Ticari satımdan kaynaklanan ödenmeyen fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak verdiği karar.
Özet: Davacı, ticari ilişki kapsamında davalıya kestiği ve yasal süresinde itiraz edilmeyerek içeriği kabul edilmiş sayılan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davası açmış; davalının davaya cevap vermemesi ve bilirkişi raporuyla 29.118,24 TL anapara ile davacı talebine bağlı 1.397,68 TL işlemiş faiz alacağının tespiti üzerine, itirazın iptali ile alacağın hüküm altına alınması gerekmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1221 EsasKARAR NO : 2026/639DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 29/12/2025KARAR TARİHİ : 02/07/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar Arasında Ticari İlişkinin Mevcut Olduğunu davalı tarafın davacı yana cari hesap incelendiğinde davalının müvekkil şirkete borcu olduğu davalı tarafından söz konusu borcun ödenmediğini ve ve bunun üzerine ve bunun üzerine -------- İcra Dairesi ---------- Esas Takip başlatıldığını davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, ve bunun üzerine iş bu davanın açıldığını, tüm bu hususlar neticesinde davanın devamına yargılama ve masrafların davalıya yüklenilmeisni beyan edilmiştir.CEVAP: Davalı tarafın usulüne uygun tebligatta rağmen dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı. Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdii edilerek rapor alınmıştır. XXX tarihli bilirkişi raporu özetle, "Dava Konusunun; 6100 Sayılı HMK'nın 105 ile 113. md arasındaki düzenlemeye göre; Taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının İtirazın iptali talebinden ibaret olduğuDavacı tarafından Cari Hesap Alacağının tahsili amacıyla ile--------- İcra Dairesi ------------- Esas Esas numarası ile takibe geçtiği, davalı yan tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu,Davacı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda ----------- E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiği belirlendiği,Davacı tarafın davalı yana kestiği faturaların E-Arşiv Portalından Davalı yanan gönderildiği davalı tarafından itiraz edilmediği görülmüştür. Bu hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemenize Aittir.Taraflar arasında ticari ilişkinin 2024-2025 yılına ait olduğu, Tarafların ticari Defter ve belgelerinde, Hizmet Satımı -Alımı olduğu, Yine Tarafların ticari Defter ve belgelerinde Ödemelerin Yapıldığı olduğu, Görülmüştür.Davacı tarafında kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2024-2025 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği fatura, tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine delil olabilecektir. Türk Ticaret Kanunu 'nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre;" (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılırDavacı tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı yanın faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki Hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olmuştur.Detaylıca verilen davacı taraf yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre 2025 yıllarında 702.928,87TL Tutarında Hizmet faturası kestiği, davalı tarafın bu faturalara istinaden davacı yana 673.810,63TL Ödeme Yapıldığı bu Hususta Davacının yanın davalıdan kaydı olarak 31.12.2025 Tarihi İtibariyle 29.118,24TL tutarında alacaklı olduğu görülmüştür.Alacağın cari hesaba dayanması sebebiyle borçluyu temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmadığından davacının takipten önce işlemiş faizde bulunamayacağı değerlendirilmiştir. Ancak mahkemenizce İşlemiş Faiz talebi hak kazandığı kanaati hasıl olur ise ; 4.375,51TL hesap edildiği, ancak davacı yan takip talebinde işlemiş faiz olarak 1.397,68 TL talep etmiş olduğundan talebe bağlılık ilkesi gereği davacı yanın davalı yandan 1.397,68 TL işlemiş faiz alacaklı olduğu Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takdir Sayın Mahkemenize aittir." şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, fatura gereğince alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacı şirketin ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre takip tarihi itibariyle davalının 29.118,24 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce29/04/2026 günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı yanın hazır olmadığı duruşma olan 1 nolu celsede karar verildiği, davalı yana inceleme gün ve saatinin tebliğ edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 29.118,24 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının defterlerinin usulüne açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, davacı tarafından davan ve takibe konu 1 adet e-faturanın merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalıya iletildiği, takip ve dava konusu edilen alacak tutarına dayanak faturanın davalı tarafından iade edildiğine ve ödendiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, bu haliyle davacının davasını asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir. Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. --------- Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ İLE; 2-Davalı borçlunun ---------- İcra Müdürlüğü'nün-------- E. Sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın asıl alacak olan 29.118,24 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına,3-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından alacak olan 29.118,24 TL üzerinden %20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 1.989,06 TL harçtan, peşin yatırılan 615,40 TL harcın düşümü ile geri kalan 1.373,66 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL Peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 107,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.337,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 29.118,24 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 8- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2026