İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin, kasko sigorta poliçesi kapsamında pert olan aracın gerçek piyasa değeri farkının tahsili talepli davada arabuluculuk şartının eksikliği nedeniyle usulden ret kararı.
Özet: Davacı şirketin kasko sigortalı aracının trafik kazası sonrası ağır hasar alması üzerine, sigorta şirketinin ödediği 10.000.000 TLnin, aracın gerçek piyasa değerinin 15.000.000 TL olduğu iddiasıyla eksik kalan 5.000.000 TLnin tahsili için açılan kısmi davada, mahkeme, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde ve konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi olması sebebiyle, 7155 sayılı Kanun ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu bir dava şartı olduğunu ve bu şart yerine getirilmeden doğrudan dava açıldığı için davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/634 EsasKARAR NO : 2026/676DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 24/06/2026KARAR TARİHİ : 09/07/2026Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait--------- plakalı----------- marka aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ----------- numaralı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, aracın 03/09/2025 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde ağır hasar alarak pert duruma geldiğini, poliçe taahhüdü gereği aracın gerçek piyasa rayiç değerinin ödenmesi gerektiğini, aracın hasarsız geçmişi, 80.000 kilometrede olması ve donanım özellikleri dikkate alındığında kaza tarihindeki gerçek değerinin 15.000.000 TL olduğunu, tazminatın tahsili amacıyla davalıya 02/12/2025 tarihinde ----------- KEP üzerinden başvuru yapıldığını, davalı şirketin 13/01/2026 tarihinde müvekkile yalnızca 10.000.000 TL ödeme yaptığını, geriye kalan 5.000.000 TL tutarındaki gerçek zarar kısmının ödenmesinden imtina edildiğini, davalı tarafça sunulabilecek herhangi bir ibraname veya mutabakatnameyi kabul etmediklerini, müvekkil şirket yetkilisi tarafından verilmiş bir imza bulunmadığını, olası belgelerdeki imzaları HMK m. 208 uyarınca açıkça reddettiklerini, bu hususta grafolojik inceleme yapılmasını istediklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü talep ettiklerini, HMK m. 109 uyarınca kısmi dava olarak belirlenecek gerçek kasko rayiç bedeli farkından şimdilik 100,00 TL tutarının başvuru tarihi olan 02/12/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, kasko sigortacısına karış açılan tazminat istemine ilişkindir.Açıklanan nedenlerle, kamu düzenine ilişkin olduğundan göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanması zorunludur. Davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan HMK. nun 114/1-c maddesinde belirtilen dava şartı gerçekleşmiştir. Ne var ki 18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ile; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." ve geçici 12. maddesi ile de "(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz." düzenlemesi getirilmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenlemeler gereğince 01/01/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Eldeki dava da taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunun bir miktar para alacağına ilişkin olduğu, davanın 24/06/2026 tarihinde açıldığı, dava dilekçesi içeriğinden davacının dava açılmadan önce arabulucuya başvurmadığı, yapılan muhtıraya rağmen son tutanağın sunulmadığı anlaşılmaktadır. Dava bir miktar para alacağına ilişkin olup ticari dava olduğu ve 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına, davacı dava tarihinden sonra arabulucuya başvurmuş olsa dahi zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden usulden red kararı vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6102 Sayılı kanun 4. Ve 5/A maddeleri, 6325 Sayılı Kanun 18/A-2. Maddesi HMK 114/2. Ve 115/2. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Kararın tebliğ giderleri yatırılan avanstan karşılandıktan sonra, kalan ve kullanılmayan avansın yatırana iadesine,Dair; dosya üzerinden, tarafların yokluklarında, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 09/07/2026