Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin, yönetim kurulu üyesinin görev süresi dolmasına rağmen kayyum atanana dek devam eden görevi nedeniyle huzur hakkı alacağı talepli itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davalı şirket aleyhine, davacının yönetim kurulu üyeliği ve sonrasında fiilen yürüttüğü görevden kaynaklanan huzur hakkı alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı üzerine, davalı vekili, davacının toplantılara katılımını ispatlayamadığı gerekçesiyle huzur hakkına hak kazanamayacağını belirterek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. ... BAM HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI :
KARAR TARİHİ :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı şirkette uzun yıllar yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, yönetim kurulu üyeliği sebebiyle TTK m.394 uyarınca huzur hakkı bağlandığını, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğine ... tarihli davalı şirket genel kurulundan 1 yıllığına seçilmiş olup 21.03.2019 tarihine kadar YK üyeliğinin devamına karar verildiği, her ne kadar müvekkilinin .. üyeliğinin ... tarihine kadar olmasına rağmen davalı şirket genel kurullarında yeni bir YK seçilmemesi nedeniyle müvekkilinin davalı şirkette zorunlu iş ve işlemlerin devamı için görev yapmaya devam ettiğini, ... . Asliye Ticaret Mahkemesi . E.sayılı davasında davalı şirkete Kayyum atandığı ve kayyum atama tarihi olan ... tarihinden itibaren YK. Üyesi sıfatlarının fiilen sona erdiğini, müvekkilinin huzur hakkı alacaklarının tahsili için... .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduklarını davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20 inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretin in davalı üzerinde bırakılarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı şirketin ... grubunu oluşturan .. hissedar ...Grubunu oluşturan ...hissedar olmak üzere 4 hissedardan oluştuğunu, A ve B grubu hissedarlardan seçilen 2 hissedarın imzası ile şirketin temsil edildiğini, davacının 15.01.2014 tarihinde şirket yönetim kurulu başkanı olan Yüksel ...’in vefatı ile toplanan 29.01.2014 tarihli toplantıda yönetim kurulu üyeliğine seçilip şirkete hissedar edildiğini, davalı ... San. Ve Tic. A.Ş.’nin 21.03.2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı tutanağının 4. Maddesi ile Yönetim Kurulu başkanı İnci İnhal’a aylık 28.000,00.-TL, Yönetim Kurulu Başkan yardımcısı ... ...’e 25.000,00.-TL üye ... ...’e 10.000,00.-TL ve Üye ...’ye aylık net ....000,00.-TL ücret ödemesini kararlaştırdıklarını, davacının ... Dağıtım ve Pazarlama adi şirketi ile müvekkili şirket ile aynı adreste faaliyet gösteren .... Ve Tic. A.Ş.’nin de kurucu ve tek ortağı olduğunu, davacının müvekkili şirketin yönetim kurulu üyesi, SGK’lı işçisi ve 2 farklı şirketinde sahibi oluğunu, davacı ...’nin şirket yönetim kurulu toplantılarına bizzat katıldığının ispatlanamaması nedeniyle huzur hakkı alacağına hal kazanamaması nedeniyle bu yöndeki taleplerinin reddinin gerekeceği belirtilerek davacının davasının reddine, %20 kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılarak karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve dosyada alınan bilirkişi raporu da nazara alınarak davacı adına tahakkuk ettirilen huzur hakkı ücreti alacağı ile ilgili olarak belirlenen ve C/H kayıtlarında yer alan...TL tutardan davalı vekilinin itirazlarında yer alan 2019 yılı Nisan ayının ikinci yarısında tahakkuk ettirilen 2.500,00 TL tutarın yöneticilerin görev yaptığı süreye ve görev sürelerinin bitim tarihi olan 15.04.2019 tarihi sonrasında başkaca bir hakedişlerinin bulunmaması nedeniyle fazla tahakkuk ettirilen bu tutarın C/H kayıtlarından düşümü yerinde görülerek davacının görev süresince talep edebileceği tutarın 87.128,98 TL olabileceği, bu tutarın da davalı şirketçe düzenlenen kayıtlara uygun olduğu anlaşılmakla davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş , davalının... ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, icra takibinin ... TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında hesap edilen ..TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacının hak ettiği herhangi huzur hakkı alacağı bulunmadığını, davacı ...'nin müvekkili şirket yönetim kurulu toplantılarına bizzat katıldığının ispatlanamamış olması nedeniyle huzur hakkı alacağına hak kazanamayacak olup bu yöndeki taleplerinin reddi gerekirken verilen kısmen kabul kısmen red kararının hatalı olduğunu, her ne kadar şirket ticari defterlerinde takip tarihi (23.09.2019) itibariyle ... TL huzur hakkı alacağı olduğuna dair kayıt bulunmakta ise de, bu bedelin içerisinde 15.04.2019 tarihinden sonraki 1,... aylık dönem için fazladan tahakkuk ettirilen ...TL nde bulunduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği ve yerel mahkemece de kabul edildiği üzere davacının görev süresi 15.04.2019 itibariyle son bulduğundan bu tarihten sonraki dönemler için herhangi huzur hakkı alacağı olmayacağını, İlk derece mahkemesi tarafından 2019 yılı Nisan ayı bakımından ... tarihinden sonra fazladan tahakkuk ettirilen 15 günlük ücret bedelinin toplam bedelden düşülerek karar verilmesi yerinde olup bu işlemin Mayıs 2019 ücreti bakımından da yapılması gerekirken yerel mahkemece şirket kayıtlarında fazladan tahakkuk Mayıs 2019 ücreti bedeli (....000 TL) düşürülmeden karar verilmiş olup verilen karar bu yönüyle hatalı olup, Yerel Mahkemenin hükmü gerekçesi ile çelişmekte olduğunu, davacının Mayıs 2019 tarihi bakımından hak kazandığı huzur hakkı alacağı olmamasına rağmen şirket kayıtlarında hatalı gösterildiğini, bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince 15.04.2019 tarihinden sonra 2019 yılı Nisan ayı için fazladan tahakkuk ettirilen 15 günlük bedelin (2.500 TL) düşüldüğü gibi yine şirket kayıtlarında fazladan gösterilen Mayıs 2019 huzur hakkı ücretinin (....000 TL) düşülerek karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece davacı lehine fazladan huzur hakkı alacağına karar verilmiş olup istinaf incelemesinde bu hususun dikkate alınarak kararın kaldırılmasına karar verilmesini, davacının görev süresinin tam olarak hangi tarihte bittiği ve görev süresinin bittiği 15.04.2019 tarihinden sonra şirket kayıtlarında hatalı şekilde fazladan tahakkuk ettirilen bedelin tespiti ve bu bedelin huzur hakkı alacağı belirlemesi sırasında dikkate alınıp alınmayacağının tespiti için yargılama yapılması gerektiğinden alacağın likit olduğu şeklindeki kabul ile icra inkar tazminatına hükmetmenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli kötü niyet şartının sağlanmadığını, ilk derece mahkemesi yapılan yargılama neticesinde, 87.128,98 TL yönünden takip tarihinden itibaren avans faizine hükmetmiş olup avans faiz kararı hatalı olduğunu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklı bakiye huzur hakkı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 394 maddesi " Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir. " hükmünü içermektedir.
