarihi itibariyle devredilen hisselerin değerinin bilirkişi tarafından tespitinden sonra %7 sini ödemeye hazır olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
BİRLEŞEN İSTANBUL 12. ATM'NİN 2012/253 ESAS SAYILI DOSYASINDA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle... Şti. ile ... Şti. arasında 17/10/2007 ve 17/02/2009 tarihinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... Enerjisi projelerine ilişkin sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından sözleşme gereği gibi ifa edildiğini, sözleşmenin birinci maddesinde tarafları düzenleyen hükümde davalılardan ...'nin de sözleşme hükümlerinden sorumlu olduğunu, ilgili projelere başvuru yapan şirketlerin de sözleşme bedelinden sorumlu olacaklarının kabul edildiğini, müvekkili tarafından projelerin teslim edildiğini, EPDK nezdinde de başvuruların yapıldığını, ancak sadece iki tanesi ... ve ... Projesine lisans alındığını, davalılara Ankara ... Noterliğinin 25/04/2012 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamenin çekildiğini, sözleşmenin beşinci maddesinde belirlenen aylık 2.000,00 TL'nin projenin değerlendirilmeye alındığı tarihten lisansın alındığı 03/03/2011 tarihine kadar 39 aylık ücret karşılığı toplam 78.000,00 TL'nin işlemiş ticari faizi ve KDV'si ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, davalılardan ... Şti cevabi ihtarında sözleşmeleri bulamadıklarını bu nedenle de sözleşmelerin onaylı suretlerinin gönderilmesini istediğini, ihtarnameyi imzalayan ...'ın aynı zamanda sözleşmeyi imzalayan ve o tarihten bu tarihe kadar da yetkili olan kişi olduğunu, sözleşmelerin davalılardan ... Şti'ye fakslandığını, davalılardan ... A.Ş'nin sözleşme tarihindeki yetkilisi ile ... .... Şti'nin yetkilisinin aynı kişi olduğunu, davalılara İstanbul 41. ATM'nin 2012/179 esas sayılı dosyası ile sözleşmenin dokuzuncu maddesine istinaden belirsiz alacak davası açıldığını, açıklanan nedenlerle müvekkili ile ... İletişim ve ... Şti. arasında imzalanan sözleşmeler gereğince 93.000,00 TL toplam alacağının KDV'si ve işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının şirketleri ile iki ayrı sözleşme düzenlendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında bir tek 17/10/2007 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, 17/02/2009 tarihli sözleşmede şirkete atfen atılan imzanın şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürü ...'ın eli mahsulü olmadığını, her iki sözleşmedeki imzalar arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, davacının 15 adet ... Projesinden ..., ... ve ... ...Santrallerine İlişkin Projeleri hazırlayamadığını, şirketin bu nedenle zarara uğradığını, davacının sözleşmede yazılı yükümlülüklerinden sadece bu projelere ilişkin ön etüd ve yer seçimi hizmetlerini tamamen, ön fizibilite raporu hazırlanması hizmetini ise kısmen yerine getirdiğini, davacının toplamda 60.000,00 TL+KDV=70.800,00 TL bedelli, 10/12/2007 ve 04/08/2008 tarihli iki adet fatura düzenleyebildiğini, fatura karşılıklarının da ödendiğini, davacının 01/08/2008 tarihinden sonra sözleşmeye göre yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sebeple fatura düzenleyemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin davacı ile ... İletişim ve ...Şti. arasında imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeye taraf olmadığını, iddia edilen alacak talebinin muhatabı olmadıklarını, müvekkili şirketin sözleşmeler üzerinde imzasının bulunmadığını, husumet yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirketin FSEK hükümleri uyarınca sözleşmelerden sorumlu olduğu yönündeki iddiasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
