Sakarya BAM 3. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı bakiye hasar ve değer kaybı taleplerine ilişkin Türkiye Sigorta A.Ş.nin dava şartı ve bilirkişi raporu itirazlarını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti tazminatı taleplerine ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararını istinaf eden davalı sigorta şirketi, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, özellikle aracın daha önceki kazalarda aynı bölgelerden hasar görmesi nedeniyle değer kaybı oluşmayacağını ve sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu ileri sürerek, kararın usul ve esas yönünden bozulmasını talep etmektedir.

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2067 - 2026/1373
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİESAS NO : 2025/2067 KARAR NO : 2026/1373T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 07/10/2025NUMARASI : 2023/344 Esas - 2025/618 KararİSTİNAF YOLUNABAŞVURAN DAVALI : TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ...DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ...DAVACI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik kazasından Kaynaklanan)BAŞVURU TARİHİ : 27.10.2025İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 02.12.2025KARAR TARİHİ : 24.06.2026 YAZIM TARİHİ : 24.06.2026İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.11.2022 tarihinde davacının maliki olduğu, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki 34 ... plaka sayılı araç ile davalı ...'ın maliki ,davalı ...'ın sürücüsü olduğu 34 ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacının aracının hasar gördüğünü, kazanın oluşumunda davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunu, trafik kazasında kusurlu aracın sigortacısı davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde hasar bedeli olarak 17.500 TL ödendiğini, ancak ödenen miktarın hasardan çok düşük olduğunu,ayrıca davacının aracında değer kaybı meydana gelmesi üzerine davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde 8.998,00 TL değer kaybı ödemesi aldıklarını, ancak araçtaki değer kaybının yaklaşık 15.000 TL olduğunu, belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 37.499,80 TL bakiye hasar bedeli ile 6.000,00 TL değer kaybı tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve 6.000,00 TL kullanamama tazminatının sigorta şirketi dışındaki davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 23.06.2025 tarihli dilekçesi ile bakiye hasar bedeli taleplerini 37.499,80 TL'ye, değer kaybı tazminatı taleplerini 15.002,00 TL'ye kullanamama tazminatı taleplerini ise 4.500,00 TL'ye arttırmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; poliçe limitlerinin sabit olduğunu, davacı tarafa 8.998,00 TL değer kaybı, 17.500,00 TL hasar ödemesi, 440,78 TL ve 443,31 TL ekspertiz ücreti ödemesi yaptıklarını, taleplerinin karşılandığını, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun olmadığını, plastik parçaların hesaba katılmaması gerektiğini, mahrumiyet bedelinin poliçe kapsamında olmadığını, KDV nin kabul edilemez olduğunu ve teminat dışında kalan haller bulunduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile, 37.499,80 TL bakiye hasar bedeli ile 15.002,00 TL değer kaybı bedellerinin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 28/11/2022 tarihinden, davalı Türkiye Sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 14/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4.500,00 araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 28/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının dava dilekçesinde talep edip, bedel artırım dilekçesinde talep etmediği 1.500,00 TL araç mahrumiyet bedeline ilişkin isteminin feragat nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; davalı sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapmaksızın doğrudan dava yoluna başvurulduğundan davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, dosyaya sunduğu raporlarda hasar bedeline ilişkin hesaplama hatası olduğunu, bilirkişinin kök raporunda aracın geçmişi hakkında hiçbir bilgi vermediğini, ek raporunda ise SBM kayıtlarında üç adet hasarının olduğu, hasarların sağ ve sol ön kısımlardan olduğunu ifade ettiğini, dava konusu kazada ise da davacının aracının ön tampon, sol ön çamurluk ve sol ön kapısının hasar aldığını, Yargıtay kararlarına göre davacının daha önce karıştığı trafik kazaları nedeniyle aynı bölgeden hasar gördüğünde değer kaybı oluşmayacağını, bilirkişinin raporunda aracın daha önceden de hasar aldığını belirtmesine rağmen değer kaybını 24.000 TL olarak, belirtmesinin hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesinin azami teminat limitleriyle sorumluluğunun olduğunu, poliçe limitinin 100.000 TL olduğunu, davacıya daha önceden de ödemeler yapıldığını, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu, itirazları değerlendirilmeksizin hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, hesaplanan değer kaybının fahiş olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda değer kaybına esas alınan rayiç bedel tespitinin de hatalı ve eksik olduğunu, aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesaba katılmasının hukuken aykırı olduğunu, davacı tarafın hasar faturalarının bilirkişi raporunda irdelenmediğini, faturaların KDV sinden şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, raporda hasar tespitine dair bilirkişi tarafından araştırma yapılmadan yalnızca fotoğrafların esas alındığını, mahkeme kararında hüküm altına alınan arabuluculuk ücretinin davalı şirket aleyhine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının davalı şirket lehine kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle bakiye hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir.Somut olayda, 28.11.2022 tarihinde, davacıya ait araçla davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının aracı hasar görmüştür.Kaza sonrası kazaya karışan araç sürücülerince kaza tespit tutanağı düzenlenmiştir. Mahkemece Makine mühendisi bilirkişisinden alınan kusur raporuna göre gerçekleşen kazada davalı sürücü ...'ın kazanın oluşumunda % 100 kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirtilmiştir. Makine mühendisi bilirkişisince belirlenen kusur oranı heyetimizce de oluşa uygun bulunduğundan davalının kusur oranına yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. Ayrıca davacıya ait araçtaki değer kaybı Yargıtay yerleşik içtihatları kapsamında gerçek zarar ilkesi gereğince, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlendiği, bilirkişi raporunda hasar gören parçaların piyasa fiyatlarına ve davacının sunduğu faturalara uygun olduğu, anılan yönleri itibariyle bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı vekilinin özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında davalı sigorta şirketine zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği ve kısmi ödeme aldığı, davalı sigorta şirketinin arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin anılan yönlere değinen istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereği davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.10.2025 tarih ve 2023/344 esas, 2025/618 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalı Türkiye Sigorta A.Ş'den alınması gereken 3.586,40 TL harçtan peşin alınan 973,44 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.612,96 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafın istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK. 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24.06.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*