Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince ihtiyati haciz kararında bononun sahteliği iddiasının İİK 265 kapsamında bir itiraz sebebi olup olmadığına ilişkin yapılan istinaf değerlendirmesi.
Özet: Alacaklının vadesi gelmiş bonoya dayanarak talep ettiği ihtiyati haciz kararına karşı borçlunun, bononun sahte ve tahrifatlı olduğu gerekçesiyle yaptığı itiraz, ilk derece mahkemesince İcra ve İflas Kanununda sayılan sınırlı itiraz sebeplerine uymadığı ve menfi tespit davası konusu olduğu belirtilerek reddedilmiş; istinaf incelemesinde de, sahtecilik iddialarının kambiyo senedinin unsurlarını taşıdığı, İİK 265teki itiraz nedenlerinden olmadığı ve ayrı bir davada incelenmesi gerektiği tespit edilerek, itirazın reddi kararı hukuka uygun bulunarak istinaf başvurusu reddedilmiştir.

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/550 - 2024/603
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2024/550 KARAR NO : 2024/603T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ....ÜYE : ...ÜYE : ...KATİP : ..İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 26.12.2023 - 24.01.2024 (Ek Karar)NUMARASI : 2023/1009 D.İş 2023/1009 K.İhtiyati Haciz Talep Eden : ...VEKİLİ : Av. ... İtiraz Eden : ... VEKİLİ : Av. . TALEP KONUSU : İhtiyati HacizİSTİNAF KARAR TARİHİ : 15.04.2024KARAR YAZIM TARİHİ : 15.04.2024Yukarıda bilgileri yazılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, borçluların müvekkile vermiş olduğu 15.07.2017 keşide tarihli, 30.06.2021 vade tarihli 60.000,000,00 TL miktarlı bononun süresi içerisinde ödenmediğini, bononun icra takibine konul edilmişse de, borçlulara ödeme emri tebliğ edilmediğinden takibin kesinleşmediğini belirterek 3.000.000,00 TL alacak yönünden menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati hacze hükmedilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince talep uygun görülerek teminat karşılığında ihtiyati hacze hükmedilmiştir. İTİRAZ: İtiraz eden ... vekili, talebe konu bononun tahrifatlı olması sebebiyle bono niteliğini haiz olmadığını, uzman görüşünde bonodaki yazı ve imzanın müvekkili eli ürünü olmadığının, A4 kağıdından kesilmek suretiyle oluşturulduğunun belirtildiğini belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan duruşma sonucunda, itiraz edenin itirazlarının İİK'da sayılan itiraz sebepleri arasında yer almadığı, menfi tespit davasının konusunu oluşturduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: İtiraz eden borçlu vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; talebe konu bono tahrifat nedeniyle kambiyo senedi vasfında olmadığını, dosyaya sunulan bilimsel mütalaada da, söz konusu bononun müvekkili eli ürünü olmadığının açıkça belirtildiğini, bononun sahteliği hususunun ihtiyati haczin dayandığı sebeplerden olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin ek kararının kaldırılmasını istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca, bonoya dayalı ihtiyati haciz talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati hacze itirazın reddine dair ara kararına karşı, itiraz eden borçlular vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Dolayısıyla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. İhtiyati hacze itiraz ise İİK'nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup; madde hükmüne göre "borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder." İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak itiraz edilmesi mümkün değildir. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ihtiyati haciz talebine konu kambiyo senedinin bononun tüm unsurlarını taşıdığı, her ne kadar borçlu vekilince bononun sahtecilik yoluyla oluşturulduğu, yazı ve imzanın borçluya ait olmadığı ileri sürülmüşse de, bu hususlar açılacak bir menfi tespit davasının konusu olabilecek nitelikte olup, İİK m.265’de sınırlı sayıda sayılan sebeplerden olmadığı, istinaf dilekçesinde gösterilen yargıtay ilamında, “çekin tek imzalı olması nedeniyle şirketi bağlamayacağı” yönündeki itirazın incelenmesi gerektiği belirtilmiş olmakla sahtecilik itirazının bu kapsamda yer almadığı anlaşılmakla; somut olayda yaklaşık ispatın sağlandığı nazara alındığında, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddine karar verilmesinde usul ve yasa aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-İtiraz eden borçlu/ vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığı, 3-İtiraz eden borçlu tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Karar harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 15.04.2024 ...Başkan...¸e-imzalıdır ...Üye...¸e-imzalıdır....¸e-imzalıdır ...Katip...¸e-imzalıdır