Davacı tarafından takip talebi ekinde yer alan C/H hareketlerinde 31.05.2019 tarihine kadar huzur hakkı alacaklarının davalı şirketten talep edildiği, davalı şirket C/H hareketlerinde de davacının talep edebileceği huzur hakkı alacağının 31.05.2019 tarihine kadar olan dönemi kapsamış olmasına rağmen; Davacının davalı şirkette görev süresinin 15.04.2019 tarihli Olağanüstü Genel kurul Toplantı tarihine kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Y.H.D. Kararları da dikkate alındığında; Yönetim kurulu üyelerine yapılacak ödemelerin İş Kanunundan doğan bir alacak olmaması ve TTK. Hükümlerine göre görev yaptıkları sürece ödenmesi gerekmektedir hükmü yer almaktadır. Somut Olayda davacının Nisan 2019 dönemine ilişkin Huzur Hakkı alacağının görev süresinin 15.04.2019 tarihinde sona ermiş olması nedeniyle Nisan ayında C/H hareketlerinde yer alan ....000,00.-TL olmayıp 2.500,00.-TL olması gerektiği bilirkişi tarafından belirtilmiştir.
Taraflar arasında .. tarihli davacı alacağının 81.656,40.-TL olduğu tartışmasızdır. Davacının davalı şirkette görev süresinin 15.04.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı tarihine kadar devam ettiği anlaşılmakla Nisan ayı 15 günlük alacağı 2.500,00.-TL eklendiğinde davacı alacağı 84.156,40.-TL olmaktadır .Bu tutardan davacı kabulünde de olan 131.200.104 hesapta yer alan tutar 2.027,42.-TL çıkarıldığında davacı alacağı 82.128,98.-TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece her ne kadar 87.128,98 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece fazladan tahakkuk ettirilen Mayıs 2019 ücreti bedelinin (....000 TL) düşürülmediği anlaşılmıştır.
Davacının, davalı şirketteki yönetim kurulu üyeliğini yerine getirmediği iddiasına ilişkin ispat yükü davalı şirkettedir. Davacının yönetim kurulu toplantılarına katılmadığına yönünde davalı tarafça dosyaya yazılı bir belge ibraz edilmemiştir. (Yargıtay 11.HD 2018/5229 E.-2019/6092 K. Sayılı ilamı, İstanbul BAM 13. HD 2017/416 E.-2017/406 K. Sayılı ilamı)
Buna göre davalı şirketin olağan genel kurul toplantılarında davacının çalıştığı dönem için aylık olarak huzur hakkı yönünden belirleme yapılmış olup, davacının bakiye 82.128,98.-TL ödenmemiş huzur hakkı alacağının kaldığı anlaşılmakla 82.128,98.-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir.
Uyuşmazlık şirket ile yönetim kurulu üyesi arasındaki alacağa dayandığından ticari iş niteliğinde bulunmakla, hükmedilen alacağa avans faizi işletilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde huzur hakkı alacağının likit olmadığı bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiği belirtilmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/10/2015 tarih ve 2015/4218 Esas 2015/10645 Karar sayılı ilamında "Genel Kurulca karara bağlanan ücret alacağının önceden bilinebilir, belirlenebilir ve likit bir alacak olduğundan, karar verilen asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." denilmiş olup alacak likit olduğundan davalı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir.
Açıklanan bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davalının takibe itirazının asıl alacak olan 82.128,98.-TL TL üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve davacı yararına kabul edilen 16.425,79 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİ İLE,
1-) Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının, ... ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın asıl alacak 82.128,98 üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden avans faizi işletilmesine,
2-) Fazlaya ilişkin istemin reddine,
...-) Asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen ..TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-) Alınması gereken ....610,23 TL nispi harçtan peşin alınan 1.082,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.527,73.-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
...-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan kısım üzerinden taktir ve tayin olunan 7.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-) Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 1.947,90 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 1.784,90 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-) Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara iadesine,
II) Davacı yönünden istinaf aşamasında yapılan başvurma harcı 162,10 TL ve 46,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 208,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
III-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
IV-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi..
.
Başkan.
.
Üye
.
Üye*
.
Bilge
.