Ticari nitelikteki haksız fiilden kaynaklanan telekomünikasyon altyapı hasarı tazminat davasında, kablolara verilen zarar ve bilirkişi tarafından saptanan eşit taraflı sorumluluk.
Özet: Davacı şirketin, davalıların gerçekleştirdiği çalışmalar sırasında altyapı kablolarının zarar gördüğü iddiasıyla 10.051,66 TL maddi tazminatın avans faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği ticari nitelikteki haksız fiil davasında, davalılar yargı yolu itirazında bulunarak husumet ve esastan ret talep etmiş, davacının tek taraflı tuttuğu tutanağı kabul etmeyip zarara sebep olmadıklarını savunmuş ve faiz türüne itiraz etmiş; bilirkişi raporu ise hasarı ve miktarını doğrulamakla birlikte, tarafların eşit oranda sorumlu olabileceğini belirtmiştir.

T.C. (Kapatılan)İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1193 EsasKARAR NO : 2026/726DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ : 24/12/2025KARAR TARİHİ : 17/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------- Mah. -------- Sok. No:-------- ---------- adresinde 02.09.2024 tarihinde--------- ekipleri tarafından yapılan çalışmalar esnasında müvekkil şirkete ait altyapının hasara uğratıldığını, bu durumun müvekkil şirket personeli tarafından tutulan hasar tespit tutanağı ile kayda alındığını, hasar mahallinde fotoğraf çekimleri yapıldığını, müvekkil şirketin yüklenici firması olan ---------Ş. 'ye hasarın giderimini sağlattırdığını, hasar kapsamında kullanılan malzeme ve işçilik bedellerinin sunulan tablolarla belgelendirildiğini ve faturalandırıldığını, müvekkil şirketin hasardan dolayı toplamda 10.051,66-TL zarara uğradığını, bu zararın giderilmediğini, davalıların hasara sebep olduğunun kazı ruhsatı kayıtlarından anlaşılabileceğini, ilgili belediyeye müzekkere yazılması durumunda faillerin açığa çıkacağını, tarafların tacir olması sebebiyle dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, son tutanağın dosyaya sunulduğunu, 02.09.2024 tarihli haksız fiil sonucu uğranılan 10.051,66-TL zararın hasar tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının idarenin eylemi ile zarara uğradığı iddiasını genel mahkemelerde değil İyuk Md. 2 Gereğince İdare Mahkemesi bünyesinde tam yargı davası ile tazmin etmesi gerektiğini, bu nedenle davanın yargı yolu sebebiyle görev yönünden reddinin zorunlu olduğunu, 6100 sayılı HMK md. 114 uyarınca dava şartı olan yetki ve görev hususlarına aykırılık nedeniyle davanın esasa girilmeksizin reddedilmesi gerektiğini, müddeabihe dayanak gösterilen tutanağın müvekkil idareye haber verilmeden tek taraflı düzenlendiğini ve delil vasfı taşımadığını, kayıtların incelenmesi neticesinde --------- İlçesi ---------- Mahallesi, --------- Sokak, No: --------- adresinde 01.01.2024 ile 31.09.2024 tarihleri arasında idare tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, hasarın oluşumunda idarenin bir kusurunun bulunmadığını, davacı şirketin altyapı tesisatının projesine ve yapı tekniğine uygun döşenip döşenmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, talep edilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu ve piyasa rayiçlerine uygun olmadığını, hasara idarenin neden olduğunun ispat edilemediğini, bu nedenle müvekkil idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanamayacağından avans faizi talep edilemeyeceğini, Cak Yasal Faiz İstenebilir. Zira Yargıtay Hukuk Dairesi ve Kararları Ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları ile ------------ sayılı 17.02.1999 tarihli ilamı ile ---------- esas ve ----------- Karar karar sayılı 16.02.2000 tarihli ilamı uyarınca haksız fiilden doğan alacaklarda ancak yasal faize hükmedilebileceğini, bu nedenle davacının avans faizi talebinin reddinin gerektiğini, sonuç olarak tek taraflı tutulan tutanağa dayanan davanın husumet ve esastan reddine, İYUK md. 2 gereğince görevsizlik kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.RAPOR:Bilirkişi raporunda özetle; "İddia edilen hasar hadisesi ile ilgili olarak; iddia, savunmalar, dosyaya sunulan delil niteliğinde her türlü belge, resimler hep birlikte değerlendirilmek