Yargıtay, tüketici kredisi sözleşmesindeki muvafakatname ile emekli maaşından yapılan banka kesintilerinin, yeni içtihadı birleştirme kararı uyarınca hukuka uygun olduğunu onadı.
Özet: Yargıtay, davacının tüketici kredisi borçları nedeniyle emekli maaşından banka tarafından yapılan kesintilerin hukuka uygun olduğuna hükmetmiştir; zira davacı, kredi sözleşmeleri ekinde yer alan rehin sözleşmesi, taahhütname ve virman-takas-mahsup talimatlarıyla bankaya önceden rıza göstermiş olup, bu tür rıza beyanlarına dayanarak bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koyma ve kesinti yapma hakkı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli kararı ile de teyit edilmiştir.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/2294 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 6. Tüketici MahkemesiSAYISI : 2023/... E., 2024/131 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan kullandığı bireysel ihtiyaç kredisinin taksitlerini ödeyememesi nedeniyle aleyhine icra takibi başlatılmadan evvel muvafakati olmaksızın emekli maaşından kesinti yapılmaya başlandığını, bundan sonra başlatılan icra takip dosyasında ise herhangi bir işlem yapılmadığını, kesinti toplamının 75.873,77 TL olduğunu, kredi sözleşmesi kurulurken verilen muvafakate istinaden kesintiler yapılmış ise de bu rıza beyanının geçersiz olduğunu, İİK 83/a maddesinin emredici nitelikte olduğunu ileri sürerek blokenin kaldırılmasına, haksız tahsil edilen kesintiler için toplam 75.873,77 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili; davacı tarafından 22.09.2017, 16.02.2018, 23.03.2018, 06.04.2018 tarihlerinde olmak üzere dört adet tüketici kredisi kullanıldığını, sözleşmelere Ek Rehin Sözleşmesi, Taahhütname ve Virman -Takas -Mahsup Talimatı ile de davacı bilgilendirilip banka lehine rehin, takas, mahsup hakkı kabul edilip imzalandığını, muaccel borçların ödenmemesi sebebiyle öncelikle ihtarname keşide edilip bundan sonra ise başlatılan icra takibine itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, emekli maaşına haciz konulamayacağı bilgisine güvenerek defalarca kredi kullanıp bu borçları ödemekten kaçınan davacının haksız davasının reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, blokenin kaldırılmasına ve haksız tahsil edilen kesintiler toplamı 75.873,77 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan görüşmeler neticesinde 21.03.2025 tarihli toplantıda alınan ve Yargıtay Kanunu'nun 45. maddesi gereğince bağlayıcılığı bulunan karar içeriği de gözetildiğinde, davacı tarafından verilen taahhütname ile virman/takas/mahsup talimatı nedeniyle davalı banka tarafından emekli maaşına doğrudan bloke konulabileceği ve kesinti yapılabileceği gerekçesiyle; davalı vekilinin başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; kesintilerin İçtihatı Birleştirme kararından önce gerçekleştiğini, kesinti yapılmasının kamu düzenine aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve emekli maaşından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.Kural olarak sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerinin ve İçtihadı Birleştirme Kararlarının usuli kazanılmış hak ilkesinin 28.6.1960 tarihli, 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince istisnai niteliği gereği kesin hüküm halini almamış eldeki davalarda da gözetilmesi ve uygulanması gerekeceği tartışmasızdır.17.07.2025 tarihli 32958 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli ve 2022/2 E., 2025/1 K. sayılı kararıyla, tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle emekli maaşına banka tarafından doğrudan bloke konulmasının hukuka uygun olduğu yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiştir.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, davacı tarafından imzalanan sözleşmelerle kredilere ilişkin ödemelerin hesabından takas ve mahsup yoluyla tahsil edilmesine muvafakat edilmiş olmasına, davalı bakanın onaylanan sözleşme ve muvafakatname doğrutusunda davacıya kredi kullandırmasına ve kesintilerin davacının kredi borcuna istinaden yapıldığının, davacının serbest iradesi ile imzaladığı sözleşme ve muvafakatname ile bağlı olmadığını ileri süremeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.