ASIL DAVA DOSYASINDAN TEFRİK EDİLEREK YENİDEN BİRLEŞTİRİLEN İSTANBUL 4. ATM'NİN 2025/152 ESAS SAYILI DOSYASINDA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Şti. İle ... Arasında 17/10/2007 ve 17/02/2009 tarihinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ...projelerine ilişkin sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından sözleşme gereği gibi ifa edildiğini, sözleşmenin birinci maddesinde tarafları düzenleyen hükümde davalılardan ...'nin de sözleşme hükümlerinden sorumlu olduğunu, ilgili projelere başvuru yapan şirketlerin de sözleşme bedelinden sorumlu olacaklarının kabul edildiğini, müvekkili tarafından projelerin teslim edildiğini, EPDK nezdinde de başvuruların yapıldığını, ancak sadece iki tanesi ... ve ... Projesine lisans alındığını, davalılara Ankara ... Noterliğinin 25/04/2012 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin çekildiğini, hizmetler tamamladığında iş bedelinin ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen iş bedelinin ödenmediği gerekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak tamamlanmış olan işin bedeline karşılık sözleşmenin 9. maddesinde belirlenen %7 hissenin tespiti ile HMK. m. 107 çerçevesinde şimdilik 20.000,00 Euronun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin davacı ile ... İletişim ve ...Şti. arasında imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeye taraf olmadığını, iddia edilen alacak talebinin muhatabı olmadıklarını, müvekkili şirketin sözleşmeler üzerinde imzasının bulunmadığını, husumet yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirketin FSEK hükümleri uyarınca sözleşmelerden sorumlu olduğu yönündeki iddiasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
ASIL VE BİRLEŞEN İSTANBUL 12. ATM'NİN 2012/253 ESAS SAYILI DOSYASINDA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; Ana dava yönünden; şirket hissesinin devir tarihindeki piyasa rayiçleri ile hesaplanacak bedelin kararlaştırılan %7 oranını ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, devir tarihinde hisselerin değerinin bulunup bulunmadığı var ise piyasa rayiçleri ile değer tespiti çözümü hukuk dışında, özel bilgi gerektiren bir hal olması nedeni ile uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesinde zorunluluk bulunduğu, HMK m. 281/3 uyarınca mahkemenin, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırabileceği, ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafın HMK m. 281/3 uyarınca yeni görevlendirilen bilirkişilerin ücretlerini yatırmayarak HMK m. 324/2 gereğince bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayıldığı, dosyada mevcut diğer deliller ile bedel tespiti yapmak mümkün olmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Birleşen dava yönünden; bilirkişi heyeti tarafından sözleşme hükmüne uygun ve denetime elverişli şekilde hesaplamalar yapıldığı, sözleşmenin 5. maddesi gereği yapılan hesaplamalara göre davacının 143.000,00 TL alacağının bulunduğu, toplam 143.000,00 TL alacağın 60.000,00 TL sinin davadan önce ödendiği, davacının sözleşmenin 5. maddesinden kaynaklanan 83.000,00 TL bakiye alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın davalı ... ... Şti. yönünden kısmen kabulü ile 83.000,00 TL nin dava tarihi olan 01.10.2012 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, sözleşmede davalı ...A.Ş.'nin imzasının bulunmadığı, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereğince sözleşmelerin sadece taraflarını borç altına sokabileceği, bu nedenle sözleşmede imzası bulunmayan davalı ... A.Ş.'nin taraf olmadığı bir sözleşme ile kendisine borçlar yükletilemeyeceği gerekçesiyle davanın davalı ... ... A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 10/07/2025 TARİHLİ 2025/192 ESAS 2025/989 KARAR SAYILI KALDIRMA İLAMI
Dosya kapsamındaki 26/04/2021, 01/02/2022 ve 06/12/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporlarında, davacının sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirerek ve seçimlik hakkını kullanmak suretiyle hisse devir bedelinin %7'sine hak kazandığının tespit edildiği, bu kabule karşı davalı iş sahibi ... .... Şti. tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde ve aşamalarda sunulan beyan dilekçeleri içeriklerinde hisse devir bedeli olan 1.000,00 TL nin %7 sinin davacıya ödenmesinin kabul edildiği gözetildiğinde ve yukarıda değinilen emsal nitelikteki Yargıtay ilamında değinilen hususlar dikkate alındığında davacının hisse devir bedelinin %7'sine hak kazandığı hususunun kesinleştiği, sözleşmede, devir sözleşmesinde yazılı bedelin %7'sinin ödeneceğine dair bir hükmün bulunmadığı, ayrıca devir sözleşmesinde davacı taraf, sözleşmenin tarafı olmadığından isteyebileceği alacak miktarı; devir