Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin, Aygaz A.Ş.nin haksız rekabet kaynaklı tazminat davasındaki ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, Aygaz A.Ş.nin eski bayisi aleyhine, davalının Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı LPG tüplerini ticari faaliyetinde kullanarak haksız rekabete yol açtığı iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesinin haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile davacıya maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmeden kararının istinaf incelemesini konu almakta olup, istinaf mahkemesi tarafından yapılan ön inceleme sonucunda duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden değerlendirmeye alınmıştır.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/65 KARAR NO : 2026/1096T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 08/10/2024NUMARASI : 2022/890 Esas - 2024/551 KararDAVACI : AYGAZ A.Ş. - ...VEKİLİ : Av. ... - ...DAVALILAR : 1-... SAKARYA HENDEK ŞUBESİ - ... - ... 2-... - ... -...VEKİLİ : Av. ... - ...DAVA TÜRÜ : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 29/03/2022KARAR TARİHİ : 04/06/2026KR. YAZIM TARİHİ : 29/06/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirektin Aygaz , Mogaz Lipetgaz markaları ile Türkiye geline yayılmış bayilikleri vasıtasıyla halk arasında mutfakgazı olarak bilinen sıvılaştırılmış LPG dağıtım ve tevzi iştigali yaptıklarını, LPG nin TS55 ve TS 2178 standart gereği kendi markasını taşıyan ve mülkiyeti marka sahibi firmaya ait tüpler depozito mukabili bayii ve abonelere verildiğini, davalıların davacı şirket ile bir ticari ilişkini bulunmadığını, Hendek Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/2 Diş sayılı dosayı ile 11/02/2022 tarihinde "... Balıklı ihsaniye Mahl. Dere köprüsü başındaki bahçe Hendek Sakarya" adresinde bulunan depo adresinde davacı şirketlerin markasını taşıyan davacı şirkete ait olan ve bilirkişinin 18/03/2022 tarihli raporunda belirttiği davaya konu edilen Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz ibareli 862 adet tüp tespit edildiğini, ayrıca raporda Yeni mah. ... ... Cad no .../B Hendek Sakarya adresinde Bereket Markette Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplere rastlanılmadığı, Mogaz tüm bayii yazısı market camında hala bulunduğunun tespitine yer verildiği Hendek Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirket ile davacı şirket arasında ticari bir ilişkisinin bulunmadığını, davalı tarafın mülkiyeti davacı ... ait LPG tüplerini piyasadan topladığını ve tüketici nezdinde maruf ve meşhur olan davacı şirketin markasını taşıyan tüpleri ticari faaliyetine konu ettiğini ve davacıyı zarara uğratığını, bu sebeplerle davalı işyerinde tespit edilen dav akonusu 862 adet tüp üzerine teminatsız ihtiyati tedbir konulmasını, davalı işyerinde tespit edilen Mogaz tüm bayii yazısının ihtiyati tedbir olarak kaldırılmasını, tüplerin imhasını,fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile 600,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusunun tazminat olan haksız rekabet iddiasına dayanan davalarda arabuluculuk zorunlu olduğunu ve dava şartı olup, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulmamış olması nedeni ile davanın usulden reddinin gerektiğini, yetki ve husumet itirazları bulunduğunu, taraflar arasında uzun yıllara dayanan ticari ilişkinin söz konusu olduğunu ve davalı şirketin , davacı ile 2016 yılından 2021 yılı sonuna kadar tam 5 yıl boyunca davacı şirketin bayiliğini yaptığını, taraflar arasında bayilik sözleşmesinin 2021 yılında sona erdiğini, davalı şirketin davacı ile rekabet edebilmesi konumu ve işletmesel büyüklüğü nedeni ile zaten fiilen imkansız olduğunu, haksız rekabet şartlarının oluşmadığını üstelik davalı şirketin iddia konusu tüplerin satışını yaptığına dair dosyaya herhangi bir delil de sunulmamış olduğunu, bu bağlamda da haksız rekabet iddiaları mesnedsiz olduğunu, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebinin kabülüne, davalıların davacıya ait Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı tüpleri işyerinde bulundurarak gerçekleştirdikleri haksız rekabetin tespitine, davalıların bu haksız rekabetinin önlenmesine ve men'ine, 2-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile (253.132,72 TL tüplerin değeri ile 72.237,49 TL kar kaybı olmak üzere) toplam 325.370,21 TL maddi tazminatın 29.