Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle eczacının maddi ve manevi tazminat talebinde gelir kaybı hesaplaması, miktar tespiti ve yargısal denetim esasları.
Özet: Haksız yere 283 gün gözaltında ve tutuklu kalan bir eczacının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince belirlenen tazminat miktarları istinaf mahkemesince düzeltilerek azaltılmış, davacı vekili verilen tazminatın yetersiz olduğunu, davalı vekili ise tazminat şartlarının oluşmadığını ya da miktarın fazla olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir; yapılan incelemede, davacının tutukluluğu süresince eczane faaliyeti devam etmesine rağmen yıllık gelirinde ciddi düşüş yaşandığı ve hatta asgari ücretin altına indiği tespit edilerek, önceki mahkemelerin tazminat hesaplamalarını etkileyen bu durumun bir gerekçe olarak ele alındığı belirtilmiştir.
12. Ceza Dairesi         2022/7840 E.  ,  2026/3742 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/4174 E. 2022/402 K.
DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 400.000,00TL maddi ve 500.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 26.199,89 TL maddi ve 35.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine maddi tazminat miktarına ilişkin "26.199,89 TL" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "9.828,59 TL" ibaresinin eklenmesi, manevi tazminat miktarına ilişkin "35.000,00TL" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "33.000,00 TL" ibaresinin eklenmesi, bununla bağlantılı olarak vekalet ücretine ilişkin "6.810,00 TL" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "6.424,29 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkin, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/34 Esas – 2019/63 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.01.2018-16.10.2018 tarihleri arasında 283 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.04.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya 13.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminatın eczacı olan davacının 2018 yılı ve 2017 yılı gelir vergisi beyannameleri dikkate alınarak vergiler düşüldükten sonra hesaplanan günlük net gelirinin 2018 yılı için 139,99 TL olduğu, 2017 yılı için 174,72 TL olduğu, aradaki fark olan 34,73 TL üzerinden 283 gün için gelir kaybının belirlenen 9.828,59TL olduğu, davacının tutuklu olması nedeniyle eczanenin faal kalması için eczanede çalıştırdığı kişinin brüt asgari ücret üzerinden giderinin de ayrıca belirlenen gelir kaybına eklenmesinin hatalı olduğu, zira çalıştırılan personelin giderlerinin zaten iş yeri giderlerine eklenerek net gelirin elde edildiği gibi bu miktara ayrıca personel giderinin eklenemeyeceği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde fazla maddi tazminata hükmedilmesi ve manevi tazminatın fazla verildiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşürülmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- Eczacı olan davacının 06.01.2018 tarihinde gözaltına alınarak 18.01.2018 tarihinde tutuklandığı ve eczacılık faaliyetinin tutuklu kaldığı dönem içerisinde devam ettiği, davacının tutuklanmadan önceki 2017 yılına ilişkin olarak düzenlenen yıllık vergi beyannamelerinde davacının gelirinin yıllık 898.165,00TL olduğunun tespit edildiği, davacının tutuklandıktan sonra her ne kadar eczane faaliyetine devam etmiş ise de 2018 yılına ilişkin olarak düzenlenen yıllık vergi beyannamelerinde davacının gelirinin düşerek yıllık 408.950,00TL olduğunun tespit edildiği, davacı tutuklandıktan sonra gelirinin asgari ücret miktarından düşük olduğunun belirlendiği anlaşılmakla, tutuklu kaldığı dönemde geçerli olan net asgari ücret üzerinden kesinti yapmadan hesaplanan "14.945,22TL" miktarın maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek gelirinin asgari ücret altında kaldığının kabul edilmesi,
2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.04.2026 tarihinde karar verildi.