Nitelikli dolandırıcılık davasında sekreterin avukata ait senedi kullanarak icra takibi başlatmasıyla mahkûmiyet kararının eksik araştırma ve çelişkili beyanlar nedeniyle bozulması.
Özet: Sekreter olarak çalışan sanığın, müvekkili aleyhine icra takibi başlattığı iddia edilen 25.000 TL bedelli senedi hukuka aykırı şekilde ele geçirerek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek verilen mahkûmiyet hükmü, eksik araştırma ve inceleme nedeniyle bozulmuştur; zira mahkeme, ilgili avukat hakkında yapılan suç duyurusunun akıbetini araştırmamış, katılan ve tanıkların senet keşidesine dair çelişkili beyanlarını gidermemiş, sanığın senedi ne zaman edindiği, borcu ne zaman tahsil ettiği ve temlik işlemlerinin detayları gibi hukuki durumu etkileyecek hususları yeterince açıklığa kavuşturmamıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/29194 E.  ,  2026/3733 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/346 E., 2015/427 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü;
Sanığın, suç tarihi itibari ile tanık Av. ...'nin yanında sekreter olarak çalıştığı, katılanın talimatı ve senet bedelinin tahsili amacıyla suça konu 14.10.2009 düzenleme, 31.12.2009 ödeme tarihli, 25.000,00 TL bedelli senedin, tanıklar ... ve ... tarafından diğer tanık Av....'ya teslim edildiği, suça konu senedin hukuka aykırı olarak sanık tarafından ele geçirilerek katılan aleyhinde icra takibi başlattığı, bu surette nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda; öncelikle tanık ...'ın 21.11.2011 tarihli şikayet dilekçesi ile, Avukat ... hakkında da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunduğunun bildirilmesi karşısında, mükerrer yargılamanın önlenmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından, soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılması, şayet dava açılmış ise, dava dosyasının duruşmaya getirtilip incelenmesi, gerekli görülmesi ve mümkün olması hâlinde her iki davanın birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı suretlerinin çıkartılıp dosya arasına alınması, katılan ile tanıklar ... ve ...'nın suça konu senedin hangi sebeple keşide edildiği hususunda beyanları arasında çelişki bulunduğundan bu husustaki çelişkinin giderilmesi, sanığın suça konu senedi ne zaman aldığı, senetten ... alacağını ne zaman tahsil ettiği tespit edilip, tanık ve senet borçlusu ...'ya takibe konu diğer senetlerden ... alacağın neden sanığa temlik edildiği ve sanığın daha sonra bu alacağı neden tanık ve katılanın avukatı ...'e temlik ettiği hususları sorulup, temlik tarihleri itibariyle dava konusu senedin tahsil edilip edilmediği de belirlendikten sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.