11. Ceza Dairesinden, şirket veya tacir sıfatı olmayan sanıkların dolandırıcılık eylemlerinin basit kabulü ve zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi.
Özet: Yüksek Mahkeme, tacir veya şirket sıfatı kullanılmadan işlenen eylemlerin nitelikli değil, uzlaştırma kapsamındaki basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu belirterek, sanıklar hakkında kurulan ilk derece mahkemesi mahkûmiyet hükümlerini, bu suç için dava zamanaşımının dolmuş olması nedeniyle bozmuş ve kamu davalarının düşmesine karar vermiş; katılanın temyiz başvurusunu ise yasal süresi geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle reddetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/29766 E.  ,  2026/3732 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/186 E., 2015/313 K.
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Katılanın temyiz isteği yönünden; katılan ...'ın, kanunî temyiz süresi geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıkların temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1)Katılanın Temyiz İsteği Yönünden
Katılanın yüzüne usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 30.12.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılanın temyiz isteğinin, 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların faaliyetlerini bir şirket kuruluşu olmaksızın icra ettikleri ve şirket veya tacir sıfatı kullanılmadan haksız menfaatin elde edildiği anlaşılmakla, somut olayda, 5237 sayılı TCK'nin 158/1-h maddesinde öngörülen nitelikli hâlin gerçekleşmediği gibi galerici olduğu belirtilen sanık ...'in, bu görevinin serbest meslek olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde öngörülen ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254.maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alınan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıkların eylemlerine uyan "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olarak sanıklar hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 05.11.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
01.04.2026 tarihinde karar verildi.