sözleşmesinde yazılı miktara göre değil, devir tarihindeki piyasa rayiçleri ile hesaplanacak bedelin kararlaştırılan %7 oranı olacağı (Y. 15. H.D. 2019/956 E. 2019/4231 K. Sayılı emsal ilamı), bu belirlemelere göre mahkemece, hisse devir bedelinin tespitine yönelik 26/04/2021, 01/02/2022 ve 06/12/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporlarına karşı, taraf vekillerinin beyan ve itirazları değerlendirilerek sonucuna göre yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafından bilirkişi ücreti yatırılmadığından bahisle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, kabule göre de, davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde ve aşamalarda dosyaya sunduğu beyanlarında devir bedeli olan 1.000,00 TL nin %7 sini davacıya ödemeyi kabul etmişken davanın anılan gerekçeyle ispatlanamadığından reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca bilirkişi ücretinin yatırılmamasının yaptırımı, davanın doğrudan reddini değil mevcut deliller kapsamında bir karar verilmesini gerektirdiğinden mahkemece verilen kararın bu yönüyle de hatalı olduğu; birleşen dava açısından davacı vekilinin istinaf başvurusunun, ana dava açısından yukarıda belirtilen kaldırma gerekçelerine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığı gerekçeleriyle asıl dava açısından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine; birleşen dava açısından ise davacı vekilinin istinaf başvurusunun asıl dava kaldırma gerekçelerine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
ASIL DAVA DOSYASINDAN TEFRİK EDİLEREK YENİDEN BİRLEŞTİRİLEN İSTANBUL 4. ATM'NİN 2023/804 ESAS SAYILI DOSYASINDA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın, davacının dava dışı (tefrik edilen dosya davalısı) ... Şti. ile yaptığı 2007 ve 2009 tarihli sözleşmelerdeki 9. maddesine dayalı olarak talep edilen hisse devir bedelinin tahsiline ilişkin olduğu, dava mahkemenin 2014/900 esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte iken, asıl dosyada yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi ve davalı ...'nin pasif husumeti bulunmadığından davalı yönünden yargılamanın uzamaması ve usul ekonomisi ilkesi gereğince dosyanın tefriki ile 2023/804 esasa kaydına karar verildiği, uyuşmazlığa konu sözleşmenin taraflarının dava dışı (tefrik edilen dosyada davalı) ... İletişim ve ... Şti ile davacı ... .... Şirketi olduğu, sözleşmede davalı ...A.Ş.'nin imzasının bulunmadığı, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereğince sözleşmelerin sadece taraflarını borç altına sokabileceği, sözleşmede imzası bulunmayan davalı ... A.Ş.'ye tarafı olmadığı bir sözleşme ile kendisine borçlar yükletilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İSTANBUL BAM 15. HD. 05/02/2025 TARİHLİ 2024/404 E. 2025/102 K. SAYILI KALDIRMA İLAMI:Somut olayda, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/900 esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesi incelendiğinde, dava dışı ... şirketi ile yapılan sözleşmenin 9. Maddesi gereğince %7 hisse bedelinin tahsili talep edildiği, davalı şirketle dava dışı ... şirketi arasında organik bağ olduğu, şirket ortak ve yöneticilerinin aynı olduğu ve davalı ... şirketinin sorumlu olduğuna ilişkin dava açıldığı, davacı dilekçesi itibariyle, dava dışı şirket olan ... şirketi ve davalı ... Şirketi arasında organik bağ olup olmaması, ... şirketi borçlarından davalı şirketin sorumlu olup olmadığının yargılama ile belirleneceği, her iki şirkete yönelik davanın birlikte incelenerek hüküm verilmesi gerektiği, Mahkemece davalı şirkete yönelik açılan davanın önce asıl davadan tefrik edilmesi ve akabinde taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığına yönelik kabul ile davanın reddine dair kararın hatalı olduğu, o halde mahkemece, iş bu dava ile İstanbul 4. Asliye Ticaret mahkemesinin 2024/900 esas sayılı dava dosyasının birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KALDIRMA İLAMLARI SONRASINDA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 4. ATM'nin 2025/152 Esas 2025/610 Karar Sayılı Dosyasında; Mahkemenin 2023/8004 Esas 2023/1037 Karar Sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2025 tarih 2024/404 Esas, 