suretiyle tespit ve değerlendirme yoluna gidilmiştir. Dava dosyasında sunulan bulgu ve belgeler kapsamında yapılan incelemede davacının telekom altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edilmiştir. Oluşan hasar olayı ile alakalı KDV dahil toplam bedelin 10051.66 TL olarak kadri maruf olduğu değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında hukuki olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemede olmak üzere; ilgili bölümde detaylıca açıklandığı şekilde ortaya çıkan hasar ile alakalı tarafların eşit oranda sorumlu olabileceği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, hukuki olarak değerlendirilmesi ve takdir yetkisi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Bilirkişi görüşümün bu çerçevede oluşturulduğu arz edilmiştir. Tespiti istenilen hususlar yukarı çıkarılmış olup, işbu rapor sayfa dokuz sayfa olarak takdirlerinize saygıyla arz olunur." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, davalı ---------- tarafından yapılan çalışmalar kapsamında davacı ---------- ait (altyapı) kablolara zarar verdiği iddiasına dayalı hasar bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen hasara ilişkin kusur ve sorumluluğun kime ait olduğu ve gerçek zarar miktarına ilişkindir.16/04/2026 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın bir elektrik elektronik mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 31/05/2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, hasar tespit tutanağı, fatura, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları kapsamında yapılan kazı çalışmaları esnasında davacı şirket işletmesi altındaki (alt yapı) kablolara zarar verildiği, zarar bedelinin ödenmesi için davalıya başvurulmasına rağmen davalının zararı ödememesi nedeniyle davacı tarafından zarar bedelinin tahsili amacıyla arabuluculuk başvurusu yapıldığı, sonuç alamadığı, neticesinde davacının iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Buna göre hasara davalı kurum tarafından sebebiyet verildiği, hasar tarihine ait hasar tespit tutanağında belirtilen adreste kabloya hasar verildiği, bilirkişi tespitlerine göre hasarın meydana gelmesinde davacının söz konusu kabloları yer altı döşeme işleminin HDPE kablo koruma borusu kullanmaksızın yapılmasının hasarda müterafik kusur olabileceğinin bildirildiği, gerçekten de bilirkişi raporundaki görseller incelendiğinde hasara konu kabloların yer altına HDPE kablo koruma borusu olmaksızın döşendiği anlaşılmakla davacının bu yönde hasarın meydana gelmesinde davalı kadar kusurlu olduğu vicdani kanaatine ulaşılarak sonuca gidilmiştir.Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Eylemin bir haksız fiil olduğu, davacının zararının haksız fiil tarihi olan hasar tarihinde doğduğu anlaşılmakla hasar tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Faizin türü olarak da yapılan işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu ve her iki tarafında tacir olması nedeniyle davacının avans faizi talep hakkı bulunduğundan avans faizi uygulanmıştır.Davada hükmolunün miktarın 2026 yılı kesinlik sınırı olan 50.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ---------- sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının Talebinin kısmen Kabulü ile 5.025,83 TL'nin hasar tarihi olan 02/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 732,00 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç toplamı 1.230,80 TL ile 8.417,00 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, Dosya ücreti) olmak üzere toplam 9.647,80 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,50 ve red 0,50 oranına göre hesaplanan 4.823,90 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin kabul oranına göre 2.300,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin red oranına göre 2.300,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,7-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 8-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 5.025,83 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 5.025,83 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/07/2026