Hırsızlık suçundan sanık müdafii tarafından yapılan temyiz başvurusunun, delil yetersizliği ve hatalı teşhis iddialarına rağmen Yargıtayca reddedilerek hükmün onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesince hukuka uygun bulunarak başvuru esastan reddedildikten sonra, sanık müdafiinin olayla bağlantısızlık, yeterli somut delil eksikliği ve sadece teşhise dayalı mahkumiyet iddialarını içeren temyiz itirazları, yüksek mahkemece hükümde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle reddedilmiş ve bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/875 E., 2023/1334 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''sanığın olayla ve hırsızlık suçlamasıyla hiçbir bağlantısının bulunmadığına, sanığın suçu işlemediği sabit olmasına rağmen hiçbir araştırma yapılmadan beyanına itibar edilmediğine, mağdur anlatımlarının doğruluğunun elde edilen diğer deliller ile değerlendirilerek her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispatının gerektiğine, teşhise dayalı olarak sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi için teşhisin her türlü şüpheyi ortadan kaldıracak şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğine, sanığın atılı suçu işlediği yönünde her türlü kuşkudan uzak, hukuken geçerli somut ve inandırıcı delillerin bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.