2025/102 Karar sayılı ilamı ile dosyanın tefrik edilen Mahkememiz 2014/903 (Kararda sehven 2014/900 Yazılmış olduğu) Esas ile birleştirilmek üzere kaldırıldığı, 2014/903 Esas sayılı dosyada verilen kararın istinaf edilmesi ve kaldırılması sonrasında dosyanın 2025/535 Esasına kaydedildiği, dava mahkemenin 2014/903 esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte iken, asıl dosyada yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi ve davalı ...'nin pasif husumeti bulunmaması nedenleriyle davalı yönünden yargılamanın uzamaması ve usul ekonomisi ilkesi gereğince dosyanın tefriki ile 2023/804 esas sırasına kaydına karar verildiği, 11/12/2023 tarihli karar ile davanın pasif husumet yokluğundan reddine ilişkin verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda istinaf tarafından kaldırılmakla dosyanın 2025/152 esas sırasına kaydının yapıldığı, Mahkemede açılan bu dava ile Mahkemede açılan 2025/535 Esas sayılı dosyalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gerekçesiyle 2025/152 esas sayılı dosyanın HMK 166/1 Maddesi uyarınca Mahkemenin 2025/535 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.İstanbul 4. ATM'NİN 2025/535 Esas 2026/114 Karar Sayılı Dosyasında;Asıl dava yönünden; Kaldırma kararı sonrası yapılan inceleme sonucu benimsenen 26/04/2021, 01/02/2022 ve 06/12/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporlarındaki tespitler ile davacının sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirerek ve seçimlik hakkını kullanmak suretiyle hisse devir bedelinin %7'sine hak kazandığı, yapılan piyasa araştırmalarında, rüzgardan elektrik enerjisi üretimi için elektrik piyasası düzenleme kurumundan alınan lisanların ikinci el piyasadaki değerinin 120,000,00 EURO ila 250.000,00 EURO arasında alıcı bulduğu, dava konusu olay ile ilgili olarak yapılan ihalelerde oluşan değerler, santral yeri, güç ve diğer benzeri özellikler dikkate alındığında, ... lisans değerinin MW başına 200.000,00 Euro, ... lisans değerlerinin MW başına 150.000,00 Euro olabileceğine ilişkin denetime açık bilirkişi tespitinin mahkemece benimsendiği, Yargıtay 15. HD. 2019/956 kararında belirtilen, devir tarihindeki piyasa rayiçleri ile hesaplanacak bedelin kararlaştırılan %7 oranına tekabül eden kısmının 350.000 x %7 = 24.500,00 Euro olarak belirlendiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın davalı .... Şti yönünden kabulü ile 20.000,00 Euro'nun dava tarihi olan 08.08.2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı 4.a maddesi uyarınca Devlet bankalarının EURO cinsinden 1 yıllık döviz mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Asıl dava ile birleşen İstanbul 4. ATM'nin 2025/152 Esas Sayılı Dosyada davalı ... ... A.Ş. yönünden; davalı ... ... A.Ş. hakkındaki asıl dava tefrik edilerek mahkemenin 2023/804 esasına kaydedildiği, ...... A.Ş. nin birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/253 Esas sayılı dosyasında da davalı sıfatına sahip olduğu, birleşen dosya yönünden tefrik kararında herhangi bir hüküm bulunmadığından ... ... A.Ş. ye birleşen dosya ile yöneltilen dava devam ettiğinden uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulduğu, uyuşmazlığa konu sözleşmenin taraflarının davalı ... ... Şti ile davacı ... Şirketi olduğu, sözleşmede davalı ...A.Ş.'nin imzasının bulunmadığı, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereği sözleşmeler sadece taraflarını borç altına sokabileceğinden sözleşmede imzası bulunmayan davalı ... A.Ş.'ye taraf olmadığı bir sözleşme ile kendisine borçlar yükletilemeyeceği gerekçesiyle davanın davalı ... ... A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.Birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/253 Esas sayılı dosya yönünden; Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. Maddesinde mühendislik ve danışmanlık hizmeti karşılığı aylık 2.000,00 TL+KDV'nin projenin değerlendirmeye alındığı tarihten, lisansın alınacağı tarihe kadar ödeneceği, yine sözleşmenin (C) maddesinde belirlenen projelerden her hangi birinin EPDK tarafından inceleme ve değerlendirmeye alınması ile birlikte ayrıca fatura karşılığında bütün projeler için 15.000,00 TL + KDV ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08.02.2019 havale tarihli raporda; sözleşme hükmüne uygun ve denetime elverişli şekilde hesaplamalar yapıldığı, Sözleşmenin 5. maddesi gereği yapılan hesaplamalara göre davacının 143.000,00 TL alacağı bulunduğu, toplam 143.000,00 TL alacağın 60.000,00 TL sinin davadan önce ödendiği, davacının sözleşmenin 5. maddesinden kaynaklanan 83.000,00 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın davalı .... Şti. yönünden kısmen kabulü ile, 83.000,00 TL nin dava tarihi olan 01.10.2012 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... ... A.