Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda, vekaletle ganyan bayiliği işlemleri yaptırılmasına rağmen sorumluluğun devam ettiğinin tespitiyle, tebliğname görüşüne aykırı olarak mahkumiyet hükmünün oy birliğiyle onanması.
Özet: Sanığın, dava dışı bir kişiye ganyan bayiliği işlemlerini kendi nam ve hesabına yapma yetkisi veren vekaletnameye rağmen, tahsil edilen paraların ilgili kuruma teslim edilmemesi nedeniyle "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü, vekaletnamenin bayilik devrine değil sınırlı yetkiye ilişkin olduğu, sanığın sorumluluğunun devam ettiği, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü ve uzlaşma girişiminin sonuçsuz kaldığı gerekçeleriyle onanmış, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
11. Ceza Dairesi         2022/4467 E.  ,  2026/3730 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/337 E., 2021/602 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, dava dışı ...'ya ... 2.Noterliği'nden verdiği 07.06.2007 tarihli vekaletnamenin bayiliğin devrine değil, 31.12.2007 tarihine kadar sanık nam ve hesabına ganyan bayiliğinin işlemlerini sınırlı süreyle yapabilme yetkisinin verilmesine ilişkin bulunduğu, ilgili yönetmelikte bayilik devir ve ortak alma yasağının mevcut olduğu, bu nedenle tahsil edilen paraların katılan kuruma teslim edilmemesinde sanığın sorumluluğunun devam ettiğinin anlaşılması karşısında, dava dışı ...'nın dinlenilmesinin sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş; 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ettiği göz ardı edilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
01.04.2026 tarihinde karar verildi.