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,3-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile taktir olunan toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın 29.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Hendek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/2 değişik iş sayılı dosyası kapsamında yapılan tespit işleminde davalıların işyerinde olduğu tespit edilen Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı 825 adet 12 kg tüp ile 37 adet küçük tüp olmak üzere topalmda 862 adet tüpün imhasına, 5-TTK madde 59 uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra hüküm fıkrasının tirajı en yüksek ilk üç gazeteden birinde tüm Türkiyede bir defa yayınlanmasına, masrafın davalıdan alınmasına, ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu zorunlu arabuluculuğa tabi olmasına karşın; davacı tarafça arabuluculkuğa bavurulmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini, ceza yargılmasında maddi vakıa (tüp sayısı) kesin bir şekilde tespit edildiğini, işbu hukuk yargılaması kesinleşen maddi vakıayı/olguyu dikkate almadığını, davalı şirket davacının eski bayisi olup; nezdinde davacının az sayıda boş tüpün tespit edilmiş olması haksız rekabet eylemi değil; sektörün olağan işleyişidir. ceza yargılamasında söz konusu tüplerin ticarette kullanıldığına dair delil bulunmadığı anlaşıldığını, ayrıca davacı tarafın açık ibrası da söz konusu olduğunu, ilk derece mahkemesinin karara esas aldığı bilirkişi raporu eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca hesaplama yapılmış olup; değerlendirme yapılmadığını, ilk derece mahkemesi davalının esnaf işletmesi sınırlarında kalıp kalmadığı yönünden herhangi bir inceleme yapmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2024 Tarih - 2022/890 Esas - 2024/551 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacının, Aygaz, Mogaz Lipetgaz markaları ile Türkiye geneline yayılmış bayilikleri vasıtasıyla sıvılaştırılmış LPG dağıtımı yaptığı, LPG nin TS55 ve TS 2178 standart gereği davacının markasını taşıyan ve mülkiyeti davacıya ait tüplerle, depozito mukabili bayii ve abonelere verildiği, davalının, mülkiyeti davacı şirkete ait LPG tüplerini piyasadan topladığı ve tüketici nezdinde maruf ve meşhur olan davacı şirketin markasını taşıyan tüpleri ticari faaliyetine konu ettiği ve davacıyı zarara uğratığı, bu sebeplerle fazlaya ilişkin talepler saklı kalmak kaydı ile 600,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davada yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 28/09/2022 tarih 2022/1793 Esas 2022/1672 Karar sayılı kararı ile; " ... HMK m. 6'da; " (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.(2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir."HMK m. 10'da; "-(1) Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. "HMK m. 16'da; " (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." TBk m. 89'da; "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir" hükümlerine yer verilmiştir.Tüm bu açıklamalara göre somut olaya gelince; yanlar arasında 15/12/2016 tarihli tüplü bayilik sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmenin 11/10/2021 tarihinde fesih ile sona erdirildiği, davacının dava konusu ettiği eylemlerin Hendek Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 11/02/2022 tarih 2022/2 tespit dosyası ile tespit edildiği ve uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmeden sonraki döneme ait olduğu, bu hali ile sözleşmedeki yetki şartının eldeki davada uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın haksız rekabetten kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davacının adresi Şişli/İstanbul, davalıların adresi ise Hendek/Sakarya olarak gözükmektedir. Uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı düşünüldüğünde TBK'nın 89 ve HMK'nın 16. maddeleri uyarınca davacının ikametgahı adresi de genel yetki kuralı haricinde yetkilidir. Yani davacının davasını İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde ya da Sakarya Asliye Ticaret Mahkemelerinde açması konusunda seçimlik hakkı mevcuttur. Bu durumda, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi davaya bakmakla görevli ve yetkilidir. İlk derece mahkemesince davanın esasına ilişkin deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Davacı vekili istinaf taleplerinde haklıdır. ... " şeklindeki gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Eldeki davada, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu LPG tüplerinin davacıya ait tescilli markaları taşıdığı, ilgili mevzuat ve teknik standartlar gereğince bu tüplerin mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğu, abonelere yalnızca depozito karşılığında kullanım amacıyla bırakıldığı ve mülkiyetinin devredilmediği anlaşılmıştır.Eldeki davada, dava konusu edilen uyuşmazlığa ilişkin 6102 sayılı TTK'nın ilgili maddelerinde şu şekilde düzenlemeler mevcut olduğu görülmektedir. Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlarb) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;e) İş şartlarına uymamak;f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,b) Haksız rekabetin men’ini,c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.Haksız rekabet hükümlerinin amacı yasada "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde tanımlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır. Davalının, davacının piyasadaki boş tüplerini toplayarak sirkülasyonuna engel olmak suretiyle ticaretine zarar vermesi ve tüplerin bayilik ağı dışına çıkarılmasının 6102 sayılı TTK'nın 56. maddesi anlamında haksız rekabet oluşturduğu değerlendirilmiştir.Dosya arasına alınan 07/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu 862 adet tüpün dava tarihi itibariyle maliyetinin 253.132,72 TL olduğu, davacı şirket tarafından sunulan tabloların 2021 yılına ilişkin olması, hesaplama yapılacak dönemin ise 2022 yılına ait olması nedeniyle, 2021 yılı 2 kg ve 12 kg'lık tüplerin maliyet rakamları üzerinden hesaplanan ortalama karlılık yüzdelerine göre TÜPRAŞ'ın vermiş olduğu müzekkere cevabındaki 11.02.2022 itibariyle kg başına maliyet üzerinden yapılan 11.02.2022-29.03.2022 tarihleri arası 47 günlük yoksunluk zararının 72.237,49 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu görülmektedir. Eldeki davada, dosya kapsamına alınan delillerden davalının davacıya ait tüpleri piyasadan temin ederek kendi ticari faaliyetinde kullandığı ve bu suretle davacının mülkiyet hakkına müdahalede bulunduğu sabittir. Davalının bu eyleminin dürüstlük kuralına ve ticari hayatın gereklerine aykırı olduğu gibi, davacının marka değerinden ve oluşturduğu ticari güven unsurundan haksız şekilde yararlanması sonucunu doğurduğu açıktır. İlk derece mahkemesince bu gerekçeyle haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır (Benzer yönde Yargıtay 11.HD. 21.05.2024 T., 2024/5245 E., 2025/3538 K.). Davacının uğradığı maddi zararın bilirkişi incelemesi ile belirlenen miktarda olduğu, bilirkişilerin tazminat tutarını belirlerken hangi tarihleri esas aldığının belirli olması, somut olay itibariyle tazminatın tespit tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için, ayrıca bu süre zarfında tüplerin kaç defa dolaşım yapacakları da dikkate alınarak belirlenmesi nedeniyle bilirkişi raporunun hükme esas alınarak maddi tazminat talebinin kabulünde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 58. maddesi uyarınca haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse, açtığı davada aynı maddenin (d) bendi uyarınca kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini (e) bendi uyarınca da Borçlar Kanunun 49.maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat talebinde bulunabileceği anlaşıldığından, somut olayda davalının hukuka aykırı eyleminin davacının ticari itibarı ve marka değeri üzerinde olumsuz etki oluşturduğu görüldüğünden, mahkemece bir miktar manevi tazminata da hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.Ancak;Eldeki davada, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde, eldeki davanın ... ile ... Sakarya Hendek Şubesi aleyhine açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece ticaret sicil müdürlüğü ile yapılan yazışmalar sonucu dosya arasına alınan ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde ... Sakarya Hendek Şubesinin bağımsız bir tüzel kişiliğe sahip olmayıp, diğer davalı şirketin şubesi niteliğinde olduğu görülmektedir.6100 sayılı Türk Ticaret Kanununun 40 ve devamı maddelerinde şubenin ticaret siciline tescili düzenlenmiş ise de, bu düzenleme şubeye ayrı bir tüzel kişilik kazandırmamaktadır. Şube; merkeze bağlı olarak faaliyet gösteren , ayrı bir sermayesi ve malvarlığı bulunmayan, hak ve borç edinme ehliyeti olmayan işletme birimidir. Şubenin yaptığı tüm işlemler doğrudan merkez şirket adına ve hesabına yapılmış sayılır. Bu nedenle şube merkez şirketten bağımsız olarak taraf ehliyetine ve dava ehliyetine sahip değildir. Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 50. maddesi uyarınca medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanlar davada taraf ehliyetine de sahiptir. Taraf ehliyeti, dava şartı niteliğinde olup mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir. Bağımsız tüzel kişiliği bulunmayan bir şubenin taraf ehliyetinin bulunmadığı açıktır. Nitekim 6100 sayılı HMK'nın 114-(1)-d) maddesinde taraf ehliyetinin dava şartı olduğu, 115. maddesinde ise dava şartı noksanlığının mahkemece resen dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır. Her ne kadar 6100 sayılı Kanunun 14. maddesinde şubenin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceği düzenlenmiş ise de, bu hüküm yalnızca yetkiye ilişkin olup şubeye bağımsız taraf sıfatı tanımamaktadır. Başka bir anlatımla, şubenin bulunduğu yer mahkemesi yetkili mahkeme olmakla birlikte, davanın husumet yöneltileceği kişi şubenin bağlı bulunduğu tüzel kişiliktir.Somut olayda da, davalı gösterilen Sakarya Hendek Şubesinin bağımsız tüzel kişiliğinin bulunmadığı anlaşılmasına rağmen, ilk derece mahkemesince bu husus gözetilmeksizin hem şirket hem de şube yönünden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle, bağımsız tüzel kişiliği bulunmayan şube yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı hakkında da esasa girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.Gerekçeli karar başlığında; davalılar vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;1-)Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2024 Tarih - 2022/890 Esas - 2024/551 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,a-Davacının haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebinin KABÜLÜNE, davalı ...'nin, davacıya ait Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı tüpleri işyerinde bulundurarak gerçekleştirdiği haksız rekabetin tespitine, davalının bu haksız rekabetinin önlenmesine ve men'ine, b-Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ ile (253.132,72 TL tüplerin değeri ile 72.237,49-TL kar kaybı olmak üzere) toplam 325.370,21 TL maddi tazminatın 29.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya ödenmesine, c-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile taktir olunan toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın 29.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya ödenmesine, ç-Davalı ... Sakarya Hendek Şubesi yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,d-Hendek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/2 Değişik İş sayılı dosyası kapsamında yapılan tespit işleminde davalının işyerinde olduğu tespit edilen Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı 825 adet 12 kg tüp ile 37 adet küçük tüp olmak üzere toplamda 862 adet tüpün imhasına, e-6102 sayılı TTK'nın 59. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra hüküm fıkrasının tirajı en yüksek ilk üç gazeteden birinde tüm Türkiye de bir defa yayınlanmasına, masrafın davalı ...'nden alınmasına,f-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 22.226,04-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 5.737,84-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 16.488,20-TL harcın davalı ...'nden alınarak Hazineye irad kaydına,g-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 181,03-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.556,81-TL Islah Harcı, 5.750,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.851,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.420,29 TL'nin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,ğ-Maddi tazminat davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 52.059,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,h-Manevi tazminat davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,ı-Kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine, 2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 22.226,04 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 5.984,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 16.241,44 TL istinaf karar harcının davalı ...'nden alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,ç-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/06/2026 ...Başkan ... ¸e-imzalıdır....Üye ...¸e-imzalıdır. ...*Üye ... ¸e-imzalıdır....Katip ...¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*