Ş. hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalı şirketler arasındaki organik bağ ve muvazaalı işlemler dikkate alınmadan tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin göz ardı edilmesi hukuka aykırı olduğunu, her iki şirketin kuruluş adresleri, ortaklık yapıları ve yetkilileri aynı olduğunu, sözleşmeyi ... İletişim adına imzalayan yetkili kişinin, devrin yapıldığı ... şirketinin de kurucusu ve yöneticisi olduğunu, şirketler arasındaki bu iç içe geçmiş yapının, hukukun arkasına sığınılarak alacaklıdan mal kaçırma gayesi gütme amacı taşıdığını, tüzel kişilik kavramının, dürüstlük kuralı çerçevesinde korunacağını, ancak tüzel kişiliğin bir paravan olarak kullanıldığı durumlarda hakkın kötüye kullanılması yasağının devreye girmesi gerektiğini, mahkemenin ticaret sicil kayıtları ve adres birlikteliği ile ispatlanan organik bağı görmezden gelerek salt sözleşmede imza bulunmadığı gerekçesiyle husumet yokluğu kararı vermesinin eksik inceleme niteliğinde olduğunu, davalıların sözleşmenin tarafı olan ... İletişim şirketinin içini boşaltarak ekonomik olarak güçsüz bıraktığını, tüm malvarlığını ve değerli ... enerjisi projelerini ... şirketine aktardığını, bu durumun Türk Medeni Kanununun ikinci maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına açıkça aykırı olduğunu, dosyaya sundukları e-posta yazışmalarının, hisse devrinden aylar sonra dahi devreden şirket yetkilisinin projelerle ilgili müvekkili ile görüşmelere devam ettiğini, dolayısıyla devrin sadece kağıt üzerinde kaldığının ispatlandığını, bu maddi vakıalar karşısında tüzel kişilik perdesinin aralanarak her iki davalının da sorumlu tutulmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, milyonlarca euro değerindeki projelerin sembolik bedellerle devredilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının alacağını karşılıksız bırakma kastını açıkça ispatladığını, hayatın olağan akışı ve ticari hayatın gerçekleri karşısında, milyonlarca Euro yatırım değerine sahip, gelir getiren ve işletmeye alınmış tesislerin bin Türk Lirası bedelle devredilmesinin hiçbir mantıksal veya ekonomik gerekçeyle açıklanamayacağını, bu devrin, müvekkilinin sözleşmenin dokuzuncu maddesinden kaynaklanan yüzde yedi oranındaki hisse devir bedeli alacağını sıfıra indirmek ve mal kaçırmak amacıyla kurgulanmış muvazaalı bir işlem olduğunu, ispat yükü bağlamında, resmi kayıtlardaki bu akıl almaz bedel orantısızlığının, muvazaanın en güçlü karinesi olduğunu, bedel muvazaasının mal kaçırma amacı taşıdığını, gerçekleştirilen bu devir işleminde taraflar arasında gerçek bir ticari irade uyuşmazlığının bulunmadığını, tek amacın müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engellemek olduğunu, mahkemenin bu denli açık bir muvazaayı ve kanuna karşı hileyi tespit etmesine rağmen işlemi yapan taraflardan birini husumet yokluğu ile davadan ihraç etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, muvazaalı hukuki işlemin tarafı olan davalı şirketin husumet yokluğu gerekçesiyle sorumluluktan kurtarılmasının kötü niyetin himayesi anlamına geldiğini, davalı ... A.Ş. nin muvazaalı devir işleminin doğrudan tarafı olduğunu, müvekkilinin emeğiyle yaratılan projelerin ekonomik değerini haksız yere kendi uhdesine geçirdiğini, Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereğince muvazaalı işlemlerin, bu işlemlerden zarar gören üçüncü kişilere karşı haksız fiil teşkil edeceğini, müvekkili şirketin davalıların elbirliğiyle kurguladığı bu devir işlemi neticesinde alacağını tahsil etme imkanından yoksun bırakılarak zarara uğratıldığını, davalılar arasında muvazaa bulunması nedeniyle maddi sorumluluk açısından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini, davalı ... şirketinin projeleri devralmasına rağmen müvekkilinden danışmanlık hizmeti almaya devam etmesinin, muvazaayı ve organik bağı perçinleyen somut bir delil olduğunu, bu nedenle mahkemenin husumet yokluğu yönündeki kararının kaldırılarak haksız fiil ve muvazaa hükümleri gereğince davalı ... A.