Onaysız estetik göz kapağı ameliyatı sonucu tıbbi hata ve hasta mağduriyeti nedeniyle açılan davada maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi.
Özet: Davacı, solunum ameliyatı sırasında bilgisi ve rızası dışında göz kapaklarına estetik müdahalede bulunulduğunu, bu durumun kalıcı görme problemleri, acılar ve yüz simetrisinde bozulmalara neden olduğunu iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir; mahkeme, davalı doktorun ve hastanenin hastanın onayı olmaksızın müdahalede bulunarak kusurlu davrandığına, oluşan zararlar ile müdahale arasında illiyet bağı bulunduğuna ve davacının kalıcı arızalar yaşadığına hükmederek maddi ve manevi tazminat talebini kısmen kabul etmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2026/3440 E.  ,  2026/2990 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/181 E., 2021/275 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin solunum zorluğu çekmesi nedeniyle 12.12.2007 tarihinde ameliyat olduğunu, ameliyat sonrası burnunda bulunan sargı yanında göz alt kapaklarının da sargılı olduğunu gördüğünü, göz alt kapağındaki kırışıklıkların da giderildiğini ve bunun davalı doktorun jesti olduğunun söylendiğini, talebi ve bilgisi dışında yapılan işlem nedeniyle ameliyattan sonra göz kapaklarından kaynaklı acılar duyduğunu, bunun normal olduğu, daha basit bir işlemle yapışan göz kaslarının açılabileceğinin söylendiğini, şikayetlerinin devam etmesi üzerine yeniden ameliyat edildiğini, doktorun ilk ameliyatta hata yaptığını gözaltını iki milim fazla kestiğini, çektiği acılardan kurtulmak ve kusurlu ameliyatın tedavisi için birçok doktor ve hastaneye gittiğini, yanlış uygulamalar yapıldığının söylendiğini, davalıların kusuru nedeniyle görme işlevinin sürekli zayıflamasına, yüz simetriğinin bozulmasına neden olduğunu belirterek 200.000,00 TL manevi, 150.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar vekili; davacının tedavi ile ilgili bilgilendirildiğini ve gerekli muvafakatinin alındığını, muvafakati alınmadan müdahale edildiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkillerinin teşhis ve tedavide hiçbir kusurunun olmadığını, davacının ikinci ameliyattan sonra kontrollere gelmediğini ve tedaviye ara verdiğini beyan etmiş, yapılan tüm teşhis tıbbi müdahalelerde müvekkillerinin kusurlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. İhbar edilen ... vekili; davalı ...'in şirket tarafından sağlık uzmanları bireysel riskler sigorta poliçesi ile sigortalı edildiğini, ancak bu poliçenin teminatın tamamen ödeneceği anlamına gelmediğini savunarak, haklarında hüküm tesis edilmemesi gerektiğini belirtmiştir.
3. İhbar edilen ... Sigorta A.Ş. vekili; davalı ...'in 30.07.2010-2011 tarihleri arasında sigortalı bulunduğunu, poliçe gereği sözleşme süresinin bitiminde iki yıl ve sözleşme yapılmasından önceki bir yıl içerisinde veya sözleşme yürürlükteyken meydana gelen olaylar için teminat altına alındığını, yapılan operasyonun sözleşme kapsamında kalmadığını ve müvekkilinin poliçeden kaynaklı bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak, bu nedenle dava konusu operasyonun sözleşme vade, kapsam ve teminatında kalmadığından ihbar isteminin yerinde olmadığına karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.02.2018 tarihli kararıyla; davacı ile davalı arasında anlaşmaya uygun olarak davalı doktor tarafından yürütülen estetik ameliyat niteliği taşıyan operasyonla davacının göz bölgesine cerrahi müdahalede bulunulduğu, operasyon neticesinde tıbbi olarak geri döndürülemeyecek şekilde davacının göz kapağı problemi yaşadığı, davalı doktor tarafından davalı hastane de yapılan düzeltme işlemlerinin sonuçsuz kaldığı, davacının söz konusu operasyon istemi bulunmamasına ve muvafakatinin olmamasına rağmen davacı taraf ile hastane yetkilileri arasındaki geçmişe dayalı diyalog gereğince davacının istemi dışında müdahale edilmesinin davalı tarafın kusuru niteliğinde olduğu, oluşan bu zararda davalı tarafın kusurlu olduğu ve uygun illiyet bağının bulunduğu, davacının ameliyat sebebiyle vücudunda düzeltilemeyecek arıza meydana geldiği, tedavi sürecinde ve bu eksiklikle yaşayacak olmasından kaynaklanan elem ve ızdırap duyduğu bu suretle manevi zararlarının oluştuğu, vicdani kanaatine varılarak dosyaya sunulan tüm raporlar dayanak tutulmak suretiyle davacının tedavisi için yaptığı masraflardan söz konusu tedavilerin ekonomik olarak değişik ve daha uygun ücretlerle de yapılabilmesi ihtimali gözetilerek tedavi masraflarından hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan davanın kısmen kabulüne, işgörmezlik sebebiyle davacının oluşan 28.975,00 TL maddi zararının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının maddi tazminat talepleri içerisinde yer alan harcamalarından, 09.01.2008, 01.04.2008, 29.04.2008 tarihinde yapılan toplam 450,00 TL harcamanın dava tarihi olan 05.05.2008 tarihinden itibaren, 21.060,00 TL'nin (hakkaniyet gereği 1/4 oranında azaltılarak) 15.795,00 TL'sinin harcamanın yapıldığı 01.09.2009 tarihinden itibaren, 6.480,00 TL'nin (hakkaniyet gereği 1/4 oranında azaltılarak) 4.860,00 TL'sinin harcamanın yapıldığı 01.09.2009 tarihinden itibaren, 6.216,00 TL'nin (hakkaniyet gereği 1/4 oranında azaltılarak) 4.662,00 TL'sinin harcamanın yapıldığı 04.07.2009 tarihinden itibaren, 160,00 TL'nin (hakkaniyet gereği 1/4 oranında azaltılarak) 120,00 TL'sinin harcamanın yapıldığı 15.01.2009 tarihinden itibaren, 15,50 TL'nin (hakkaniyet gereği 1/4 oranında azaltılarak) 12,00 TL'sinin harcamanın yapıldığı 28.07.2008 tarihinden itibaren, 130,00 TL'nin (hakkaniyet gereği 1/4 oranında azaltılarak) 97,5 TL'sinin harcamanın yapıldığı 12.06.2008 tarihinden itibaren, 437,04 TL'nin (hakkaniyet gereği 1/4 oranında azaltılarak) 328,15 TL'sinin harcamanın yapıldığı 24.11.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya dair istemin reddine, 110.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 05.05.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 18.12.2018 tarihli ilamla; davalıların tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi ile davacının meydana gelen zararın giderilmesi için yapılan tedavi masraflarını talep ettiği ve bunların yazılı belgeler ile ispat edildiği, bilirkişi raporunda da davacının tedavi için başka hastane ve kliniklerde yaptırdığı muayene ücretleri, tahlil, film ücretleri olmak üzere toplam 34.948,54 TL hesap edildiği, Mahkemece, davacının, eylem sebebi ile tedavisi için yaptığı masraflardan, söz konusu tedavilerin ekonomik olarak değişik ve daha uygun ücretlerle de yapılabilmesi ihtimali gözetilerek tedavi masraflarından hakkaniyet indirimi yapıldığı, Hasta Hakları Yönetmeliğinin, Sağlık Kuruluşunu Seçme ve Değiştirme Başlıklı 8. maddesinde "Hasta; tabi olduğu mevzuatın öngördüğü usül ve şartlara uyulmak kaydı ile, sağlık kurum ve kuruluşunu seçme ve seçtiği sağlık kuruluşunda verilen sağlık hizmetinden faydalanma hakkına sahiptir." şeklinde düzenleme yer almakta olup bu düzenleme karşısında mahkemece yukarıda belirtilen gerekçeyle tedavi masraflarından hakkaniyet indirimi yapılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyulan bozma ilamına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, davacının temyiz talebi kapsamında 34.948,54 TL hesap edilen tedavi gideri yönünden hakkaniyet indirimi yapılmasının doğru olmadığı, dosyaya sunulan 07.10.2016 tarihli raporda yer alan ve Yargıtay bozma ilamında da belirtilen 34.948,54 TL tedavi masrafının hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; iş görmezlik sebebiyle davacının oluşan 28.975,00 TL maddi zararının dava tarihinden itibaren, tedavi giderine ilişkin 34.948,54 TL tedavi giderinin, her bir harcama kaleme için harcamanın yapıldığı tarihten itibaren, 110.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili; yargılama sırasında alınan tüm bilirkişi raporları ile müvekkilinin kusursuz olduğunun tespit edildiğini, tıbbi uygulama hatası olmadığının belirtildiğini, müvekkili tarafından aydınlatma ve rıza yükümlülüğünün yerine getirildiğini, tespit edilen maluliyet oranı hesaplanırken hastanın iyileşme durumunun göz ardı edildiğini, tazminat raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Tic.A.Ş vekili; olayın komplikasyon olduğunun göz ardı edildiğini, davacının aydınlatılmadığına ilişkin iddiası çürütülmesine rağmen aksi yönde karar verildiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yapılan cerrahi müdahalede doktor kusuruna dayalı hatalı uygulama iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talebiyle açılmıştır.
Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalan hususların incelenmesinin mümkün olmadığı, denetime elverişli bilirkişi raporları ile maddi tazminat miktarının tespit edildiği, takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlendiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin temyiz isteminin reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
HMK'nın Geçici 3. maddesi atfıyla HUMK'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.