Danıştay, KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY iltisak ve irtibatı gerekçesiyle göreve iade başvurusunun reddini onadı.
Özet: 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın alt mahkemelerce reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay, her ne kadar devam eden ceza kovuşturması tek başına idari işlem sonucunu etkilemese de, idari yargı mercilerinin ceza yargılamasındaki delilleri bağımsız olarak değerlendirme yetkisi çerçevesinde dosyadaki tespitler ve davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkumiyetine ilişkin süren yargılama dikkate alındığında, davacının örgütle iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna vararak bölge idare mahkemesi kararının hukuka uygun olduğuna ve temyiz isteminin reddiyle kararın onanmasına hükmetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/13318Karar No : 2025/7247 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti: 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza ihdas edilemeyeceği, irtibat ve iltisak kavramlarının istihbari nitelikte kavramlar olduğu, dava konusu işleme dayanak KHK ile idareye geniş takdir yetkisi tanındığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, ByLock indirmediği ve kullanmadığı, ByLock’a ilişkin ayrıntılı bir raporun mevcut olmadığı, Devlete karşı sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın somut delillere dayandırılmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağının bulunmadığı, adil bir disiplin süreci işletilmeden ve somut gerekçe gösterilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, yasallık, belirlilik ve geriye yürümezlik ilkeleri gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında devam eden kovuşturma bilgisine yer verildiği görülmüş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği devam eden kovuşturma bilgisinin, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.