Ş.'nin de müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini; birleşen davaya konu aylık danışmanlık ücreti alacağının süre yönünden eksik hesaplanmasının sözleşme hükümlerine ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin beşinci maddesinde, aylık mühendislik ve danışmanlık hizmeti karşılığı olarak her bir proje için belirlenen bedelin, projenin lisans alması koşuluyla lisans alındığı tarihe kadar ödeneceğinin açıkça düzenlendiğini, dosya kapsamındaki deliller ve resmi kurum yazışmaları incelendiğinde, sözleşmenin başlangıç tarihi 17/10/2007 olup, projelerden ... projesinin lisans alma tarihinin 05/07/2011 olduğu, bu iki tarih arasındaki süre dikkate alındığında müvekkili şirketin kırk dört aylık danışmanlık hizmeti verdiğini ve bu süre üzerinden ücrete hak kazandığını, ancak mahkemenin, hükme esas aldığı hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda süreyi eksik değerlendirerek otuz dokuz ay üzerinden hesaplama yaparak müvekkilinin alacağını eksik hüküm altına aldığını, sözleşmenin başlangıç tarihinin 7/10/2007 olduğunu, bilirkişi heyetinin, bu tarihi göz ardı ederek sonradan imzalanan ek sözleşme tarihini başlangıç kabul etmesi ve mahkemenin de bu hatalı tespite dayanarak karar vermesinin, sözleşmeler hukukunun temel prensiplerine ve ispat kurallarına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, ilk sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren fiilen danışmanlık hizmeti vermeye başladığını ve projeleri lisans aşamasına getirdiğini, sunulan faturalar, teslim tutanakları ve taraflar arasındaki yazışmaların bu hizmetin kesintisiz devam ettiğini kanıtladığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme içeren bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, bu sebeple, birleşen davada hükmedilen alacak miktarının kırk dört aylık süre üzerinden yeniden hesaplanarak düzeltilmesinin zorunlu olduğunu belirterek İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/02/2026 tarihli, 2025/535 Esas ve 2026/114 Karar sayılı ilamının, davalı ... A.Ş. yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilen kısımları ile birleşen davada eksik hesaplanan alacak miktarı yönünden istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Ana dava, davacı tarafından yapılan işin bedeline karşılık sözleşmenin 9/c maddesinde belirlenen %7 hissenin tespiti ile şimdilik 20.000,00 Euronun davalıdan tahsiline ilişkindir.Birleşen dava, sözleşmenin 5/a-b-c maddeleri gereğince yapılan iş ve hizmetler nedeniyle 83.000,00 TL toplam alacağın KDV'si ve işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ilişkindir.Mahkemece, asıl davada davalı .... Şti yönünden kabulü ile 20.000,00 Euro'nun dava tarihi olan 08.08.2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı 4.a maddesi uyarınca Devlet bankalarının EURO cinsinden 1 yıllık döviz mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; birleşen davada (İstanbul 4. ATM'nin 2025/152 Esas Sayılı) davalı ... ... A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine; Birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/253 Esas sayılı dosyasındaki davada davanın davalı .... Şti. yönünden kısmen kabulü ile, 83.000,00 TL nin dava tarihi olan 01.10.2012 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... ... A.