Bursa BAM 5. Hukuk Dairesi, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin muvazaalı icra takipleri ve temsil kayyımı atanması istemli menfi tespit davasında arabuluculuk şartı yokluğundan usulden ret kararının istinaf incelemesini değerlendiriyor.
Özet: Bir şirketin hissedarları tarafından, muvazaalı icra takiplerine karşı şirketin borçlu olmadığının tespiti ve temsil kayyumu atanması talebiyle açılan davanın, ilk derece mahkemesince Türk Ticaret Kanununun 5/a maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddedilmesi üzerine, davacıların kayyım atanması talebinin arabuluculuk zorunluluğunu ortadan kaldırdığı yönündeki istinaf itirazları ile kararın kaldırılması isteminin incelenmesi sürecini anlatan bir hukuk metnidir.

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/428 - 2024/639
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2024/428 KARAR NO : 2024/639T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ...ÜYE : ...KATİP : ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 20/12/2023NUMARASI : 2023/749 Esas - 2023/669 KararDAVACILAR : 1 -...VEKİLLERİ : Av. ... 2 -...VEKİLİ : Av. ...DAVALILAR : 1 -... 2-... 3-...DAVANIN KONUSU : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi TespitKARAR TARİHİ : 18/04/2024KARAR YAZIM TARİHİ : 02/05/2024Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/749 Esas, 2023/669 Karar ve 20/12/2023 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde;TALEP :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Balıkesir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2023/225 esas sayılı ve Balıkesir İcra Müdürlüğü’nün 2023/64270 esas sayılı icra takip dosyaları ile muvazaalı icra takibi yapılmış olması sebebiyle ... Ticaret Anonim Şirketi'nin borçlu olmadığının tespit edilerek muvazaalı olarak herhangi bir alacak olmadan, herhangi bir hukuki belge sunulmadan, alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı olduğu düşünülmeden, takip alacaklısı olarak görünen ...'nun ve ...’nun borçlu olarak gösterilen yönetim kurulu üyesi ve başkanı olduğu hususu göz ardı edilen, pay sahibi/ortağı olduğukları ... hakkında yapılan takipler ile ilgili davanın kabulüne Balıkesir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2023/225 Esas ve Balıkesir İcra Müdürlüğü'nün 2023/64270 Esas sayılı icra takiplerinden ... A.Ş' nin borçlu olmadığının tespiti ile yönetim kurulu tarafından bahsi geçen icra dosyalarından muvazaalı icra takibine sebebiyet verilmesi ve bu nedenle şirketin zarara uğratılarak aktifinde yer alan malların satışına sebebiyet verilmesi ve bu nedenle de müvekkilinin zarara uğraması nedeniyle temsil kayyumu atanmasına karar verilmesini ve tedbiren icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmesini, talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davanın menfi tespit istemli olduğu, usule aykırı olmasına rağmen kısmi açıldığı, harcın eksik yatırıldığı, asıl istemin muvazaa temelinde menfi tespit olduğu davada tedbiren temsil kayyımı atanması talebinin arabuluculuk dava şartını bertaraf etmeyeceği, Dava açılmadan önce TTK'nın 5/A maddesi doğrultusunda arabuluculuk dava şartının giderildiğine ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığının tespit edildiği, Buna göre 6102 Sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesinin emredici hükümleri karşısında davacı tarafın yasal yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesi ile "6102 Sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca Usulden Reddine" karar verilmiştir.Karara karşı davacı Şükran Tüfekçioğlu vekili ile davacı İsmail Safa Tüfekçioğlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan davada diğer talepler yanında ... ye kayyım atanmasını talep ettiklerini, bu durumunda arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı ... Tüfekçioğlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan davada diğer taleplerinin yanında ... Anonim Şirketi'ne yönetim kayyımı atanmasını talep ettiklerini, bu durumunda arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, menfi tespit ve temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davanın davanın dava şartı yokluğundan Usulden Reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı ... vekili ile davacı... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacılar tarafından açılan davada, ....A.Ş de pay sahibi olduklarını, ... nun (%49) oranında pay sahibi ve aynı zamanda şirketin yönetim kurulu başkan vekili olarak Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu, Diğer davalı ...'nun (%17) oranında pay sahibi ve aynı zamanda şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olduklarını, davalı .... 'nun Balıkesir 4.icra Müdürlüğü’nün 2023/225 E. Sayılı Dosyasında, davalı ... nun ise Balıkesir İcra Müdürlüğünün 2023/64270 E. Sayılı Dosyanda alacaklı olarak ...Tic.A.Ş hakkında takip başlattıklarını, bu alacakların muvazaalı olduğunu ,alacaklı ve borçlu sıfatlarının da aynı olduğu gözardı edilerek yapılan takipler nedeniyle şirketin borçlu olmadığının tespitini ve temsil kayyımı atanmasını talep etmiştir.28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı kanunun 31. Maddesinde " 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." Şeklindeki düzenleme ve 7445 Sayılı Kanunun geçici 1. Maddesi gereğince hükmün yürürlük tarihinin 01/09/2023 tarihi olduğu gözetilerek, Davanın 7445 Sayılı Yasa'nın 31. maddesi ile TTK nun 5/A. Maddesindeki değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı sabittir. Anılan madde hükmüne göre, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu“para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının bir miktar para alacağına, bir kısmının ise miktara tabi olmaması halinde, yani HMK 110. maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da HMK 166. maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de, Anayasamız uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde asıl olanın mahkeme yargısı olduğu dikkate alındığında, aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren, talep yığılmasının söz konusu olduğu davaların ticari arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözüme kavuşturulması gerekir (Aynı yönde Yargıtay 11 H.D 10.02.2020 tarih ve 2019/3048 – 2020/1093; 17.02.2020 T. ve 2020/197-2020/1578).Hal böyle olunca, eldeki davada;şirketin borçlu olmadığının tespiti istemine dayalı menfi tespit talebi yanında, şirkete kayyum atanması talebi bir arada ileri sürüldüğünden, bu nitelikteki davaların bir bütün olarak ve işin esasına girilerek mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesince bu talebin tedbir olarak değerlendirilmesi ve uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine, karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 11 H.D 2019/4851 Esas 2020/2732 Karar-2019/3611 Esas 2020/4734 Karar).Kabule göre de; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/379 E- 2022/4355sayılı kararında da belirtildiği üzere, Menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılması mümkün değildir. Dolayısıyla davacının 2023/225 E. Sayılı Dosyasından ve 2023/64270 E. Sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ederek, 50.000TL üzerinden harç yatırması doğru olmadığından, mahkemece 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 30. maddesi gereğince eksik peşin harç ikmal edilmeden yargılamaya devam edilmesi yerinde olmamıştır. Bu nedenle mahkemece, eksik harcın yatırılması için Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32 maddeleri uyarınca davacıya bu konuda süre verilip sonucuna göre karar verilmesi , Harcın tamamlanması halinde, davacıların ayrı ayrı her iki talebi yönünden değerlendirme yapılması ve harca esas değere göre davaya heyet olarak bakılması, yine Kabule göre de ,menfi tespit davasında davacıların ve davalı şirketin yani tarafların ehliyetinin mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmesi gerekmektedir.Açıklanan bu nedenlerle davacı Şükran Tüfekçioğlu vekili ile davacı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davacı ... vekili ile davacı İsmail ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/749 Esas, 2023/669 Karar ve 20/12/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı ... ile davacı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının, istek halinde yatıranlara iadesine, 4-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına, 5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 18/04/2024 ...Başkan....¸e-imzalıdır ...Üye.... ¸e-imzalıdır ...Üye....¸e-imzalıdır ...Katip.... ¸e-imzalıdır