Ş. hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından birleşen İstanbul 4. ATM'nin 2025/152 Esas Sayılı dosyası ile Birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/253 Esas sayılı dosyasında verilen kararlar yönünden istinaf edilmiştir.Asıl ve birleşen davada, davacı tarafından sözleşme hükümleri, şirket ve proje devirleri, davalı şirketlerin yetkililerinin ve yöneticilerinin aynı olması nedenleriyle ana davada yapılan işin bedeline karşılık sözleşmenin 9/c maddesinde belirlenen %7 hissenin tespiti ile HMK m. 107 hükmü kapsamında şimdilik 20.000,00 Euronun davalıdan tahsiline karar verilmesini ve birleşen davada sözleşmenin 5/a-b-c maddeleri gereğince yapılan iş ve hizmetler nedeniyle 83.000,00 TL toplam alacağının KDV'si ve işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı ... tarafından ana ve birleşen davada sözleşmenin kendileri tarafından imzalanmadığı gerekçesiyle husumet itirazında bulunulduğu, ana davada davalı ... Şti. tarafından şirket hisse devir tarihindeki hisse bedelinin %7 sini ödemeyi kabul ettikleri, ancak davacı tarafından bu teklifin kabul edilmediği gerekçesiyle bedelin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğinin savunulduğu, birleşen davada davalı ... Şti. tarafından ise davacının yaptığı danışmanlık ve hizmetleri gereğince düzenlenen faturaların davacıya ödendiği gerekçesiyle davacıya başkaca bir borçlarının olmadığı savunularak davanın reddi talep edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, birleşen davalarda (İstanbul 4. ATM'nin 2025/152 Esas Sayılı ve Birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/253 Esas sayılı dosyasındaki davalarda) davalıların sözleşme hükümleri, ortaklık yapıları, projeden istifade etme durumları yönünden davacının iş ve hizmet bedeli talebi açısından müştereken ve müteselsilen sorumlu olup olmadıkları ile proje ve lisans devirlerinin davacı alacağının ödenmemesi için muvazaalı olup olmadığı ile davalı ... ... A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi kararı kararının doğru olup olmadığı ve Birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/253 Esas sayılı dosyasındaki davada alacak miktarının eksik hesaplanıp hesaplanmadığı noktalarında toplanmaktadır.Davaya konu ... ve ... projeleri ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1648 Esas ile açılan davada dava konusu ... projesinin aynı tip sözleşmelerden kaynaklandığı, bu davada davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verildiği kararın temyiz edilmesi neticesinde kararın Yargıtay 15. HD. 13.10.2015 tarihli 2015/4399 E. 2015/4982 K. Sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma ilamı üzerine yargılamaya 2016/1420 E. Sayılı dosya üzerinden devam edilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; davalı .... A.Ş yönünden; husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... .... A.Ş. yönünden; 70,00 TL tazminatın; 15.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... .... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, mahkeme kararının yeniden Yargıtay 15. HD. 2019/956 E. 2019/4231 K. sayılı ilamı ile bozulduğu, daha sonra Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/12/2024 tarihli 2021/124 E. 2024/192 K. Sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne kısmen karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.Taraflar arasında imzalanmış bulunan 17.10.2007 ve 17.02.2009 tarihli sözleşmelerde; “Üretim Lisanslı ... Enerjisi Santrallerinin Ön Etüdü, Yer Seçimi Başvurusu, Kaynak Değerlendirmesi, Enerji Üretim Hesaplamaları, Ön Fizibilite Raporu ve Fizibilite Raporu Hazırlanmasına ilişkin işlerin davacı tarafça üstlenildiği, bu sözleşmeye göre davacının davalılara 15 adet üretim lisanslı ... enerji santralinin (...) ön etüdü, yer seçimi, başvurusu, kaynak değerlendirmesi, enerji üretim hesaplamaları, ön fizibilite raporu hazırlanması, fizibilite raporu hazırlanması, lisans alınması, yatırımların yapılması ve santrallerin işletmeye alınmasına ilişkin danışmanlık hizmeti sunacağı anlaşılmaktadır. Sözleşmelerin 5. ve 9. maddesinde hizmet bedelinin ödenmesi esasları düzenlenmiştir. İş bedeli 5. maddeye göre; her bir proje için kurulacak şirketlerde veya tüzel kişilik adına başvurulduğunda %4 ortaklık payı verilmesi, 9. maddeye göre de; projelerin veya projeleri içinde barındıran şirketlerin devredilmesi halinde, eğer varsa 5. maddede belirtilen hizmet bedelinin ödenmeyen kısmı ile satış/devir bedelinin %7 payına karşılık gelen tutarın 1 ay içinde davacıya ödenmesi şeklinde kararlaştırılmıştır. Davacı vekili asıl davada; hizmetler tamamladığında iş bedelinin ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen, iş bedelinin ödenmediği gerekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak tamamlanmış olan işin bedeline karşılık 20.000,00 Euronun davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
1-Dosya kapsamındaki hükme ve denetime elverişli 26/04/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davacının sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirerek ve seçimlik hakkını kullanmak suretiyle hisse devir bedelinin %7'sine hak kazandığı tespit edilmiştir. Bu kabule karşı davalı iş sahibi, ... .... Şti. tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki beyan içerikleri ve yukarıda değinilen emsal nitelikteki Yargıtay ilamı dikkate alındığında davacının hisse devir bedelinin %7'sine hak kazandığı hususu kesinleşmiştir. Sözleşmede, devir sözleşmesinde yazılı bedelin %7'sinin ödeneceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca devir sözleşmesinde, davacı taraf olmadığından isteyebileceği alacak miktarı; devir sözleşmesinde yazılı miktara göre değil, devir tarihindeki piyasa rayiçleri ile hesaplanacak bedelin kararlaştırılan %7 oranıdır. (Y. 15. HD. 2019/956 E. 2019/4231 K. Sayılı ilamı) Bu belirlemelere göre mahkemece, 26/04/2021, 01/02/2022 ve 06/12/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporlarındaki tespitler ile davacının sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirerek ve seçimlik hakkını kullanmak suretiyle hisse devir bedelinin %7'sine hak kazandığı, yapılan piyasa araştırmalarında, rüzgardan elektrik enerjisi üretimi için elektrik piyasası düzenleme kurumundan alınan lisanların ikinci el piyasadaki değerinin 120,000,00 EURO ila 250.000,00 EURO arasında alıcı bulduğu, dava konusu olay ile ilgili olarak yapılan ihalelerde oluşan değerler, santral yeri, güç ve diğer benzeri özellikler dikkate alındığında, ... lisans değerinin MW başına 200.000,00 Euro, ... lisans değerlerinin MW başına 150.000,00 Euro olabileceğine ilişkin denetime açık bilirkişi tespitinin benimsenmesi sonucunda Yargıtay 15. HD. 2019/956 kararında belirtilen, devir tarihindeki piyasa rayiçleri ile hesaplanacak bedelin kararlaştırılan %7 si oranına tekabül eden kısmının 350.000 x %7 = 24.500,00 Euro olarak belirlenerek taleple bağlı kalınarak davanın davalı .... Şti yönünden kabulü ile 20.000,00 Euro'nun dava tarihi olan 08.08.2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı 4.a maddesi uyarınca Devlet bankalarının EURO cinsinden 1 yıllık döviz mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi yerinde görülmüştür.
2-Davacı ile ... şirketi arasındaki sözleşmelerde taraflar davacı ... ... şirketidir. Diğer davalı şirketlerinin sözleşmelerde imzası, kaşesi ve muvafakatı yoktur. Bu durumda bu sözleşmeye göre, sadece ... şirketinin hisse devrinden sorumlu tutulması gerekir. Davalı şirketlerin şirket merkezlerinin aynı olduğu, şirket ortaklarının aynı olduğu ileri sürülmüşse de, tek başına ortakların aynı olması ... şirketinin imzaladığı bir sözleşme nedeniyle bir başka şirketin de sorumlu olması sonucunu doğurmayacağından davalı ... şirketinin taraf olmadığı bir sözleşme ile kendisine borçlar yükletilemeyeceği anlaşılmakla mahkemece bu iddiaya itibar edilmeyerek birleşen davada, davalı ... şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde olduğundan davacı vekilinin birleşen davada bu davalı yönünden istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.3-Dosya kapsamında alınan 15/01/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, sözleşmenin 5. maddesine göre usulüne uygun olarak hesaplama yapıldığından birleşen davada, bu bilirkişi raporuna göre mahkemece karar verilmesi yerinde olduğundan davacının birleşen davadaki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/535 Esas, 2026/114 Karar sayılı ve 12/02/2026 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun asıl ve birleşen davalar yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,
2-Asıl ve birleşen 2025/152 Esas Sayılı dava yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Birleşen dava (İstanbul 12. ATM. 2012/253) yönünden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
4-Davacı yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/06/2026